Biz kim, onlar kim?

Geçmişinizin olması demek tarihinizin de olacağı anlamına gelir mi? 

Evet bugün yazıma bir soru ile başlamak istedim. Hepimizin bir geçmişi vardır ama hepimizin bir tarihi olmayabilir. Tarihin olması demek bizim kendi geçmişimizin bilincinde olmasını gerektirmektedir. Eğer bu bilince sahip değilsek geçmiş artık bir tarih değil sadece bir an olarak kalmıştır.

Tarih nostalji demek değildir. Bugünümüz dünün içinden akıp gelmektedir. Bu nedenle geçmiş nasıl, şimdide/bugünde devam ediyorsa, bugün de gelecekte var olmayı sürdürecektir.

Geçmiş yaşayan ve sürekliliğini koruyan bir şeydir. Birdenbire başka bir insan olamayız, birdenbire hayatımızı değiştiremeyiz. Başka bir deyişle, toplumların neleri, ne için yaşadıklarının ya da yaşamadıklarının yanıtı, tarihin içindedir. Tarihi tanımama, çarpıtma bugünün önemli bir sorunu olarak görülmektedir. Tarih, insanın hayat tecrübesi ile edinebildiği türden bir bilgi de değildir, bu sebeple uygar milletler 18. yy dan itibaren tarih eğitimine önem vermişlerdir. Çünkü tarih, insanın dinleyerek ya da okuyarak öğrendiği türden bir bilgidir. Bu bakımdan insanın ne okuduğu ve kimi dinlediği önemlidir. Tarih bilinci de bu şekilde ortaya çıkmaktadır. Bu bağlamda toplumların devamlılığı için ortak tarih bilincine sahip olmak ve bunu yeni kuşaklara aktarmak tüm siyasi iktidarlar için özel bir anlam taşımaktadır.

Kıbrıs’ta ki tarih bilincide her iki toplum için de yakın geçmişte verilen ulusal bağımsızlık mücadeleleri nedeniyle şiddetli bir biçimde ulusçuluğun etkisinde şekillenmiştir. Dolayısıyla Kıbrıs geçmişi de dünyanın geri kalanından pek de farklı olmayacak şekilde diğerini inkâr veya aşağılamak üzerine kurgulamıştır.

Mete Özsezer ve Ali Efdal Özkul’un’un Kıbrıs Türk Toplumunda okutulan tarih kitaplarını inceledikleri çalışmalarında *Kuzey Kıbrıs’taki siyasi iktidarların ders kitapları üzerinde sadece kendi düşüncelerini yansıtmakla yetinmeyerek, karşıt görüşü destekleyecek konulara daha az yer verdikleri ve birbirlerinin önünü kesme yarışında olduklarını göstermektedir.

Tarih bilinci yaratmak ve tarihle barışmak, Kıbrıs Tarihini tek bir dönem, tek bir bakış açısı ekseninden çıkartmak yeni bir yüzyıla girerken üzerinde özenle durulması gereken konular. Bu nedenle de ülkemizin en parlak öğrencilerini yönlendirmesi gereken alanlardan birisi de tarih hiç kuşkusuz.

‘Tarihçi ne bir savcı ne de geçmişin paparazisidir’ diyor, Fransız tarihçi Vidal- Naquet. Bizimde, tarihimizi TV dizilerinden, kısa Google bilgilerinin dedikodu çerçevesinden çıkartmamız gerekir. Savcılık ve paparazilik yapmadan tarihi yorumlayarak, geçmişin sıkıntılarını bugüne taşımamamız gerekli. Kıbrıs özeline baktığımızda her iki kesiminde 'ya bozgun psikolojisi ile hareket ettiğini ya da olmadığı kadar kendini güçlü görme eğiliminde olduğunu görmekteyiz. Burada kullandığım her iki kesim tabirini gerek iki toplum için gerekse her iki toplum içinde ki grupları göz önünde bulundurarak değerlendirmek yanlış olmayacaktır.

Siyasilerin dışa ve dünyaya açık durmayan bir politikayı benimsedikleri takdirde, dünya gelendeki eğilimlerin yarattığı fırsatları kaçıracağımızın da farkında olmaları gerekir. Tarih bilincimizi yükseltmeden, geçmişin yaşanılanlarından dersleri çıkartmadan, geleceğin fırsatlarını okuyamadan, kaynaklarımızı etkin değerlendiren bir kalkınmayı nasıl sağlayabiliriz.

Adamızın tarihine baktığımızda 12. yy da Fransızları, (Mağusa’da ki katedral Fransızlardan kalmadır ve onları gotik mimarisini yansıtır mesela), Venediklileri, Osmanlıları, İngilizleri görürüz. Tüm bunlar tarihimizin tozlu sayfalarında ki birer hikaye değil bizi buraya getiren gerçeklerdir. Siyasilerin sürekli işaret parmakları ile başkalarını suçlarken, üç parmaklarının kendilerine dönük olarak, sen ne yaptın, sen ne yaptın, sen ne yaptın? "diye işaret ettiğini gözden ırak tutmamaları gerekir. Sürekli kendimizi dar kalıplara, dar bakış açılarına hapis etmemiz gerekir. Bu adanın tarihini, geçmişini değerlendirirken konuyu bir tek bir kimlik üzerinde değil ortak bir tarih bilincinde tartışmamız gerekir.
* (Siyasi İktidarların Tarih Kitaplarına Etkisi Bağlamında Kıbrıs Türk Toplumunda yazılan tarih kitaplarının incelenmesi (1974-2016)).

 

YORUM EKLE

banner111

banner34

banner75