Bu ülkede can, patlıcandan çok daha ucuzdur!

Burası ne Türkiye’dir, ne de Hindistan veya Pakistan! Bangladeş, Tayland da değildir. Ne de Kenya, Uganda veya Tanzanya! Dünya üzerinde en fazla kazalar bu ülkelerde olur. Hele bazı Afrika ve özellikle Uzakdoğu ülkelerinde, katliam gibi kazaları sıkça duyarız.

Oraları geçtik, biz kendimize bakalım. Her zaman vurguladığımız gibi avuç içi kadar bir ülkede, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde (KKTC) yaşıyoruz. Dünya üzerinde böyle güzel bir ülke az bulunur. Tipik Akdeniz ikliminde, ada sakinleri sıcakkanlı ve konuksever. Aynı zamanda yardımsever…

Şimdilerde ne kadar kaldıysa…

Son trafik kazasında üç kişinin yaşamını yitirmesi, yeniden birçok nedenlerin ortaya dökülmesini sağladı.  Bugün bu sütunda sadece ve sadece nedenlerin birine değineceğim. Bu ülkede feryat edenler, ocaklarına ateş düşenler zaman zaman isyan bayrağı çektiler, yol kestiler, eylem yaptılar. ‘Yeter Artık’ yazılı pankartlar taşıdılar. Öfkeleri lanete dönüştürdüler. Ama olmadı, olmadı!

Kurallara meydan okuyanlar, hiçe sayanlar bir yana; içki, aşırı sürat, cep telefonuyla konuşma, mesajlaşma da bir yana; en önemlisi, hatta başta gelen nedenlerden biri, ülkeyi karanlığa mahkûm edenlerdir. Bariyer olsa da olmasa da, oto korkuluk olsa da olmasa da; karanlıklar aydınlığa kavuşmadığı sürece kazalar sürecek, ocaklar sönmeye devam edecektir.

Dün hemen her gün Lefkoşa-Gazimağusa anayolunu kullanmakta olan birileriyle konuştuk. İnanın canları avuçlarında gidip geliyorlar. Her ölümlü kazadan sonra onları bir korku sarıyor. Ne kadar dikkat etseler de, acaba karşı taraf da aynı hassasiyeti gösteriyor mu? Yoksa yol karanlık diye ‘uzun farları’ mı yakıyor karşıdakinin gözünün içine?

Sen bu devleti kurdun, ancak karanlıktan aydınlığa çıkaramadın. Devlete saygı, öncelikle o devletin insanına saygısından geçer. Niye Güney Kıbrıs’ta yollar ışıl ışıl da, bizde karanlık? ‘Para mara yok’ mazereti hep hikâyedir. Aradan 45 yıl geçmesine rağmen yollarımızı bile aydınlığa kavuşturamadık. Avuç içi kadar bu ülkede bunu başaramadık. Ondan sonra da devlete saygı bekleriz. Gerçekler acıdır.

Yalnız Lefkoşa-Gazimağusa yolu mudur böyle? Ya Girne yolu, Güzelyurt, Karpaz yolları? Bu ülkeye sağlanan olanaklar yerinde ve amacına yönelik kullanılmış olsaydı, Dipkarpaz’dan Yeşilırmak’a, Girne’den Akıncılar’a kadar her taraf geceleri aydınlık olur, trafik kazaları da bu raddeye varmazdı!

Ne yapalım ki, bu ülkede can, patlıcandan çok daha ucuzdur.

***

Dörtyol’da ağlamayan yoktu

Geçen gün Gazimağusa-Lefkoşa anayolunda, Turunçlu-Ulukışla arasında, iki aracın yüz yüze çarpıştığı korkunç trafik kazasında Haşim Girgin Aslanköy’de gözyaşları ve dualarla toprağa verilirken, Dörtyol’daki çığlıklar da her yandan duyuldu. Aysın-Yahya Amasyalı çiftinin cenazesinde gözyaşları sel oldu, aktı. Amasyalı çiftini hiç beklenmedik bir anda kaybettiklerini ifade eden aileler, cenaze töreninde güçlükle ayakta durabildi ve isyan edercesine hıçkıra hıçkıra ağladılar. Cenazeye katılanlar ‘Bu acıya dayanılmaz’ diyerek, tepkilerini dile getirdiler.

Bu arada Kale Boya Ailesi adına yayınlanan taziye mesajında, Haşim Girgin’den ‘Ailemizin bir parçası, değerli dostumuz, kardeşimiz ve çalışma arkadaşımız’ diye bahsedilerek, derin üzüntü içinde olduklarını ifade ettiler, ‘Yattığı yer nur, mekanı cennet olsun’ dediler.

Diğer yandan Yenierenköy’ün çınar isimlerinden, merhume Sultan Feridun ve merhum Feridun Celul’un kızları, merhum Kemal Emin’in eşi sevilen insan Mediha Emin dün Yenierenköy Mezarlığı’nda son yolculuğuna uğurlandı. Evlatları Gülsen-İlhan Kırsal, Erol-Gülay Emin, Dr. Erdal-Dt. Günsu Emin, Feridun Emin, kardeşleri Fikriye-Kemal Bizitiler, Fuat Feridun (Şehit), Nevzat-Leyla Öznel, Nejla-Özay Öykün, ayrıca çok sayıda torunu, torun çocukları ve yeğenleri, saygıdeğer anne ve ninelerini hep özleyeceklerini söylediler, mekânının cennet olmasını dilediler.

Öte yandan Güzelyurt’un saygın kişilerinden Meryem Özakınsel dün Güzelyurt Fatih Camii’nde kılınan öğle namazının ardından Güzelyurt Mezarlığı’nda dualarla defnedildi. Evlatları Cemal-Svetlana Özakınsel ile Halil-Zeliş Özakınsel, torunları Cemelmas, Viktoriya, Anastassia, Mustafa ve Meryem Özakınsel, çok sevdikleri Meryem Hanımın vefatından duydukları acıyı tüm akraba, dost ve sevenleriyle paylaştılar, ışıklar içinde uyumasını temenni ettiler.

Bu arada Mimarlar Odası, üyeleri Mehmet Ali Kaymak’ın vefatı üzerine yayınladığı başsağlığı mesajında, merhuma Allah’tan rahmet, kederli ailesine başsağlığı diledi. Kıbrıs Vakıflar Bankası LTD. Yönetim Kurulu Başkanı ve Üyeleri, aynı bankanın Genel Müdür ve Personeli de, banka çalışanlarından Buğra Çakır’ın kıymetli annesi Emine Çakır’a rahmet, yaslı ailesine sabır, metanet ve başsağlığı dilediler.

Diğer yandan tanınmış isimlerden Altay Ayrancıoğlu’nun (Şahuri) sevgili eşi Zarif (Hanım) Ayrancıoğlu geçen gün Lefkoşa’da gözyaşları ve dualarla son yolculuğuna uğurlandı. Eşinin yanı sıra, evlatları Erem-Belgin Ayrancıoğlu, Hıfsiye-Özcan Dönmezer, Fezile-Arif Sunusi, torunları Altay, Ceren, Hatice, Cemre, Seval ve Selim, müstesna insan Zarif Hanımın vefat haberini tüm akraba, dost ve sevenlerine duyurdular, mekânının cennet olmasını dilediler.

YORUM EKLE

banner96