Çocuklar sayesinde bir nebze de olsa olumsuzluklar gidiverdi

Bir ‘23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı daha kutladık. Çocuklar söylemleriyle, şarkılarıyla, oyunları ve duygularıyla büyüklere ders verdi diyebiliriz.

Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, 21. Uluslararası 23 Nisan Çocuk Şenliği’ne katılan misafir ekiplerden çocuklarla görüşmesinde, çocukların dünya dili konuştuğunu belirterek, “Çocukların dili en güzel dil; çünkü barış dili” dedi. Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün, çocuklara armağan ettiği bu bayramın çok anlamlı olduğunu ve sadece Türk çocuklarına değil, dünya çocuklarına da armağanı olduğunu söyleyen Akıncı, “hem yurtta hem dünyada barış, hele içinden geçtiğimiz bu dönemde en büyük ihtiyaçlardan biridir. Geleceğin huzur ve barış içindeki dünyasını siz çocuklar kuracaksınız. Öyle ümit ederim ki, sizler ve sizlerden sonra gelecek kuşaklar daha güzel bir dünyada yaşayacaklar” şeklinde konuştu.

Bu arada Cumhurbaşkanlığı’nda çocuklara “Haklarımı Biliyorum’ adlı çocuk kitabı dağıtılırken, Meclis Başkanı Teberrüken Uluçay da, egemenlik haklarından asla vazgeçilmediğini belirtti.

Gün nedeniyle çeşitli mesajlar yayınlanırken, Maliye Bakanı Serdar Denktaş, “Onlar bizim geleceğimiz, devletimiz onlara emanet” dedi. Belediyeler Birliği Başkanı Mahmut Özçınar, çocuklardan ‘yarınımızın teminatı’ diye bahsederken, Girne Belediye Başkanı Nidai Güngördü de, yaşanılır ve adaletli bir dünya bırakma sorumluluğunda olduklarını ifade etti.

Diyeceğimiz o ki, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı nedeniyle çocuklar bize olumsuzlukları unutturdu ve dolaylı da olsa uyarılarda bulundular. “Umutsuzluğa kapılmaya gerek yok” dediler.

Onların sözlerine kulak verilse, ki verilmelidir; dünya düzeni ne de güzel olur diye düşünüyoruz. Geleceğin yöneticileri çocuklar, o altın kalpli yürekleriyle büyüklere seslenirken, inanın rahatsız olmakta, “Siz neyin peşindesiniz?” dercesine sorgulamakta, izahat istemektedirler.

Dün de bu sütunda vurguladığımız gibi, dünyada milyonlarca çocuk açtır, susuzdur, barışa ve huzura özlem duymaktadır. Fakirliğin, yokluğun pençesinden kurtulamayan ve aileleriyle birlikte gözyaşları içinde ülkelerini terk etmek zorunda kalan çocuklar neye uğradıklarının şaşkınlığı içindeler. Psikolojik yıkım yaşamlarının bir parçası haline gelmiş bulunuyor. Gene de binlercesi, onlar kadar şanslı değil. Ya yollarda perişan oldular, ya da balıklara yem!

Ülkede soygun, cinayet, darp, tecavüz, kundaklama, taciz olaylarının tırmanış gösterdiği günümüzde, gerçeği ifade etmek gerekirse, çocukların şenlikleri, yaşanan olumsuzluklara kalın bir perde çekti diyebiliriz. Önemli olan da, o perdeyi kaldırmamak, daha da sağlamlaştırmak, huzur dolu sürdürülebilir bir düzeni sürekli kılabilmektir. Bunu başarabilmenin yolu da, bıkmadan ve usanmadan çalışmak, fedakârlıklarda bulunmaktan geçmektedir.

Bunları yazarken bir an için Dr. Küçük’ün zamanında sıkça kullandığı ‘Geceyi gündüze katarak çalışma’ sözünü anımsadım. ‘Birlik ve beraberlik’ yanında, en fazla kullandığı sözlerden biriydi.

Çocukların etrafı şenlendirdiği bu dönemde, büyükler de sorumlulukların bilincine vararak, çocuklara daha iyi ve daha güzel, refah ve huzurlu bir yaşam sağlamaları kaçınılmaz bir görevdir. Geleceğin büyükleri, yöneticileri ebette bu günün eksik ve aksaklıklarını, olumsuzlukları, kabul edilemeyecek durumları not etmekte ve onları bilgi dağarcıklarına aktarmaktadırlar. Bu bakımdan onlara kötü değil, fakat iyi örnek olmak zorundayız!

Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk, onlara 23 Nisan’ı ‘Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’ olarak boşuna mı armağan etmişti… 19 Mayıs’ı Türk gençliğine boşuna mı armağan etmişti?..

***

Hafızoğlu ve Doğanay, Ulusal Egemenlik Ve Çocuk Bayramı’nda toprağa verildiler

Tanınmış simalardan, değerli işadamı Öcal Hafızoğlu 23 Nisan tarihinde yaşama veda ederek, aynı gün Lefkoşa Mezarlığı’na dualarla defnedildi. Arzu Hanım’ın kıymetli eşi, Asiye-Ogün Uğursev ile Mehmet-Meltem Hafızoğlu’nun sevgili babaları ve Mila Hafızoğlu’nun dedesi Öcal Hafızoğlu’nun vefatını tüm dost, akraba ve sevenleriyle paylaşan ailesi, mekanının cennet olmasını temenni ettiler.

Bu arada Ozanköy’ün sevilen çınarlarından, Salih Doğanay’ın sevgili eşi Gökcen Doğanay dün Ozanköy’de defnedildi.  Oğlu ve gelini Ali-Iraz Doğanay, kızı ve damadı Ayşe-Ziya Uludağlı, torunları Gökcen, Görkem Doğanay, üzüntülerini dost, akraba ve sevenleriyle paylaşarak, rahmet dilediler.

Kıbrıs Vakıflar İdaresi ile Vakıflar ve Din İşleri Dairesi Emekliler Derneği de, Vakıfların eski Müdür Muavini ve dernek üyesi Turgut Ersoy’un vefatı nedeniyle taziye mesajı yayınlayarak, Allah’tan rahmet, yaslı ailesi ve dostlarına başsağlığı dileklerinde bulundular.

YORUM EKLE