Bunun adı bencillik

Kocam boş zamanlarını bizimle geçirmez. Tartışmasız her Allah'ın günü kahveye gider. Arkadaşları, maçları, geceleri, gündüzleri bitmez. Artık burnuma kadar geldi. Sürekli tartışıyoruz. Beni mızmızlıkla, dırdırcılıkla suçlar ama asla ve asla değişmez. 11 yıldır, böyle ve ben ciddi ciddi ayrılmayı düşünürüm. Gelin görün ki anneme göre kahveye gitmek, arkadaşlarıyla çıkmak bir şey değil, bu kadarcık kusur kadı kızında da bulunurmuş. Beni anlayan yok. Yalnızım. İki çocuk ve ben başbaşayız. Ayla Hanım, inanmayacaksınız, geçen hafta küçük oğlanın doğum günüydü ve pastayı kesmemize zor sabretti. Anında pır, uçtu gitti.

Baba, koca bilinci eksik bu adamın.

Sizce böyle bir adam çekilir mi? Ayrılmaktan başka bir çarem var mı?

Rumuz: HAYIRSIZ KOCAM

 


Bu davranışlar, bencil davranışlar olarak değerlendirilebilir. Ancak, ayrılmayı düşünmeden önce, evini "yatı evi" olarak gören bu adamı anlamaya çalışalım. Neden kaçıyor, neden çocukları ile, eşi ile yakın ilişki ve iletişime girmiyor, giremiyor?

Unutma, anlamak; hak vermek demek değildir. Sorunu çözmek için önce o sorunu anlamak gerekir.

Sanırım ayrılığı düşünmeden önce, sizin bir psikologa başvurmanız yerinde bir davranış olacak. Belki bir çift veya aile terapisine ihtiyaç duyacaksınız. Belki bu bencil davranışların ardındaki nedenler araştırılacak. Belki eşinin kendi var oluşu ile ilgili bir detay ortaya çıkacak.

Yani, ayrılık son çare olmalıdır.

Seni dırdır etmekle suçladığına göre, seni dinlemiyor demektir. Yani boşuna konuşuyorsun. Kocan kadar annen de seni duymuyor olabilir. Sıkıntılarını, arzu ve isteklerini iletme konusunda ciddi bir dirençle karşılaştığın anlaşılıyor.

Neden?

Kendini ve haklı isteklerini duyurabilmeyi başarmalısın. Duyuramadığında öfkelenirsin ve ceza verme ihtiyacı duyarsın. Boşanma girişimi, ceza verme ihtiyacından yani öfkeden kaynak bulduğunda, ne yazık hüsranla sonuçlanır. Herkesin yenik düştüğü bir savaşın sonucu olur.

Öncelikle, kendini ve ailenin ihtiyaçlarını duyurmak için kullandığın dili gözden geçir. Sorunu ortaya dökecek etkili yollar bul. Yani, soruna dikkat çek. Az konuşarak, duygusal ifadelerini saklamayarak, hataları geçmiş hatalara katmayarak, sorun odaklı davranarak, belden aşağı vurmayarak.

Kısa, öz ve "ben" odaklı konuş. Duygularını, korkularını dillendir. Beklentilerini gözden geçir ve verebileceklerinle ilişkilendir. Ne istediğin, ne verebileceğin ortada ve anlaşılır olsun.

Kocan yanlış bir tutum içinde ama kendini suçlu ve yetersiz görmesi sorunu çözmesine yardım etmez. Sorun ikinizindir. Onu yargılamadan, sorunu çözmek için yardımını istemeyi başarmalısın.

Eminim çift terapisi almak, ilişkinize ve ailenize çok iyi gelecektir.


 

 

 

**

 

Her şeyden korkar oldum
 


Ayla Hanım, 55 yaşındayım ve çok panik bir kadın oldum. Yetişkin çocuklarım var ve onlara bir şey olacak diye korkarım. Kocam az gecikse, aklıma korkunç şeyler gelir. Eskiden böyle değildim. Bana ne oluyor, anlamadım.

Rumuz: YOK


Gerçekten ne oluyor? Bir endişe bozukluğunun sinyalleri duyuluyor ve bu yeni bir durum anlaşılan. Yani daha önce böyle bir şey yaşamadınız.

Emeklilik, çocukların evden ayrılışı, bazı geçmiş örselenmeler orta yaş dönemizin getirdiği duygusal hassasiyetle birleşerek bazı içsel sıkıntılara neden olabilir.

Yaşamınızı bir gözden geçirin. Son yıllarda değişen neler oldu? Bu endişelerin, kaygıların uyanmasını ne tetiklemiş olabilir?

Yaşadıklarınız, geçici bir sıkıntıya işaret eden bir ruh hali olabileceği gibi, anksiyete bozukluğu denilen psikiyatrik boyutu olan bir bozukluğu da işaret ediyor olabilir. Her iki durumda önce bir psikiyatrist ile görüşün. Size ne olduğunu anlayın. Ardından, psikoterapi ve stres çözümleme yöntemleri ile sorundan kurtulmanızın mümkün olacağı kanaatindeyim.


 

YORUM EKLE