Bugün arife, yarın bayram; hizmet bekliyor bu vatan…

   “Ben, benim” diyen, ya da ‘Küçük dağları ben yarattım’ diye öğünen nice ülkeleri hizaya getiren Koronavirüs (Covid-19) bir yana, bulunduğumuz coğrafyada hiçbir zaman sular durulmadı. Bütün mesele bölgeye hakim olmak, olunamazsa da, en azından söz sahibi konumuna gelebilmek ve de doğal kaynaklardan yararlanabilmek…

   Bu didişmeyi Rum-Yunan ikilisi başlatmadı mı? Öyle de, akıl verenler, ya da destekleyenler? ABD ve Rusya bir yana, İsrail, Mısır, Doğu Akdeniz ülkesi olmayan Fransa ve ‘diğerleri’. Bir nevi Türkiye’ye gözdağı… Türkiye olup bitenlerin ya da tuzakların farkında değil mi? Bölgede yeni güçler dengesi oluşturma çabaları, çıkar hesaplarına göre vaziyet alırken, İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu da İran’ı tehdit etti ve Hizbullah Genel Sekreteri Hasan Nasrallah’ın Lübnan’da İran’ın menfaatlerine hizmet ettiğini ifadeyle, İsrail’in tüm senaryolara hazır olduğunu kaydetti.  

   Beri yandan Yunan Hava ve Deniz Kuvvetleri, Girit Adası’nın güneyinde ABD donanmasıyla ortak tatbikat gerçekleştirdi. Bir nevi gövde gösterisi niteliğindeki tatbikata 5600 asker ve üzerinde 90 savaş uçağı bulunan ABD donanmasına ait Eisenhower uçak gemisi de katıldı. Bu arada Türkiye ile Azerbaycan arasında dünden itibaren kara ve hava kuvvetlerinin katılımıyla büyük bir tatbikat başlatıldı. Rum tarafı ile Yunanistan ve Fransa’nın ise her fırsatta yaptıkları tatbikatlar ise artık olağan sayılıyor.

   Diyeceğimiz, tüm bunlar ne denli önemli ve önemli olduğu kadar da kritik bir coğrafyada yaşadığımızın göstergesi… Hele Kıbrıs Adası bölgenin göbek taşı. Türk’ü de, Rum’u da bu taşın üzerindeyiz, ama bir türlü de uzlaşamıyoruz. Nedeni, yukarıda da ifade etmeye çalıştığımız gibi, ada üzerinde Rum tarafının egemenlik taslaması… Yoksa bu güne kadar Rum’da zihniyet değişikliği olsaydı, sorundan eser mi kalırdı? Zamanında Rauf Denktaş’ın % 29+’sını bile kabul etmediler. Annan Planı’nı bile kabul etmediler.

   O halde kendi önümüze bakmamız ve kendi evimizi düzene koyarken, daha da sağlamlaştırmamız gerek. Ülkenin sorunlarını burada tekrar etmeye gerek yoktur. Yalnız hükümet tarafından değil, herkes tarafından bilinmektedir. Vatandaş, dörtlü koalisyon hükümetinden sonra, oluşturulan ikili koalisyondan yüksek beklenti içindeydi. Uyum içinde çalışabilecek, sorunların üstesinden gelebilecek bir beklentiydi bu! Gene de bazı konularda mesafe alındığını söyleyebiliriz. Koronavirüs salgını bir şanssızlık dönemi yarattıysa da, bugüne kadar dünyanın çoğu ülkesine kıyasla bu sürecin başarılı bir şekilde götürüldüğü gerçeğini inkâr edemeyiz.

   Aynı kararlılıkla yola devam derken, esnafın, sanayici ve hayvancının, ticaret erbabının, üreticinin ve de genelde özel sektörün bu kriz döneminde yaşadıkları olumsuzlukları göz ardı etmeden, imkânlar dahilinde çözüme kavuşturmak için var olan enerji sonuna kadar kullanılmalıdır. Vatandaşa seçim demeyin de, ne derseniz deyiniz. Hakikaten gına gelmiştir.

