Brexit tehlikesini görmeli, oturup beklememeliyiz

İngiltere’nin Avrupa Birliği’nden ayrılması, Kıbrıslı Türkleri de yakından ilgilendiriyor. İngiltere’de Kıbrıs’takinden çok daha fazla Kıbrıslı Türk yaşadığını dikkate aldığımızda, Brexit’in bizi de fazlasıyla ilgilendirdiğini söyleyebiliriz. Hem İngiltere’de yaşayan Kıbrıslı Türkler, hem de Kuzey Kıbrıs’ta yaşayan Britanya vatandaşları için bazı sıkıntıların yaşanması olasıdır.

Henüz Britanya’da bu konuda bir netlik yok, kafalar karışık ve “bu işin içinden nasıl en az zararla çıkabilirim” hesapları yapılıyor. İngiliz halkının büyük bir kesiminde pişmanlık hakim, olası karşılaşılacak sorunlar şimdi daha iyi idrak ediliyor. Britanya’daki tıkanıklık ve belirsizlik, hem İngiltere’deki Kıbrıslı Türkleri hem de Kıbrıs’taki Britanyalıları endişelendiriyor. Kuzey Kıbrıs’taki turizm sektörü temsilcileri, şimdiden etkilenmeye başladığını söylüyor, o nedenle gözler İngiltere’de.

Kardeş yayın organımız Cyprus Today’e konuşan İngiliz Yüksek Komiseri Stephen Lillie, İngiltere’nin AB’den ayrılması sonrası Kıbrıs’ta ikamet eden veya yurt dışından gelecek Birleşik Krallık vatandaşlarının, adaya ulaşım ve kalışları konusunda sorunlar yaşayabileceğini belirtmesi korkuları daha da artırdı. Stephen Lillie, adanın kuzey ve güney olarak ayrılması nedeniyle Brexit sonrası süreçte ne olacağına ilişkin yasalarda gri noktalar olduğunu belirtti.

Lillie’nin şu sözleri, olası sıkıntıları da ortaya koyuyor:

“Britanyalılar, anlaşmasız Brexit durumunda bile ‘Yeşil Hattı’ geçmeye devam edebilmeli. Ayrılma sonucu Britanyalılar, Larnaka ve Baf’taki havaalanlarında göçmenlik kontrollerine tabi tutulabilir. Kıbrıs Cumhuriyeti makamları, kuzeyde geçirilen 90 günü de Kıbrıs içinde sayabilir. Eğer bu şekilde kabul edilirse, o zaman 90 gün dolmadan Larnaka veya Baf’tan giriş çıkış yapmak zorunda kalınabilir. Bu giriş çıkışlar esnasında ise birçok problemle karşılaşılabilir...”

Lillie, İngiliz yetkililerin bu durumun nasıl yönetileceğini Rum yönetimiyle tartıştıklarını söylüyor. Umarız, İngiliz yetkililer, Rumları ikna eder de bu durum yine Kıbrıslı Türklerin aleyhine gelişmez. Ancak son zamanlarda Güney Kıbrıs’tan adaya gelip de Kuzey Kıbrıs’a geçmeye çalışan AB vatandaşı olmayan kişilere Rum yönetiminin yaptığı muameleye baktığımızda korkmamak elde değil. Lillie’nin “Ercan Havaalanı’nı kullanmayla ilgili sorunların ve bunun Kıbrıs Cumhuriyeti’nde yaratacağı sıkıntıların zaten farkında olmalısınız. Brexit’ten sonra da bu problemin sürmesi bekleniyor” demesi, endişelerimizde haklı olduğumuzu ortaya koyuyor.

Rum yönetiminin, bu durumu Kıbrıslı Türklere zorluk çıkarmak için fırsat olarak kullanmayacağını kimse söyleyemez. Nitekim Yüksek Komiser de bir KKTC üniversitesinde gerçekleştirilen tıp konferansına davetli Japon akademisyenin Larnaka Havalimanı’nda göçmenlik yetkilileri tarafından Dubai'ye sınır dışı edilmesinin, Brexit sonrası Britanyalıları bekleyen potansiyel sıkıntılara ilişkin “ciddi endişeler” doğurduğunu dile getirdi zaten.

KKTC turizm otoriteleri de Brexit yaklaşırken oldukça endişeli. Turizmciler, İngiltere'den yapılan rezervasyonlarda bir düşüş yaşanmasına engel olmak için tatil fiyatlarını düşürmek istediklerini belirtiyor. Bu nedenle turizm acenteleri, hükümeti kendilerini rahatlatacak acil önlem almaya çağırıyor. Kıbrıs Türk Seyahat Acenteleri Birliği’nden (KITSAB) Erkan Kilim, “Bu hafta Birleşik Krallık'taki seyahat acentelerinden, rezervasyonlarda Brexit'teki belirsizlikten kaynaklandığına inandıkları keskin düşüşler gördüğü konusunda bazı şikayetler aldık. İnsanlar, Avrupa'ya seyahat etmekten endişe duyuyorlar ve Kuzey Kıbrıs da haliyle bundan etkileniyor” dedi. Durum böyleyse, önümüzdeki günlerde sıkıntı büyüyecek.
   İngiltere Kıbrıs Türk Birliği üyesi Çetin Ramazan ise “Londra'daki Kıbrıslı Türkler bile yurt dışına seyahat edip etmeyeceklerinden emin değiller” diyerek, sıkıntının büyüklüğünü anlatmaya çalışıyor. Çetin Ramazan, “Kıbrıslı Türkler, gelecekte karşılaşacakları ekonomik sıkıntılardan endişe ediyor. Bu durum, Kuzey Kıbrıs gibi zaten belirsizliklerle dolu bir coğrafyada yeni belirsizliklere yol açtı. Rumların, Japon akademisyene yaptıklarından sonra gurbetçi nüfusumuz, Brexit sonrası İngiliz vatandaşlarına nasıl davranılacağı konusunda da endişe duyuyor” diyor.

Evet, anlaşılan insanların Güney Kıbrıs'a geldikten sonra Kuzey Kıbrıs'a seyahatte herhangi bir sorun olup olmayacağı konusunda cevaplara ihtiyacı var. Çetin Ramazan, bir işadamı olarak sağduyunun hüküm sürdüğüne ve Kıbrıslı Rumların, İngiltere ile yaptıkları güçlü ticaret bağlantıları nedeniyle bu tür bir eylemde bulunmayacağına inanmak istediğini belirtiyor ama ortada potansiyel bir tehlike olduğunu, üstelik de her gün bu tehlikelerin sonuçlarına şahitlik ettiğini belirtmeden de geçmiyor.

Bu konuda en büyük görev İngiliz Hükümeti’ne düşüyor. Gerçekten de İngilizler, ekonomik ve siyasi ilişkilerini de dikkate alarak Rum yöneticilerden, İngiltere’den gelecek olan ve Kıbrıs’ta yaşayan Britanyalılara zorluk çıkarmamasını sağlamalıdır. Tabii İngiliz hükümetinden bunu istiyoruz ama biz de oturup kalmamalıyız, yöneticilerimiz bu konuları ciddi ciddi gündemlerine almalıdır. Türkiyeli yetkililer de, Kıbrıslı Türk yetkililer de bu konularda girişim yapmalı, kulis çalışmalarında bulunmalı, sıkıntının gelip kucağımıza düşmesini beklememelidir.
 

 

 

YORUM EKLE