Çalışanını insan yerine koymayana yetkililer de acımamalı

İş kazalarını gazetemizde ve bu köşede kim bilir kaç kez gündeme getirdik?

Bugün değil, yıllardır defalarca yazıyoruz.

Yıllardır hükümetler iş kazaları ile baş edemiyor.

Yıllardır yeterince denetim yapacak eleman bulunamıyor.

Yıllardır müteahhitlerin ihmallerinin önüne geçilemiyor.

Yıllardır, inşaatlarda çalışan işçiler bilinçlendirilemiyor.

İş kazalarını önlemek için gerekli yasalar da var ama uygulanmıyor.

İş kazalarına karşı işverenlerin genel bir direnişi var ama bu direniş inşaatlarda çok daha fazla.

Onca ölümlü kaza oldu, çok sayıda kişi yaralandı.

Buna rağmen bir türlü güvenli bir iş yaşamı sağlanamadı, özellikle de inşaatlarda.

Ölümlü iş kazaları olduktan sonra, günlerce konu tartışılıyor ve bu tartışmalar sürerken bile inşaatlardan tehlikeli, güveliksiz bir şekilde çalışanlar görülüyor.

Aşağıdan bakanların ödü patlıyor ama çalışanlar ve işverenler ölüme meydan okuyor.

Ne işveren çalışanın canını düşünüyor ne de çalışan kendi canını koruyor.

İnşaatlarda ölüme meydan okuyan insanlar görmekten sıkıldık artık.

Bakan aracıyla giderken bir apartmanda tehlikeli bir şekilde boya yapıldığını görüyor, işi durduruyor, müteahhitlerin örgütü bakanı eleştiriyor. “Ne uzmanlığı varmış da boya yapılmasını engelliyormuş...”  İnşaatlarda insanların tehlikeli bir şekilde çalıştığını anlamak için sanki de süper uzman mı olmak gerekiyor?

Adam inşaatın tepesinde zaten “ha düştü ha düşecek”, oraya bakan her göz görebilir.

Sektörün paydaşları kazaların son bulması için yardımcı olacağına, bir de tepki gösteriyorlar.

Gönyeli’deki bir inşaatta önceki gün gencecik bir insanın ölümüyle sonuçlanan iş kazası “artık yeter” dedirtti. Artık çalışanlar o kadar önemsenmiyor, o kadar insan olarak görülmüyor ki, daha ölen kişinin kanı kurumadan inşaata devam edilmek isteniyor. “İnsanlık da öldü” dedirten bir davranış...

İnşaatta bir insan düşüp ölmüş, durdur şu inşaatı.

Arkadaşları ölen çalışanlar nasıl çalışsın, hangi motiveyle?

O inşaatta çalışanlara yas tutması için bırakın bir günü, birkaç saati bile çok görüyor işveren.

Olacak gibi değil... En sonda Çalışma Dairesi yetkilileri gidiyor ve inşaatı durduruyor.

Halbuki Çalışma Dairesi müfettişlerinin müfettişleri oraya gitmeden inşaattaki çalışmayı ilgili müteahhit firmanın durdurması gerekiyordu. Bu inşaat insan yaşamından daha mı önemlidir?

Hiçbir şey insan yaşamından daha önemli olamaz, bunu kabul etmemiz beklenemez.

İnsanlık namına bu inşaat durdurulmalıydı.

Müteahhit firma, onca eleştiriye, kınamaya, tepkiye aldırmadan gidiyor Çalışma Dairesi’ne ve 24 saat geçmesini beklemeden inşaatın tekrar faaliyete geçmesi için talepte bulunuyor.

Ne önemli bir inşaatmış bu inşaat, bir insan ölüyor ve hiçbir şey olmamış gibi ısrarla işe devam etmek istiyorlar.

İşte tüm bunlar, bazı işverenlerin, bazı inşaatlardaki patronların insana değer vermediğinin bir göstergesi. İnsan öldü insan, bunu bile göremiyorsunuz, yeter artık.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Zeki Çeler, dün mecliste, işverenlerin, alıştırıldıkları için, iş sağlığı ve güvenliği kurallarına uymadıklarını belirterek, iş sağlığı ve güvenliği konusunda attığı hiçbir adımdan çekinmediğini söyledi. Günün sonunda Müteahhitler Birliği’nden de gerekli katkıyı görmediklerini vurgulayan Çeler, dünkü kaza sonrasında, inşaat iznin durdurulduğunu ancak tahkikat devam ederken inşaatın kapatılmaması ve yeniden faaliyete başlanması için girişim yapıldığını belirtti.

Hükümet ve Çalışma Bakanlığı, iş güvenliği konusunda sertleşmeli, kimsenin gözünün yaşına bakmamalı. Çalışanlarını insan yerine koymayanlara, acımanın, korumanın bir anlamı yok.

Denetçiler artırılmalı, kimseye göz açtırılmamalı, ciddi yaptırımlarla çalışanını korumayan işverenlere caydırıcı cezalar verilmelidir. Bu sorunu artık tartışmak, konuşmak istemiyoruz, yeter artık...

YORUM EKLE