Bu ülkeye olan aidiyetimizi mi yitirdik?

Bu köşede kim bilir kaç kez “çevreye, doğamıza” ve “tarihi eserlerimize” sahip çıkmadığımızı irdeledik.

Evet sahip çıkmıyoruz…

Hem doğamızla hem de tarihi eserlerimizle önemli bir zenginliğe sahibiz ama bunun kıymetini bilmiyoruz.

Başka ülkelerin aramakla bulamayacağı güzelliklere, zenginliklere sahibiz.

Başka ülkelerde olsa gözleri gibi bakacakları kıymetli tarihi eserlerimize biz değer vermiyoruz.

Hem güzelim doğamıza geriye dönüşü imkansız tahribatlar yapıyor hem de tarihi eserlerimizin yıpranmasına, dökülmesine, yok olmasına göz yumuyoruz.

Kültürel mirası koruyamamak, değerini bilememek ve turizme kazandıramamak ülkemiz adına utanç verici bir durumdur.

Yıllardır ülkemizde ne yazık ki bu konuda bir tedbir alınamadı.

Bu tür zafiyetler defalarca basına yansıdı ama beklenen etki gelmedi.

Evet, “İki Toplumlu Kültürel Miras Teknik Komitesi”nin katkı koyduğu restorasyonlar, bir farkındalık yaratıyor, güzel çalışmalar ortaya çıkıyor ama yine de tarihi eserlerimizi arzu edildiği kadar koruyup, iyileştirdiğimiz söylenemez.

Örneğin, geçmişi, Genç Tunç Çağı’na kadar dayanan “Pigadhes Tapınağı” kaderine terk edildi.

Yılmazköy-Çamlıbel anayolu üzerinde bulunan Pigadhes Tapınağı’na gerekli ilginin gösterilmemesi bölge sakinlerinin tepkisine neden oldu.

Vatandaşlar, kültürel mirasımıza sahip çıkmamız gerektiğini vurguladı.

Vatandaşlar, tapınağın birkaç yıl önce küçükbaş hayvanların otlak alanı olarak kullanıldığını belirterek, “Tapınağın otlak olarak kullanılmasına tabii ki karşıyız ama en azından o zamanlar, hayvanlar otları yediği için tapınak daha temizdi. Şimdi ise tapınak ottan geçilmiyor, gelen turistlere de rezil oluyoruz” dedi.

Gerçekten üzüntü verici bir durum…

Biz bu tapınağı temizlemekten aciz miyiz?

Her tarafını otlar bürümüş, görünmez hale gelen tapınağı temizlemek bu kadar zor mudur?

Buralara gelen turistlere rezil olduğumuzun farkında değil miyiz?

Bu nasıl bir umursamazlık, bu nasıl bir turizm anlayışıdır anlamak mümkün değildir.

Turistin birisi çıksa ve “Siz bu kültürel zenginliklerinize neden sahip çıkmıyorsunuz?”, “Siz kültürel mirasınıza sahip çıkmaktan aciz misiniz?”, “Siz ülkenizi sevmiyor musunuz?” gibi sorular sorarsa, onlara nasıl cevap vereceğiz?

Biz de yıllardır bu soruları soruyor ve cevabını bulamıyoruz.

Bu ülkenin insanının, doğal güzelliklerine ve tarihi zenginliklerine sahip çıkmamasının nedeni, bu ülkeye “aidiyetini yitirmiş olması” ile izah edilebilir ki durum böyleyse çok daha kötü günler bizi bekliyor demektir.

Doğamıza, çevremize ve tarihi eserlerimize sahip çıkma konusunda hem ülkeyi yönetenlere hem de vatandaşlarımıza büyük görevler düşüyor. Daha duyarlı, daha bilinçli olmalıyız…

 

YORUM EKLE