Çalınan zamanın telafisi çabaları…

   Ulusal Birlik Partisi (UBP) Girne Milletvekili ve bir önceki kabinede İçişleri Bakanı olan Ünal Üstel’in başkanlığında kurulan yeni hükümetle ilgili değerlendirmeler elbette önemlidir. Ama henüz yolun başındadırlar. Kabineye bakıp da önyargılı olmamak lazım… Hükümetin oluşumundan sonra görüş ve düşüncelerini açıklayan bazı bakanlar, özellikle zaman kaybına değinirken, elbirliğiyle sorunları çözme konusunda kararlılıklarını ortaya koydular. Hatta Ulaştırma ve Bayındırlık Bakanı Erhan Arıklı, bunca zaman halkın zamanının çalındığını vurguladı ve özür diledi.

   Diyeceğimiz, bunu fark edip de halktan özür dilemek önemlidir. Aynı şekilde yeniden Maliye Bakanı olarak görev üstlenen Sunat Atun, halkın hayat pahalılığı karşısında ezilmemesi için, gerekenleri yapmakta kararlı olduklarını ifade etti. Koalisyon ortakları DP ve YDP’nin Genel Başkanları Fikri Ataoğlu ile Erhan Arıklı, sorunları bildiklerini ve kaybedecek zaman olmadığını vurgularken, DP Milletvekili Hasan Tosunoğlu, “Siyasi partilerin kuruluş amacı vatanına, milletine hizmet etmektir” dedi.

   Yeni hükümetin fotoğrafına şöyle bir göz attığımızda, biraz da ‘teknokrat kokusu’ geliyor. Çoğu bakanlar, işlerinin ehli. Yeterli deneyime de sahip. Mesela İçişleri Bakanlığı görevine getirilen Ziya Öztürkler, milli eğitimde deneyim sahibi. Özellikle yabancı öğrencilerin KKTC’deki durumunu en iyi bilenlerden… Yüksek öğrenim konusunda önemli çalışmaları da oldu. Daha birçok nedenlerden dolayı görevinde başarılı olacağına inanıyoruz. Kabinenin tek bayan bakanı olarak, İzlem Gürçağ Altuğra da sağlığa yabancı değil. Modern bir tahlil laboratuvarı olan Sağlık Bakanı Altuğra’nın, teslim aldığı bayrağı ilerilere taşıyacağı ve sağlıktaki sorunların üzerine cesaretle yürüyeceğinden kuşku duymuyoruz. Her zaman iyi niyetli ve ülkesine, insanlarına hizmet etmeyi ilke edinen İzlem Gürçağ, zamanı boşa harcamadan kolları sıvamış durumda.

   Babası, bir dönem Ulaştırma ve Bayındırlık Bakanı olarak görev yapan, Girne eski Belediye Başkanı Erdinç Gürçağ, İzlem’in yetişmesinde önemli rol oynamış, KTHY kendi bakanlığına bağlı olmasına rağmen, yurt dışı ziyaretlerinde bedava bilete rağbet etmemiş, kendi cebinden ödemeyi tercih etmişti. Değerli dostumuz Erdinç Gürçağ’ın bu konulardaki hassasiyetini yakın dostları ve çalışma arkadaşları bilmektedir. Konu yeni Sağlık Bakanı İzlem Gürçağ Altuğra’dan açılmışken, geçmişin de bazı bilinmezlerini yazmadan edemedik.

   Ülkenin içinde bulunduğu durum, ekonomik açmaz, sorunların dağ gibi yığılması dikkate alındığında, daha başlangıçta yeni hükümete köstek değil, destek olunması gerektiği kanısındayız. Öncelikle ne yaptıklarını, yapacaklarını görmek ve ona göre karar vermek gerek. Önyargılı olmamakta her zaman yarar vardır. Daha icraatı görmeden uluorta suçlamalar kimseye yarar sağlamaz. Muhalefetin aldığı ve alacağı kararlara saygı duymakla birlikte, bir makul süreyi görüp, bekleyip de tavır belirlemek daha akılcıdır diye üşünüyoruz.

   Bu noktada Hayvancılar Birliği’nin eylemine de değinmeden geçemeyiz. Tüm sektörler gibi, onların da sorunları vardır ve yetkililer de bu sorunların bilincindedir. Ancak yeni hükümet oluşumu sancısının tam ortasında eylem yaparak, şuraya buraya gübre dökmek maharet değildir ve devletin itibarına gölge düşürmekten başka bir işe yaramaz. Hiç olmazsa hükümetin kurulması beklenir, herkes makamına oturur, görevine başlar ve ona göre hareket edilebilirdi. Ortada henüz bir hükümet yokken eyleme gidilmesi tuhaf değil midir? Az biraz beklenseydi, kadı günah mı yazardı? Kaldı ki, devletimizi korumak ve kollamak, bu devlet çatısı atında yaşayan herkesin asli görevidir.    

                                                                                      ***

Ergün Onalt’tan:

Ayıştır be!..

   “Hoşgörü yok, sabır yok, çığırtkanlık çook. Yapmayın beyler. Biraz olması gerekenler için destek versek olmaz mı? Yıkarcasına eleştiri nereye kadar? Gabak doğrarcasına konuşmalar,onur bırakmadan konuşmalar nereye kadar?..”

                                                                                       ***

Nilgün Akçınar, Lapta’nın sevilen isimlerindendi

   Lapta’nın sevilen isimlerinden olan, Akçınar ailesinin değerli büyüğü, iyi insan Nilgün Akçınar’ın dün Lapta’da sonsuzluğa uğurlandığı tüm akraba, dost ve sevenlerine üzüntü ile duyuruldu. Nilgün Hanım, merhum Abdurrahman Akçınar’ın eşiydi.

   Oğulları Onur ve Orçun Akçınar, gelinleri Şifa ve Alisa Akçınar, torunları Çise, Çınar, İlayda, Sidelya ve Arden Akçınar, “Acımız sonsuzdur. Yokluğuna asla alışamayacak ve her zaman kalbimizde yaşatacağız” dediler.

YORUM EKLE

banner111

banner34

banner75

banner88

banner110