Canımızı yakan sorunlar

Sokağa çıkıp vatandaşlara “sorunlarınız nedir?” diye sorsanız, herhalde saymakla bitiremezler. Çünkü ülkemizde o kadar çok sorun var ki insan hangisini sayacağını şaşırır.

“Sorunlar içinde yaşamaya alıştık” desek de aslında sorunlar bizi mutsuz ediyor, hayat kalitemizi aşağıya çekiyor.

Gelmiş geçmiş tüm hükümetler hep bu sorunları çözme sözü verdi ama nafile… Sorunlara çözüm bulunacağına durum daha da kötü oldu.

Göç, Kimlik ve Hak Çalışmaları Merkezi’nin (CMIRS) Mart 2019 anketinde, “güncel sorunlar” başlığı altında ek bir çalışma yapıldı ve topluma ‘sizin için en önemli sorun nedir?’ diye sordu…

Verilen cevaplarda “trafik kazaları”, “kalp hastalıkları” ve “kanser” başı çeken sorunlar olarak gösterildi.

Vatandaşlarımız, “yolsuzluğun”, “partizanlığın” ve “gıda güvenliğindeki yetersizliğin” ciddi sorunlarımız olduğunu söyledi.

“Geçmişten gelen adaletsizlikler”, “rüşvet”, “hava kirliliği”,  “su kirliliği”, “iklim değişikliği”, “şiddet” ve “toplum baskısı” da sorunlar arasında sıralanıyor.

Vatandaşlarımız bu sorunların hayatlarını birebir etkilediğini söylüyor.

CMIRS Direktörü Mine Yücel, kadın ve erkek katılımcıların verdiği cevapların, toplumda her sorunun tüm bireylerin hayatında eşit derecede etkili olmadığını gösterdiğini ifade ederek, kadınların öncelikli sorun olarak sırasıyla “kalp hastalıkları”, “trafik” ve “kanseri” belirttiğini, erkeklere kıyasla kadınlar için “gıda güvenliği” konusunun daha öncelikli olduğunu söyledi.

Vatandaşlar en fazla “trafik kazaları”, “kalp hastalıkları” ve “kanser” gibi hastalıklara karşı kendisini korumasız hissediyor.

Evet korumasız… Üçünün de ne zaman geleceği, bize ne zaman mağduriyetler yaşatacağı belli değil.

Trafik kazaları için yıllardır çare bulunamadı, trafiğe çıkanların evine sağlıklı dönebileceğinin garantisi yok. İnsanımız yollarda can veriyor. O nedenle vatandaşların en önemli sorun olarak trafik kazalarını görmesi normaldir, isabetlidir.

“Kalp ve damar hastalıklarına” karşı da toplum bilinçsiz olduğu için ani ölümler vatandaşlarımızı aramızdan alıp götürüyor. Ülkemizde sağlık kontrolleri (check-up) alışkanlığı olmamasının acısını fazlasıyla çekiyoruz. Ani ölümlere şaşıp duruyoruz ama sağlık kontrollerinin ve sağlıklı beslenmenin önemini bir türlü kavrayamıyoruz. Sonra da kalp ve damar hastalıkları en ciddi sorunumuz oluyor.

Devletimiz kanserle ilgili istatistiki verileri bile, bunca yıldan sonra yeni yeni tutmaya başladı. Halen ülkemizde kansere nelerin sebebiyet verdiğini bilmiyoruz. Herkes bir şeylerden korkuyor ama tam olarak kansere onlar mı sebebiyet veriyor, kimse emin değil. İnsanımızı kansere yol açan tehlikelerden koruyamıyoruz.

“Yolsuzluklar”, “partizanlık” ve “gıda güvenliğindeki yetersizlikten”, “adaletsizliklerden”, “rüşvetten”, “hava kirliliğinden”,  “su kirliliğinden”, “iklim değişikliğinden”, “şiddetten” ve “toplum baskısından” hiç söz etmiyoruz bile. Tümü ayrı bir yazı konusu, tümü ihmalkarlığımızın, çözüm üretemememizin, umursamazlığımızın, iş bilmezliğimizin sonucu.

Bu sorunları istatistiki veriler, anketlerdeki şikayet edilen konular olmaktan çıkarmak, çözümlerini bulmak gerekir, aksi takdirde canımızı yakmaya, hayat kalitemizi aşağıya çekmeye devam edecekler.

 

 

 

YORUM EKLE