   Bu gerçekler ışığında ve konumu itibariyle kıymeti her geçen gün daha da artan bu adada daha güzel günler için kolları sıvamak ve eli taşın altına koymak, zor gibi görünen sorunlara da elbet çözüm getirecektir. Sıkıntıların aşılması ve düzlüğe çıkmanın elbet yolları vardır. Bu kulvarlara girmek ve de sapmamak esastır.

   Yazıyı noktalarken, başlığı tekrarlıyoruz: Bugün arife, yarın Bayram; hizmet bekliyor bu vatan.      

                                                                               ***

Ağırdağ bir fire daha verdi

Hasan Dayı’yı kaybettik…

   Ağırdağ, son günlerin kayıplarına bir ekleme daha yaptı ve Hasan Dayı ile bir fire daha verdi. Hasan Dayı, yalnız Ağırdağ’ın değil, bölgenin sevilen simalarındandı. Dayı ailesinin büyüğü, iyi insan Hasan Dayı Ağırdağ Mezarlığı’nda sonsuz yolculuğuna uğurlandı. Aynı zamanda ulu bir çınardı.

   Kızı Neşe Dayı, torunu Tahircem, gelini Victoria, torun çocukları Cem ve Hatice, evlatları Alpay, Hıfsizye, Fehim ve Ayşe Dayı, Cemal ve Cem Bardak, ayrıca Nihal ve Özlem Han ailesi, “Acımız sonsuzdur. Tüm akraba, dost ve sevenlerine üzüntü ile duyurulur. Yattığı yer nur, mekânı cennet olsun’ dediler.

Hasan Dayı 13 Temmuz 2020 tarihinde İngiltere’de Hakk’ın rahmetine kavuşmuştu.

Osman Acaroğlu ve Taksici Bayram

   Öte yandan aslen Çınarlı köyünden olup, Lefkoşa’da ikamet eden, Acaroğlu ailesinin değerli büyüğü,  herkes tarafından sevilip sayılan, iyi insan Osman Acaroğlu ise dün Lefkoşa’da toprağa verildi. Evlatları ve eşleri Halil-Tuba Acaroğlu, Aziz-Elcan Acaroğlu, torunu Mira Acaroğlu ve kardeşleri, eşleri ve çocukları müstesna insan Osman Acaroğlu’nu kaybetmenin derin üzüntüsünü akraba, dost ve sevenleriyle paylaşarak, nur içinde yatması ve mekânının cennet olmasını dilediler.

   Osman Acaroğlu, eşi Keziban hanımı daha önce kaybetmişti.

   Bu arada Gazimağusa’nın tanınmış simalarından Bayram Sözüdoğru, namı diğer ‘Taksici Bayram’, dün Gazimağusa Mezarlığı’nda defnedildi. Sözüdoğru ailesinin büyüğü ve iyi insan Taksici Bayram’ın vefatı, ailenin yanı sıra, meslektaşları ve sevenleri arasında büyük bir üzüntü yarattı. Ailesi, acısına asla alışamayacaklarını ifade ederken, ışıklar içinde uyumasını temenni ettiler.

   KTMMOB Mimarlar Odası üyeleri Katriye Kasap’a Tanrıdan rahmet, yaslı ailesi ve yakınlarına başsağlığı dilerken, Çanakkale Ortaokulu Ailesi de, okulun matematik öğretmenlerinden Mustafa Güder’in kıymetli kardeşi Salih Güder’e Allah’tan rahmet yaslı ailesine sabır ve başsağlığı temenninde bulundu. Merhum Salih Güder’in, Mustafa Güder’in babası değil, kardeşi olduğunu da bu vesile ile düzeltiriz.

 

YORUM EKLE

banner75