Çevreyle ilgili yasal düzenleme yapılacak mı?

KIBRIS Gazetesi, çevre konularında hassastır…

Çevreye duyarlı olmayanlara zaman zaman sert eleştiriler yapıyoruz.

Çevreyi korumakla yükümlü olanları da görevlerini layıkıyla yerine getiremiyor diye kınıyoruz.

Doğamızı, çevremizi korumamız gerektiği konusunda ısrarlıyız.

Çevreyi katletmenin, geleceğimizi katletmek anlamına geldiğinin bilincindeyiz.

Çevrede, doğamızda yaptığımız tahribat nedeniyle, “doğal afetlere” karşı daha korumasız hale geldik.

Çevreye duyarlı kesimlerin yaptığı açıklamalar, eylemler, kınamalar fayda etmiyor.

Çevre temizliği yapan örgütlerdeki kişiler, sürekli olarak başkalarının kirlettiklerini temizlemekten kendilerini enayi gibi hissetmeye başladı.

Medyanın sıkça çevreyi konu alan haberler yapmasını, eleştirilerde bulunmasını da sanki kimse takmıyor gibi… Bu durum, gerçekten de üzüntü vericidir.

Turizmde başarı elde eden ama çevre konusunda yetersiz kalan Turizm ve Çevre Bakanlığı’na da yüklendik.

Turizm ve Çevre Bakanı Fikri Ataoğlu, eleştirilere cevap vererek, “çevreyi kirletenlere ciddi para cezalarının yolda olduğunu” açıkladı.

Turistlerden çevre kirliliği konusunda çok şikayet aldıklarını belirten Ataoğlu, ülkemizdeki çevre kirliliğinin farkında olduklarını ve bunun için yasal çalışma başlattıklarını söyledi.

Evet, Sayın Bakan turistlerden şikayet aldıklarını söylüyor.

Biz vatandaşlar anlatamadık, belki turistlerin şikayetleri etkili olur.

Yani illa ki turistler mi şikayet edince duyarlı olacağız, bizi rahatsız etmiyor mu kirlilik?

“Kirliliğin farkındayız” diyor Sayın Bakan… E yani bir de farkında olmasaydınız.

Tabii ki farkında olacaksınız… Öyleyse acilen gerekenleri yapın…

Ataoğlu, çevre konusunda önlemler alacaklarını, çıkarılacak yeni bir yasayla polislere ve yerel yönetimlere ceza yazma yetkisi vereceklerini belirtti.

Bakan Ataoğlu, çevreye çöp atmanın cezasının da ciddi rakamlara yükseltileceğini vurguladı.

Evet, cezalar yetersiz olduğu için yasal düzenleme gerekiyor.

Cezaların artırılmasını olumlu buluyoruz…

Bakanlık her yere ulaşamayacağı için polise ve yerel yönetimlere ceza kesme yetkisi verilecek olması da olumludur.

Yerel yönetimlerin yazdığı cezaların parasının kendilerine belediyelere kalacak ve bundan bir gelir sağlayacak olmasının teşvik edici olacağına inanılıyor.

Bize göre de teşvik edici olabilir ama belediyelerin bu cezaları kesmesinin, gelir getireceği için değil, ülkenin selameti için olacağını düşünmesi daha anlamlıdır.

Sayın Bakan, cezanın hoş bir durum olmadığını fakat artık buna mecbur kaldıklarını belirtiyor.

Biz de diyoruz ki; “Çevreye acımayana siz de acımayacaksınız…”

Bu konuda yufka yürekli olmamak lazım…

“Herkes bilsin ki artık çevreyle ilgili bir kusur işlediği zaman, çok ciddi para cezasıyla karşı karşıya kalacak” diyen Ataoğlu, turistlerin adamızdan mutlu ayrılmasının elimizde olduğunu da belirtti.

Anlıyoruz, Sayın Ataoğlu, turizmden sorumlu bakandır ve çevreyi hep turistler açısından düşünüyor.

Elbette ki turizm için çevre çok önemlidir ama ilk önce bu ülke için, geleceğimiz için önemlidir.

Yalnızca turistler memnun kalsın diye değil, bunu arzu eden halkımız için de, temiz bir ülke yaratmak için de istemeliyiz. Dediğimiz gibi çevreyi katletmek, geleceğimizi katletmektir.

Umarız Sayın Bakan’ın söylediği yasal düzenleme çok gecikmez. Umarız Sayın Bakan düşündüklerini ve vaat ettiklerini yapar, kimseye acımadan, ayrım yapmadan cezalar kesilir.

Bu konuda kendisine sonsuz desteğimiz olacak ancak, hiçbir şey olmaz ve çevre yine katledilirse, her taraf pislik içinde kalırsa karşısında bizi bulacak…

YORUM EKLE