Bugünkü bayramdan geçmiş bayramlara bakış

   Bu yıl Ramazan (Şeker) Bayramı’nın arife günü, 1 Mayıs işçi bayramıydı. Bu bağlamda, tüm halkımızın hem işçi bayramını, hem de Ramazan (Şeker) Bayramı’nı kutluyorum.
   Ülkemizde bayram, buruk ve mutsuz bir hava da geçiyor. Halkın, ekonomik alanlarda endişeleri artmış durumdadır. Ekonomik çarklar bir türlü verimli çalışamıyor. Sektörler, henüz istenilen düzeyde performans gösteremiyor.
   Öte yandan,  asgari ücret, açlık sınırının altında bulunuyor. Dar gelirliler, asgari ücretliler perişan bir durumdadır. Böylesi bir tabloda, ülkede pahalılık çok artmış, zam yağmuru devam etmektedir. Fakirleşme büyümektedir.
   Ülkemizin önemli bir bölümü, protein ağırlıklı değil, karbonhidrat (ekmek, pilav, makarna, baklagil v.b) yoğunluklu beslenmektedir. Borçlular, borçlarını ödemekte zorlanmaktadır.
   Bütün bunlar yetmezmiş gibi, ülkede birde hükümet krizi bulunmaktadır. Son bir hafta içinde 2 tane hükümet istifası yaşanmıştır. Önceki hükümet, 59 gün sürmüş, son hükümet ise 5 günde dağılmıştır.
   Önce UBP içinde yaşanan bakanlık değişimleri kargaşası, daha sonra koalisyonun diğer ortaklarının önce hükümete girmeleri, 5 gün sonra da, UBP’yi suçlayarak hükümetten çekilmeleri, hükümetin tekrardan istifasını getirmiştir. Ülke, belki de yakın zamanda yeni bir seçime gitmek zorunda kalacaktır.
   Halkımızın çoğunluğu, ister istemez böylesine ekonomik ve siyasi kaosun olumsuz ortamında girilen bayram döneminde, eski bayram günlerini ve özellikle çocukluğundaki bayramları hatırlamakta ve özlemektedir.
   Bende, bugünkü yazımın bundan sonraki bölümünü, daha önce yazmış olduğum bayram yazılarımdan yapmış olduğum bir derlemeye ve güzel hatıralara ayırmak istiyorum.
   Bayramlar denilince, insanın aklına ilk olarak çocukluğu gelmekte, o dönemki bayramlara özlem duymaktadır. Eski bayramların tadının şu anda olmadığı söylenmektedir. Bizim kuşağın yaşadığı çocukluk dönemindeki bayramlar, hep güzel anılar olarak hatırlanmaktadır. Elbette, bizden önceki kuşaklar da benzer duygular içerisindedir diye düşünüyorum.
   Eski bayramlarda, şimdiki kadar maddi imkanlar olmamasına rağmen, ailelerin çocuklarına yeni kıyafetler alması ve harçlık vermesi çok önemliydi. Anne ve babalar kendilerine almasalar bile, çocuklarına mutlaka yeni kıyafetler almaya çalışırlardı.
   Aileler ne kadar fakir olsalar bile, bütçesine uygun fiyatlarda, çocuklarına kıyafet almaya özen gösterirlerdi. Çocuk sayısı fazla olan ailelerde bile, anne babalar çeşitli formüller üretirlerdi. Zaten, o dönemlerde, halkın çoğunluğu tarafından, kıyafetler genellikle bayramlarda alınırdı.
   Çocuklar, bayramlık kıyafetlerini geceleyin yataklarının yanına koyar, sabahın olmasını heyecanla beklerlerdi. Bayram sabahı itina ile giyinilir, önce anne ve babanın bayramı kutlanır,  sonra komşuların ve daha sonra da, yakın akrabaların ve aile dostlarının evleri ziyaret edilirdi. Öncelik olarak, yaşı daha büyük olanlar, yaşça küçük olanların kendilerini ziyaret etmesini beklerdi.
   Geniş aileler, nenelerin, dedelerin evinde toplanır, ailece yemekler yenir ve neşe içinde zaman geçirilirdi. Bayrama özel yemekler yapılır, akrabalara ve komşulara da dağıtılırdı.
   Çocuklar, bayram boyunca harçlıklarını toplar ve kurulan bayram yerlerine gidilerek orada lunaparklarda eğlenilirdi. Bayram yerinde, çok çeşitli yeme- içme yerleri, eğlence mekanları bulunur ve konserler düzenlenirdi.Bayram yeri, insanların birbirini gördüğü, sohbet ettiği, çok önemli bir sosyalleşme yeriydi.
   Bir başka önemli olay da, bayramlarda küs olanların barışması adettendi. Bu barışmayı sağlamak için, ailenin büyükleri ve ileri gelenleri sorumluluk alır ve arabuluculuk yaparlardı. Küs olanlar da, bu çağrılara kayıtsız kalamaz ve çoğu kez kırgınlıklar ve küskünlükler sona erdirilirdi.
   Eskiden fakirlik vardı, göçmenlik vardı, teknoloji bugüne göre yok gibiydi ama, insanlar daha mutlu, bencillikten uzak, paylaşımcı, aza kanaat getiren, fedakar ve dayanışma halinde idi. Bugüne göre daha çok sevgi ve saygı vardı. Bireysel ve toplumsal huzur, şimdiye göre çok üst düzeydeydi. O günleri çok özlüyoruz.
   Bizim çocukluğumuzun bayramlarını düşündüğüm zaman, şimdiye göre, çok şanslı olduğumuzu ve çok mutlu zamanlar geçirdiğimizi rahatlıkla söyleyebilirim.
   İnsanların mutlu bir çocukluk yaşamaları, arkadaşları, anne ve babaları ile birlikte kaliteli vakit geçirmeleri, komşuluk ilişkilerinin güçlü olması, onlara daha sosyal bir birey olma yolunda avantaj sağlıyor. Sanırım, hayatta başarılı ve mutlu olmanın en temel unsurları ve etkenleri arasında bunlar çok önemli rol oynamaktadır.
   Bayram günlerinde üzülmek istemiyorsak, özellikle araba kullananların azami dikkat içinde hareket etmeleri şarttır. Yazıma son verirken, tüm halkımızın bayramını tekrardan kutlar, sağlıklı, refah içinde, barış dolu nice mutlu bayramlar dilerim.

 

YORUM EKLE

banner111

banner34

banner75

banner88

banner110

banner104