Darbe, akılların kenarından bile geçmemeli…

   Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde verilen kurtuluş savaşı tarihi değeri evrensel olan büyük bir başarı, çok büyük bir zaferdir.

   Üç yıl sonra Türkiye Cumhuriyeti, 100. Yıldönümü’nü yaşayacak.

   Bir asırlık geçmiş.

   Yüzüncü yılına yaklaşırken Türkiye Cumhuriyeti, bütünlüklü olarak hatırı sayılır yol almıştır.

   Ölçülebilen değerler bakımından Türkiye, dünyanın en gelişmiş ülkeleri arasında yerine alma yolunda ilerliyor.

   En başta ekonomi, sağlık ve ülke alt yapısında hızla ilerlenirken, demokrasi bir türlü arzulanan gelişme ivmesini yakalayamamıştır.

   Türkiye Cumhuriyeti’nde demokrasi gerçek anlamıyla özümsenememiştir.

   Böyle olduğu için darbeler, darbe girişimleri, akıllarda darbe hazırlıkları hiç eksilmedi.

   Türkiye Cumhuriyeti, henüz 37 yaşındayken 1960’ta ilk darbeyle tanıştı.

   O günün koşullarında 27 Mayıs darbesine, DEVRİM bile denildi.

   Yıllarca da bayram olarak kutlandı.

   Kıbrıs Türk Toplumu da darbeyi sorgulama yerine, DEVRİM diye sahiplendi. Demokrat kabul edilen insanlar 27 Mayıs Hürriyet Kulübü diye oluşumlar bile yarattı.

   1980 darbesi, Devrim diye yutturulamadı.

   Darbenin gerçek yüzüyle çok daha yaygın olarak Türkiye, 1980 darbesiyle yüzleşti.

***

   Darbe, akılların kenarından bile geçmemeli…

   Askeri darbeleri kolaylaştıran, karşılarında direncin olmamasıdır.

   Dört yıl önce 15 Temmuz 2016’daki darbe girişiminde Erdoğan ve arkadaşlarının direnmeyi tercih etmesi, halkın sokağa dökülmesi, tankların üzerine yürekli bir şekilde yürümesi, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin önemli bir bölümünün darbecilerin safında yer almaması, kalkışmacıları yenilgiye uğratmıştır.

   KKTC’de de görev geçmişi olan, dönemin Özel Kuvvetler Komutanı Korgeneral Zekai Aksakallı’nın darbe girişimcilerine karşı savaşarak, TSK’nin Bordo Bereli Birliği’ne sahip çıkması darbenin kaderini değiştirmiştir.

***

   Darbelere bakış açısı, demokrasi kültürünün göstergesidir.

   Darbenin hedef aldığı sivil iktidarının niteliği, darbe girişimine asla haklılık gömleği giydirmez.

   1960 darbesini Devrim gibi görme yanılgısına düşen 60 yıl önceki Kıbrıs Türk Toplumu, 15 Temmuz 2016’da darbe girişiminde aynı yanlışa düşmemiştir.

   Türkiye’de darbe kalkışmasına karşı elde edilen başarıyı zaman kaybetmeden kutlayan, girişimi, daha girişim devam ederken karşı çıkan, Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’dan başlayarak, tüm kesimleriyle Kıbrıs Türküdür.

Kalkışmanın bastırılmasından sonra 18 Ağustos 2018’de15 Temmuz darbe girişimine yönelik Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ne ikinci destek ziyaretini KKTC Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı yaptı.

   O ziyareti Türkiye medyası, Erdoğan’ın açıklamasından alıntı yaparak, “Diğer dost ülkeler örnek alsın” başlığıyla duyurmuştu.

  Akıncı, o Ankara ziyaretinde Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne yaptığı ziyaret sırasında söylediği şu sözler de Kıbrıs Türk halkının duygularını aktarmaktı: "Türk halkı, tankların karşısında göğüs gererek, can vererek, kan akıtarak demokrasisine sahip çıktı. Biz de Kıbrıs Türk halkı olarak bunu gururla izledik. Bir daha bu acılar yaşanmasın."

YORUM EKLE

banner75