Demokratik kitle örgüt çöplüğü…

Çağdaş toplum örgütlü toplumdur.

Örgütlerin, tabela ya da bildiri örgütü olmaması önemli.

KKTC, demokratik kitle örgüt çöplüğüdür.

Çok sayıda örgütün, en son ne zaman genel kurul yaptığı bilinmiyor.

Açıklamaları, devlet ajansı başta, medya tarafından ciddiye alınan öyle başkanlar var ki, birden fazla örgütün başkanıdır. Ancak bu örgütlerin genel kurul fotoğrafları bir kez bile paylaşılmamıştır.

‘Genel Kurul toplandı, yönetim kurulu seçildi’, denir.

Bir toplu fotoğraf da servis edilir.

Bu durumda olan sözde örgütlerin başkanları, hiçbir özel günü açıklamasız geçirmez.

Eskilerin deyişiyle, BİR BAŞ OL DA NE BAŞI OLURSAN OL… Böyle başkan çok.

***

Değişim, bu toplumun ortak arzusudur.

Seçimle gelinen tüm görevlerin, yıl veya dönemle sınırlı bir görev süresi olmalı.

Hiçbir makam, kimseyle özdeşleşmemeli…

Siyasi partiler dahil hiçbir örgüt, kimsenin malı gibi olmamalı..

Bunun için de değişim, yasa ve tüzüklerle güvence altına alınmalı.

Değişim isteyenler bugüne kadar ayna karşısına geçerek değişimi dile getirmedi.

Neden?

Kendini görmemek için.

Yıllar evvel Eroğlu ile yollarını ayıran rahmetli Rauf Denktaş, Eroğlu’nun yıllarca parti başkanlığına ve de başbakanlığını işaret edip, değişimi seslendiriyordu ama kendisinin yıllardır oturduğu koltukta oturduğunu yok sayardı.

Eroğlu da Denktaş’la ilgili değişimi bir biçimde ifadelendirirken kendinin yıllardır bulunduğu yerde olduğunun görülmemesini arzu ederdi.

Muhalefet partileri liderleri de, iktidarda uzun süre devam eden kişisel statükonun değişimini isterken, kendilerinin yıllarda partiyi şahsi şirketi gibi gördüklerini hep unutmuş davrandılar.

Sendikalarda da değişim yok.

Yıllardır değişim diye ses yükseltmelerine karşılık onlar hep yerlerinde kaldı.

***

Bu durum dinamizmi yok etti.

Örgütlerin toplumsal etkinliğinin köküne, kezzap suyu döktü.

Siyasi partilerin vatandaşı, rey, sendikalar ise aidat olarak görüyor.

Yüzlerce, hatta binin üzerinde üyesi olan sivil toplum örgütleri, komik sayılacak katılımla genel kurul yapıyor.

Bazı örgütler de ilk hafta genel kurul yeter sayısı yoksa bir sonraki kaç kişi katılırsa katılsın genel kurul yapılabiliyor.

Her koşul altında, genel kurul için önemli bir oranının katılımı koşul olmalı.

Genel Kurulunu, bilimsel yaklaşımla belirlenecek katılımla gerçekleştiremeyen örgütler için faaliyetlerine son verilmesi bile değerlendirilmeli.

***

İşte en son örnek.

Kıbrıs Türk Sanayi Odası, çok önemli meslek odası, çok önemli bir sivil toplum örgütüdür.

Üye sayısı 760… Dünkü 34. Olağan Genel Kurulu’na katılan üye sayısı 45… Hiçbir mazeret yüzde 5.92’lik bir katılım izahını yapamaz…


 

YORUM EKLE

banner75