CMC sorunu çözülür mü?

Ülkemizde çözemediğimiz sorunlardan söz etmiştik dün…

Bu sorunların fazla olduğunu vurgulamıştık.

Bazı sorunların çözümlenemeyeceği hissini taşıdığımızı da söylemiştik.

Evet bu ülkede bazı sorunların sonsuza kadar süreceği hissi var içimizde.

Özellikle çevre konusunda; çevre temizliğini sağlayamayacağımızı, çevre katliamlarının üstesinden gelemeyeceğimizi düşünüyoruz.

Bugüne kadar yaşadıklarımız böyle düşünmemize neden oluyor.

İşte size bir çevre katliamı daha; Lefke’deki Kıbrıs Maden Şirketi (CMC) sorunu…

Gazetemizin dünkü sayısında manşetti…

Bir tekrardı aslında o haber, bir hatırlatma…

Bilinmeyen bir şey yoktu yazdıklarımızda, yalnızca unutmuş olanlara “bu sorun burada duruyor” demek istedik.

Yıllardır bu ülkeyi yönetenlerin tavrı “bu sorunla yaşamaya alışacaksınız, yapacak bir şey yok” tavrıdır…

Tabii ki açık açık böyle söylemiyorlar ama hiçbir şey yapmayarak, ya da yapmayı beceremeyerek, dolaylı olarak bize yukarıdaki sözü söylüyorlar.

Geçmişte bazı siyasiler kendini o kadar kaybetmişti ki, “Nasıl olsa oralarda CMC var, petrol depolama gibi kirli yatırımları o bölgede yapabiliriz” bile demişti.

Yani o bölgede yaşayanları gözden çıkarmış gibi…

Kim bilir kaç kez haber oldu CMC?

Kim bilir kaç gazetenin ön sayfasında yer aldı, manşet oldu?

Kim bilir kaç gazeteci haber yaptı bu sorunu, kaç köşe yazarı yazdı?

Kim bilir kaç televizyon programında konuşuldu?

Kim bilir kaç kişi yüksek lisans veya doktora tezi yaptı CMC’yi?

Kim bilir kaç fotoğraf sanatçısı oralardan ilginç kareler almıştır?

Kim bilir kaç kişi çözüm önerisinde bulundu?

Tüm gazeteciler, meslek yaşamında en az bir kez CMC haberi yapmıştır, o uzayı andıran fotoğraflardan çekmiştir.

Mars’ı kimse görmedi ama Mars fotoğrafları diye sunulan şeyleri görenler, ilk kez CMC’ye gittiğinde kendisini Mars’ta sandı.

Manzaraya tanık olan herkes dehşete kapıldı…

Dehşete kapılmamak elde değil...

Maden çıkarılan iç bölümler başka bir dehşet, yağmur yağdığında oralardan aşağıya akan suların deniz üzerinde yarattığı koyu kahverengi (kimine göre kırmızı) görüntü ise bambaşka bir dehşet…

Bölge halkı, artan kanser vakalarını CMC’ye bağlıyor ve çok korkuyor.

Bazı şirketler geldi, burada çalışma yaptı, sözde temizlik çalışmaları gerçekleştirildi ama sonuç hiç değişmedi.

İstenen noktaya gelinemedi…

Yani kanser korkusu yeni değil, bölge halkı yıllardır aynı korkuları yaşıyor, buradaki kirliliğe vücutlarının dirençli olması için dua ediyorlar.

CMC çöplüğünden, kirliliğinden, sağlığa yönelik yarattığı tehlikelerden, tehditlerden kurtulmak dünyanın en zor işi midir?

Tabii ki dünyanın en zor işi değildir CMC’yi temizlemek ama eğer bu mesele KKTC’deyse çok zordur… Hem de çok zor…

Henüz kişilerin yere çöp atmasını, şirketlerin ovalara kamyon kamyon çöp dökmesini engelleyemeyen bir devlet CMC sorununu nasıl çözsün?

Böyle düşünmekte haksız mıyız acaba?

YORUM EKLE