Çocuklarımızı zararlı alışkanlıklardan koruyamıyoruz

Çocuklarımızı zararlı alışkanlıklardan korumakta da sıkıntı çekiyoruz. Onca sorunumuz içinde çocuklarımıza yeterince zaman ayıramamak, sorunlarını çözememek önemli bir sıkıntı.

Ülkemizde, sigara, alkol ve uyuşturucu gibi madde kullanma yaşı çok aşağılara düştü.

Aileler endişeli... Ebeveynler, çocuklarını, bu zararlılardan nasıl koruyabileceğini bilemez hale geldi.

Bazı durumlarda profesyonel destek almak şart, hatta devlet de bazı hizmetler veriyor ama halkımızın çoğu bunun farkında değil. Sanırız ailelerin bu konularda bilinçlenmesi için daha çok çalışma yapmak gerekiyor.

KKTC genelindeki 75 devlet ve 2 özel ilkokuldan 2 bin 345 beşinci sınıf öğrencisinin katıldığı, California Healthy Kids anketi temel alınarak hazırlanan anketin sonuçlarına göre, sigarayla ilkokul çağında tanışan öğrencilerin özellikle meraktan sigara içmeye başladığı saptandı. İşin kötü tarafı, bu çocukların ailelerinin de yüzde 63,5’inin sigara içtiği tespit edildi. Yani çocuklar anne- babasının alkol ve sigara kullandığını görüyor, ebeveynler çocuklarına körü örnek oluyor. Çocuklar, ailelerinin yaptıklarını “doğru şeyler” olarak görüyor. Ülkemizde en çok kullanılan psikoaktif (uyuşturucu) maddenin ise alkol olduğu bildirildi.

KIBRIS’a konuşan Sosyal Hizmetler Uzmanı Barış Başel, çocukların ilk eğitimcilerinin aile ve aile bireyleri olduğuna işaret ederek, sigara kullanımı olan çocuklara ailenin göz yumması halinde devamının alkol ve uyuşturucu ile geleceğini kaydetti.

Bütün sorunların başının “sevgisizlik” de olabileceğini belirten Başel, “Eğer çocuk, aile içi fiziksel veya sözsel şiddete maruz kalırsa, yine kötü alışkanlıklara yol açabilecek bir durum olur” diye konuştu. Ailelerin, çocuklarını, tombala gibi oyunlara götürmesinin ise bir başka kötü alışkanlık olan kumara yol açabileceğini ifade eden Başel, “Bu ortamlarda sigara da içiliyor, çocuklar ise bundan kötü etkileniyor” dedi.

Yani zararlı alışkanlıklarla ilgili ailelerin duyarsız, tedbirsiz davranması ya da göz yumması, gelecekteki olası felaketin kapılarını açmak gibi bir şey…

Kıbrıs Yeşilay Başkanı Ayşe Gökyiğit de sigara, alkol ve uyuşturucu maddeden korunmak amacıyla çocuklarla küçük yaşlardan itibaren güçlü bir ilişki geliştirilmesi gerektiğini ve kuvvetli bağlar oluşturmaya gayret edilmesi gerektiğini söyledi. Gökyiğit, “Bunun için de çocuklarınızla her gün düzenli sohbet etmeyi âdet hâline getirin” diye konuştu.

Çocuklara karşı objektif olup, onları yargılamadan, suçlamadan dinlemeye gayret edilmesi gerektiğini dile getiren Gökyiğit, “Çocuklarınızla kurduğunuz iletişimin sadece onları azarlamak, eleştirmek veya tavsiye vermekten ibaret olmamasına özen gösterin ve birlikte yeterli zaman geçirin ve kendilerini hayatınızın bir parçası olarak hissetmelerini sağlayın” dedi.

Prof. Dr. Mehmet Çakıcı da ülkemizde eğitim alan öğrencilerin, sigara, alkol ve uyuşturucu maddeden uzak durabilmesi amacıyla 2000 yılında eğitim programlarının hazırlandığını, programların 2015 ve 2016’da revize edildiğini ve bu programın okullarda birer saatlik 15 ders halinde verilmesi gerektiğini kaydetti.

Çocuğunu bu kötü alışkanlıklardan koruyabilmesi için ailelere verilmek üzere ayrı bir eğitim programının oluşturulması gerektiğini belirten Çakıcı, “Bu sayede ailelerin çocuklarını bu maddelere bulaşmadan müdahale edebilecek veya bulaşması halinde ise evlatlarına nasıl bir davranış sergileyeceklerini öğrenecekler” dedi.

Uzmanlar, güzel görüşler ortaya koyuyor, faydalı öneriler yapıyor, geriye bunları uygulamak kalıyor. İşte bu noktada devletin de yardımcı olması gerekiyor. Toplumun geleceği olan çocuklarımızı bugünden korumalıyız ki geleceğimizle ilgili endişe içinde olmayalım. Ancak şu anda bunu tam içselleştirmiş, anlamış gibi değiliz.

Sivil toplum örgütleri ile medyanın bu konuda ısrarlı olması, hem aileleri hem de devleti harekete geçirmesi, tedbirler alınması için üzerlerinde baskı kurması şarttır. Oturup da “Neler oluyor bize, gençlik elden gidiyor” diye ağlamaktansa tedbir almak daha iyi değil midir?

 

 

YORUM EKLE