Caydırıcı cezalar devam etmelidir

Sürekli olarak gündeme getirdiğimiz ve endişe ettiğimiz konu, ülkemizin gittikçe suç cennetine dönüşüyor olmasıdır.

Ülkemiz maalesef eskisi kadar huzurlu ve güvenli değildir.

Geçmişteki huzurlu günlerimizi arar hale geldik.

Her gün basından takip ettiğimiz suç olayları ister istemez hepimizi korkutuyor.

Gittikçe daha fazla insanın başına bir polisiye olay gelmeye başladı.

Hırsızlık, gasp, soygun, dolandırıcılık, darp, tecavüz, uyuşturucu, kurşunlama, kundaklama, kaçakçılık ve daha nice suçlar işleniyor ülkemizde.

Birisi bitmeden diğeri başlıyor.

Ne polisler yetişebiliyor olaylara, ne yargı…

Hapishane doldu taştı…

Hem malımız tehlikede, hem de canımız.

Suçların çoğunluğunu yurt dışından gelen insanların işlediğini ve ülkemizi suç işlemek için bir cennet olarak gördüğünü söyleyebiliriz.

Önemli olan suçluları, daha ülkeye girerken engelleyebilmektir.

Biz işte bunu beceremiyoruz.

Ülkemize sırf suç işlemek için gelen insanlar var.

Güvenlik önlemlerini yetersiz görüyorlar, ülkemize gelir gelmez suç işlemeye başlıyorlar.

Cebinde çok az parayla gelip, zorda kalınca mecburen suç işleyenler de var.

Hem suç işlemeye gelenler hem de mecburen suça bulaşanlar için ciddi tedbirler alınmalıdır.

Kişilerin ne için geldiğini, kaç para taşıdığını, hangi adreste kalacağını, onlara kimin kefil olacağını belirlemek gerekmektedir.

Bunları yapmak o kadar zor olmamalı.

Çalışmaya gelecek olan insanlar için kriterler belirlenmeli, insanca yaşayabileceği konutlar, insanca yaşamını sürdürebileceği maaşlar verilmelidir.

Kimse personeline köle muamelesi yapmamalı, kafası kızdı mı çalışanını kapı önüne koyup da suça teşvik etmemeli.

Ülkemizde eğitim görmeye gelen üniversite öğrencileri için Eğitim Bakanlığı ile YÖDAK’ın bazı kriterler belirlediğini, işi sıkı tutmaya başladıklarını biliyoruz. Bu tür çalışmalar artmalıdır.

Bu arada yargımızın, mahkemelerimizin de ülkemizde suç işleyenler için caydırıcı ceza verme gayreti içinde olduklarını ve yasaların öngördüğü ölçüde ağır cezalar verdiğini görmek de sevindirici.

Yargıçların imkanları zorlayarak verdiği cezalar, Kuzey Kıbrıs’a suç işlemek için gelenlere, ülkenin zannettikleri kadar sahipsiz olmadığını göstermektedir.

Gazimağusa Ağır Ceza Mahkemesi’nin, ülkeye turist olarak giriş yapar yapmaz, ceplerindeki tüm parayı kumarda harcayıp, parasız kalınca hırsızlık için ev açan Azerbaycanlı Rashad Badalbaylı ve Rufat Guliyev’e 5’er yıl hapis cezası vermesi takdirle karşılandı.

Ev açma olaylarının bu kadar arttığı ve insanları infiale sürüklediği dikkate alındığında 5’er yıl hapis cezası oldukça yerindedir.

Geçen hafta içinde uyuşturucu ticareti yapan kişiye 10 yıl hapislik verilmesi de takdirle karşılanmıştı.

Yargının suçlulara caydırıcı cezalar vermesinin, başkalarının da bu işlere kalkışmasının önüne geçmesinin önemi büyüktür.

Tabii ki polise, yargıya bu kadar çok görev düşmeden suçluların ülkeye girmesi engellenmelidir. Önemli olan daha büyük hapishane yapmak değil, suçları azaltmaktır.

YORUM EKLE