DAÜ’nün seçimi

   Küresel salgına dair, normalleşme adımları devam ederken, gündem de değişiyor.
   Hayat akışımız içinde durdurduğumuz, ertelediğimiz her ne varsa, günü geldiğinde, yeniden devam edecek.
   Günü geldiğinde, ertelenen Cumhurbaşkanı seçimi yapılacak, henüz çalışmaya başlatılmayan sektörler, çalışmaya başlayacak, mutlaka eskisi gibi olmayacak, bırakılan yerden, bırakıldığı gibi başlanmayacak, fakat bir yerden, yeniden sürüp gidecek.
   Sonra bir bakacağız ki zaman geçmiş, bugünler, elbette izleri kalarak, yerini, yeni doğan günlere bırakacak.
   Birçok konu, hiç hesapta olmadan, yarım kaldı, ertelendi.
   Bunu yazının girişinde de söyledim.
   Doğu Akdeniz Üniversitesi’nin planlanan rektör seçimi de mevcut koşullardan nasibini aldı ve ertelendi.
   DAÜ’nün önemini, konumunu, anlatmaya gerek yok.
   Ciddi bir darbe alan ve krize yakın duran üniversite sektörünün, bir yandan devamlılığı, kaliteyi sağlama mücadelesi vermesi gerekirken, bir yandan da, kendi içinde tartışma yaratmaması gerek.
   Bu düşünce sektörün genelinde geçerli iken, DAÜ özelinde de bir başka öneme sahip.
   Tartışmasız, şeffaf, kurumsal çıkarın ön planda olduğu bir seçim yapılmalı.
   Herkesin aynı düşüncede olduğundan şüphem yok.
   Vedat Yorucu’yu yıllar öncesinden tanırım.
   Ekonomist kimliği ile daha önceleri TV programları ve röportajlar yaptım.
   Enerji konusundan, ülke ekonomisine kadar, pek çok konuyu, tartıştım, konuştum.
   Prof. Dr. Vedat Yorucu, DAÜ rektörlüğü için aday olan, altı isimden biri.
   Diğer adaylarda birbirinden değerli, donanımlı, vizyon sahibi insanlar.
   Vedat Yorucu ’ya, DAÜ’ nün ertelenen seçimini, adaylığını ve seçime yönelik tartışmaları sordum.
   “ Bizlerin ortak kaygısı, DAÜ’dür. Üniversitemiz, bütçe sızıntıları ve krizi içindedir. Üniversiteyi bu durumdan kurtarmak için önce ekibimi, sonra projelerimi hazırladım ve ona göre aday oldum.
   Bütçe performansına baktığım zaman, birçok noktada tasarruf yapılabileceğini görüyorum. Bazı noktalarda savurganlık görüyorum. Müteahhitlik, mal ve hizmet alımı, burs ücretleri, sermaye giderleri, bu kalemler oldukça yüksek. Bu kalemlerden ciddi bir tasarruf yapılabilir.
   Hedef, ayakları yere basan, sürdürülebilen bir bütçe ile güçlü bir kurum yaratmak.
   Eski rektörümüz ayrılınca, seçimin duyurusu yapıldı. DAÜ yıllardır, kendi demokrasisi içinde, kendi seçimini yapıyor. Rektör adayı saptama komitesi var. Komite seçimin yapılacağı kuralları belirler. Aldığı kararlar var. Bu kararlar içinde seçimin nasıl yapılacağı, oyların nasıl kullanılacağı belirtildi.
   31 Mart tarihinde yapılması planlanan seçim, mevcut şartlardan ötelendi. Ve okul açılınca belirlenen kurallarla, kaldığımız yerden seçim süreci devam edecek dendi. Daha sonra toplanan komite bir karar üretti.
   Rektör adayı eğilim yoklaması seçim tarihini 12 Haziran 2020 olarak belirledi. Üniversite senatomuz bu toplantıda iki öneriyi birleştirerek bir oylama ile karar vermiş, hem tarihi belirlemiş, hem de seçim günü gerek yurt dışında, gerekse mazeret belirtip, KKTC’de bulunan çalışanların da, yüz yüze sandıkta oy kullanmak yerine, sakıncalı ve tartışmaları olduğunu düşündüğümüz “online” yani dijital ortamda oy kullanılabileceği yönünde karar üretmiştir.
   Bu kararlarla ilgili hiçbir adaya fikri sorulmadı. Seçim sürecinde, kurallar değiştirilmek isteniyor. Sandıkta gizli oy kullanılması göz ardı edildi. Gözlemci bulundurulması mümkün olmayacak. Seçimin güvenliği ile ilgili kaygılarım var. Oy sahipleri gerçek mi,  sanal mı, denetlenemeyecek, böyle bir seçim sonucunu kabul etmek durumunda olacağız.”
   Tartışılan konu, oy kullanma seçenekleri.
   Diğer adaylar konu ile ilgili ne düşünüyor, bilmiyorum.
   Ve diğer adaylar içinde köşem her zaman açıktır.
   Onların görüşlerini de buradan paylaşmak isterim.
   Şeffaf, tartışmasız, kurumsal kimliğin korunduğu bir seçim süreci ve en başta DAÜ’nün kazanacağı bir süreç, herkes tarafından yaratılmalı.

 

YORUM EKLE

banner75