Cenevre öncesi, Türklere neleri layık görüyorlar?..

Uzun bir aradan sonra, Kıbrıs sorunu BM’nin girişimleriyle nisan sonu yeniden masaya yatırılıyor. 5 +1 toplantısının 27-29 Nisan’da Cenevre’de gerçekleştirileceği açıklanırken, taraflar da hazırlıklarını sürdürüyor. Rum lider Nikos Anastasiadis, konferansa siyasi irade ve güçlü bir kararlılıkla katılacağını söyledi.

Sözünü ettiği kararlılığı Crans -Montana’da gösterseydi, Kıbrıs sorunu ile daha fazla uğraşmaya gerek kalmazdı. Ama o, Yunan heyetiyle birlikte müzakere masasını devirdi, valizlerini topladı ve uçak biletini de ayarlayarak Lefkoşa’ya döndü. Bunu BM de biliyor, AB de! Amaç üzüm yemek değil, bağcıyı dövmek… O nedenle Kıbrıs Türk tarafı ve Türkiye bu kez, Anastasiadis’in zamana oynama taktiğine ‘yeter’ diyecek alternatifleri de masaya koyacak.


Nitekim Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Kıbrıs’ta uzlaşı için yeni bir müzakere zemininin şart olduğunu söyledi. “Yarım yüzyılı aşkın bir süredir başarısız olan bir zeminde yapılan müzakere süreçleri artık geride kaldı. Gerçekçi bir zemin temelinde adil ve kalıcı bir uzlaşı mümkündür” diyen Tatar, iki devletin egemen eşitliğine ve işbirliğine dayalı yeni vizyonu gayrı resmi toplantıda paylaşılacağını belirtti. Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu da, 5+1’de taraflar arasında müzakere edilebilecek ortak bir zemin olup olmadığının tespit edileceğini söyledi. Cumhurbaşkanlığı Müzakere Ekibi Hukuk Danışmanı ve milletvekili Oğuzhan Hasipoğlu ise, adada federal çözüm için her şeyin yapıldığını, ancak Rumların tutumu yüzünden başarı sağlanamadığını vurguladı. Hasipoğlu “Federasyon olmuyorsa başka modeller konuşulmalıdır” şeklinde görüş beyan etti.


Bizim tarafın görüşleri hakkında bir kez daha bilgi sahibi olduktan sonra, bir de komşuya bakalım. Rum lider Anastasiadis’in partisi DİSİ’nin Genel Başkanı Averof Neofidu, Cenevre konferansı öncesi yabancı diplomatlarla yaptığı bir dizi temaslar sonucu, şöyle bir açıklama yapma gereği duydu:


“Türk askerinden, 1960 Garanti Anlaşmaları’ndan kurtulmak, Güzelyurt’u, Maraş’ı ve diğer bölgeleri geri almak, mülkiyet konusunu adil bir şekilde çözmek için Kıbrıslı Türklere siyasi eşitliği vermemiz lazım.”


Neofidu’nun bu çıkışına ‘günaydın’ demek lazım... Bunu bile Kıbrıslı Türklere layık görmeyenler, Kıbrıs Türk tarafının ve de Türkiye’nin kırmızı çizgilerini bile bile Güzelyurt, Maraş ve diğer bölgeleri geri almak kaydıyla sanki de lütufta bulunuyorlar. Yalnız bunlarla da kalmıyor, Garanti Anlaşmalarının lağvedilmesi ve Türk askerinin gitmesini de koşul olarak öne sürüyorlar. Sanki de bu ada sadece onlarındır da, Türklerin hiçbir hakkı yokmuş gibi bir davranış biçimi… Siyasi eşitlik zaten bu Kıbrıslı Türklerin de hakkı değil miydi?


Hal böyle iken, gel gör ki, Neofidu’nun bu açıklaması bile Rum kesiminde birilerini hop oturtup, hop kaldırmaya yetti. Başta fanatik ELAM olmak üzere; EDEK ve öteki partiler, Neofidu’ya veryansın ettiler. Irkçılığın dünyada ve özellikle Avrupa’da tırmanışından payını alan ELAM, “Kıbrıs’ı bu kadar kolay satabileceklerini sanıyorlarsa, kendilerine net cevabımız, cephemizi karşılarında bulacaklarıdır” açıklamasını yaptı. Kısacası, Kıbrıs’ın tek sahibi olarak kendilerini görmekte ve Türklere zırnık vermek niyetinde olmadıklarını dile getirmektedirler.


5+1öncesi adada durum bu iken, üstüne üstlük 3’üncü ülke vatandaşlarının güneyden kuzeye geçişlerinin yasaklanması da, insan haklarının Rum Yönetimince ayaklar altına alınmasının bir örneği değil midir? Hem de buna tevessül eden bir AB üyesi… Halkın Partisi Genel Başkanı Kudret Özersay, bu konudaki tavrın iyi niyetten yoksun olduğunu belirtti ve Cumhurbaşkanı ile Dışişleri Bakanı’nı göreve davet etti.


5+1 toplantısı öncesinde Kıbrıs’ta bunlar yaşanırken, Cumhurbaşkanı Ersin Tatar ve Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu’nun ekiplerine bu konuda çok iş düşmektedir. Cenevre’yi beklemeden bunların BM Genel Sekreteri’nin önüne konulması gerekir. Hatta Guterres’in Kıbrıs için atadığı geçici Özel Danışmanı Lute’u da bilgi sahibi kılmak gerek. Cenevre öncesi bu davranışların, toplantı havasını olumsuz etkilemekte olduğu vurgulanmalıdır.



 

YORUM EKLE

banner111

banner75