Çözüme yakın değil, uzak bir mesafedeyiz!

Sn. Birikim Özgür, “Gezici raporu bilimsel değil, ticaridir” dedi. Görüşüne saygı duyarız. İster bilimsel olsun, ister ticari olsun, ortaya çıkan bazı rakamlar, yüzdelikler vardır. Bize göre, onları değerlendirmek zarar değil, yarar sağlar. Hele olası Cumhurbaşkanı adayları ile ilgili yüzdelikler dışındaki sonuçlara bakacak olursak, bu güne kadarki anketlerde ortaya çıkan sonuçlarla ‘üç aşağı beş yukarı’ uyum içinde olduğu görülmektedir.

Mesela Kıbrıs sorununa bir çözüm bulunabileceğine inananların sayısı giderek azalıyor. Araştırmaya katılan halkın, Kıbrıs’ta Türk ve Rum tarafları arasında bir anlaşma olacağına inanıp inanmamasına ilişkin dağılım incelendiğinde, yüzde 13.2’si inandığını ifade ederken, yüzde 82.6’sı inanmadığını belirtiyor. Yine araştırma sonuçlarına göre, Kıbrıs Türk halkı, Rum tarafının çözüm istediğine inanıp inanmamasına ilişkin dağılım incelendiğinde yüzde 7.8’i inandığını ifade ediyor, yüzde 87.1’i de inanmadığını belirtiyor.

Bu sonuç da gayet normal değil midir? Güney Kıbrıs’ta yapılan anketlerin sonuçlarında da, Rum halkının çoğunluğu çözüm olacağına inanıyor mu? İnanmıyor! Bu da gösteriyor ki, her iki halk da Ada’daki gerçek durum dikkate alınarak, adil, kalıcı ve barışçı bir çözüm şu sıralar mümkün değildir. Gerçekçi olmak gerekirse, özet olarak çözüme yakın değil, fakat uzak bir mesafedeyiz.

Bu gerçekler ışığında ‘Kıbrıs sorununa nasıl bir çözüm önerisi getirilmelidir?’ sorusuna halkın yüzde 78.6’sı iki ayrı devletli çözüm olmalı yanıtı verirken, yüzde 16.3’ü Rumlarla federasyon oluşturulmasını savunuyor, yüzde 5.1’i de konfederasyon öneriyor.

Aslında Rumlarla federasyon isteyenlerin yüzdeliği daha yüksek olabilir, ama biz yine de söz konusu anket sonuçlarını baz alıyoruz.

Türkiye’nin garantörlüğü ve Türk askeri varlığı konusunda ortaya çıkan yüzdelikler de daha önceleri yapılan kamuoyu yoklamalarıyla benzerlik arz ediyor. Araştırmaya katılan halkın, Türkiye’nin garantörlüğü konusunda ne düşündüğüne ilişkin dağılım incelendiğinde, yüzde 83.2’si aynen devam etmesi gerektiğini ifade ederken, yüzde 3.7’si iptal edilmesini, yüzde 3.9’u da AB ve BM’nin garantör olması gerektiği görüşünde.

Özetle şu %3.7 ve 3.9’luklar, Rum tarafıyla tıpatıp aynı görüşte. Ayrılıkları gayrılıkları yok! Kıbrıslı Türkler toplu mezarlara gömüldüğünde şu AB ve BM’nin ne yaptığını onlar da bilmiyor mu? Pek ala biliyorlar. Hatta Avrupa’nın göbeğinde, Bosna’da Srebrenitsa’da bir gecede 9 bine yakın Müslüman Boşnak’ın Avrupalı komutanın onayıyla katledildiğini bilmiyorlar mı? Onu da biliyorlar da, onlar ‘Varsın Türk’ün istediği olmasın, Rum’un istediği olsun’ şarkısını o kadar çok sevmişler ki, dinleye dinleye bitiremiyorlar.

Allah bol dinlemeler eylesin!

Araştırmaya katılanların, Türk askerinin adadan gitmesini isteyip istememesine ilişkin dağılım incelendiğinde, yüzde 9.2’si istediğini ifade ederken, yüzde 85.5’i istemediğini ve yüzde 5.3’ü kararsız olduğunu belirtiyor.

Türk askerini istemeyen, gıcık olanların ne istediklerini ortaya koymaları da gerekmez mi? Ancak ankette öyle bir soru sorulmuş değil! BM’nin askeri (Barış Gücü) denendiğine, AB’nin de askeri olmadığına göre, acaba Fransız askeri mi istiyorlar da, dilleri bir türlü varmıyor?

Her şey bir yana, Ada’daki Türk askeri varlığından dolayı Kıbrıs her iki yakasıyla 46 yıldan beri barış adasıdır, istikrar unsurudur. Barış Harekâtı öncesi dönemde ENOSİS sevdalıları ‘Köpeksiz köy bulup değneksiz dolaşırlardı.’ Ama artık yağma yok! Bu nedenle Kıbrıs Türk halkının ezici çoğunluğu hem Türkiye’nin garantisinin devamını hem de Türk askeri varlığının adada kalmasını istemektedir.

***

Asırlık çınar Meryem Derya

Avtepe’de dualarla defnedildi

Avtepe, eski adıyla Aysimyo’nun asırlık çınarı, tanınmış simalardan Ahmet Derya’nın annesi ve CTP Milletvekili Doğuş Derya’nın da nenesi, ailenin asırlık çınarı Meryem Derya dün kendi köyünde dualarla son yolculuğuna uğurlandı. Meryem Hanım çok sayıda torun ve torun çocukları sahibi ve bölgenin sevilen, sayılan simalarındandı.

Hayatta olan evlatları Vicdan ve Ayer Derya, Elif-Mehmet Yıldırım, Ahmet-Onur Derya, Ayşe-Mehmet Elkuvvetli, Leyla-Mehmet Ulubatlı, Murat-Düriye Derya ile torunları ve torun çocukları, anneleri ve koca ninelerini her zaman kalplerinde yaşatacaklarını söylediler.

Öte yandan Ercan Güvenlik Amirliği, kıymetli arkadaşları, herkes tarafından sevilen iyi insan Özalp Mustafa Reis’in ölümünden duyulan derin üzüntüyü ifade ederek, merhuma Ulu Tanrı’dan rahmet, acılı ailesi ve sevenlerine başsağlığı, sabır ve metanet diledi.

Bu arada Çamlıbel Aysun İlkokulu Ailesi, okul öğretmenlerinden İpek Özbilgili’nin çok değerli babası Polat Yaşar’ın vefatından duyulan üzüntüyü dile getirdi, merhuma Allah’tan rahmet, acılı ailesine ve yakınlarına başsağlığı temenni etti.

Diğer yandan eski bakanlardan ve TMT’nin eski serdarlarından Erol Kazım Andaç için ailesi tarafından dün kendi evinde mevlit okutuldu. Silah arkadaşlarından İlter Kırmızı ise, Erol Kazım’ın topluma verdiği önemli hizmeti olduğunu, devleti yönetenlerin bunları unutmaması gerektiğini söyledi, merhuma Allah’tan rahmet diledi.

YORUM EKLE

banner107

banner96