Çevre kirliliği ile mücadele için isabetli bir karar

Turizm ve Çevre Bakanı Fikri Ataoğlu, dün güzel bir haber verdi bizlere…

Gerçekten de duymak istediğimiz şeyleri söyledi sayın bakan...

En büyük sıkıntılarımızdan olan çevre kirliliğine bakanlığın kafayı taktığını ve bu konuda sonuç almak istediğini görüyoruz ve bu da bizi mutlu ediyor.

Artık bakan da hükümet de yasalarda revizyona gitmeden ve bu iş için bir ekip hazırlamadan, çevre kirliliği sorununun çözümlenemeyeceğini anlaşmış durumda.

Turistlerden gelen baskıyı, basının bu konudaki ısrarını, duyarlı kesimlerin istemini dikkate alan bakanlığın bazı farklı tedbirler için kolları sıvaması sevindirici.

Bakan Ataoğlu, çevre kirliliğinin önüne geçebilmek maksadıyla bakanlık hukukçusunun bir yasal değişiklik üzerinde çalıştığını,  meclis açıldıktan sonra yapılacak bir değişiklik ile Çevre Dairesi ve Turizm Bakanlığı’na bağlı iki ayrı ekibin sürekli devriye gezerek, çevreyi kirletenlere cezalar yazacağını açıkladı.

Çok isabetli bir karar… Gerçekten de mevcut yasalar bu konuda yeterli değil, düzenleme yapılması şarttı.

Herhalde bu yasayla birlikte oluşturulacak olan iki ayrı gezici ekip, temizliğin sağlanmasında etkili olacak. Çünkü bu ekipler, devriye yaparak, çevreyi kirletenleri cezalandıracak.

Bakan çok fazla ayrıntı vermedi ama umarız bu yasal düzenleme ile ceza miktarları da artırılır, daha caydırıcı olur…

Ataoğlu, yapılacak yasa değişikliği sonrasına görev paylaşımının getirileceğini, yerel yönetimler ve polisle de çevreyi kirletenlere ceza yazma konusunda görev paylaşımı yapılacağını belirtti.

Bu da isabetli bir karar… Tüm temizlik görevi Çevre Dairesi’ne bırakılmamalı, yerel yönetimler ve polis de buna katkı koymalı.

Anlaşılan bu konuda da düzenleme oluyor.

Hatta bakanlık çevreyi kirletenlerin cezalandırılması konusunda yerel yönetimlere bir de cezb edici katkı yapacak.

Bakan Ataoğlu, cezadan elde edilen paranın bir katkı olarak cezayı yazan belediyede kalacağını söyledi.

Güzel bir karar… Yerel yönetimler vereceği hizmetin karşılığını da almış olacak.

Bakan, şu anda yapılan temizlik çalışmalarının pek bir işe yaramadığını, kısa süre sonra aynı yerlerin çöplüğe dönüşmesini hayal kırıklığıyla gördüklerini söylüyor.

Sanırız bu işin artık uyarıyla, nasihatle olmayacağını bakanlık yetkilileri de görmüş oldu.

Turistlerin KKTC’de en çok çevre kirliliğinden şikâyetçi olduklarını vurgulayan Bakan Ataoğlu, Çevre Dairesi’nin sivil toplum örgütleriyle birlikte temizlikle ilgili yaptığı ciddi çalışmalar sonrasında hâlâ aynı noktada olunduğunu görmenin üzüntü verici olduğunu belirtti.

Evet maalesef topluma bu bilinç kazandırılamadı, artık ceza yazmak, çevreyi kirletenlerin canını yakmak şart oldu.

Bakan Ataoğlu, şu an çevre konusunda ceza yazma yetkisine sahip personelin 24 saat hizmet veren “Alo 123’e” gelen ihbarlarla ilgili yaptığı denetim sonucunda ceza yazdıklarını belirtti ama belli ki çok daha fazlası gerekiyor.

Bunun da yapılacak yasal düzenleme ile sağlanacağını tahmin ediyoruz.

Bakan Ataoğlu’nun bu söylediklerinin sözde kalmamasını, bakanlık hukukçusunun yasal düzenlemeleri bir an önce bitirmesini, meclis açılır açılmaz bunların görüşülmesini ve kısa zamanda yasallaşmasını dileriz.

Bazen yetkililer bir şeyler söyler ama lâfta kalır. Bunların lâfta kalmamasını temenni ederiz.

Eğer gerekli yasal düzenleme yapılırsa da yasanın uygulanması için ısrarlı olunmalı, devriye ekipleri kimsenin gözünün yaşına bakmamalı.

Çevre kirliliği konusunda kimseye kıyak yapılmamalı, kimse kayırılmamalı, ne tanıdık, ne partili bağışlanmalı, aksi takdirde yaptığınız düzenleme ya da çalışmalar sonuç vermez.

Merakla gerekli düzenlemelerin yapılmasını, ekiplerin oluşturulmasını, cezaların yazılmaya başlanmasını bekliyoruz. Bu konuda bakanlığın destekçisi olacağız…

YORUM EKLE