Denetim olmazsa böyle olur

Bu ülkenin en önemli sorununun “denetim” olduğunu bu köşede defalarca vurguladık.

Aklınıza gelebilecek her alanda denetim eksikliği var.

Çevre kirliliğinden tutun da tarihi eserleri koruyamamamıza, iş kazalarını önleyemememize, sağlık ve eğitimdeki ihmallere, kaçak işçiden yolsuzluklara, sel baskınlarına, kamudaki verimsizliğe, adaletli vergi toplayamamaya kadar hemen her alanda denetim zafiyeti gösteriyoruz.

Denetim olmayan yerde, insanlar yasalara, kurallara da uymaz ve tam bir karmaşa yaşanır.

Şu anda ülkemizdeki durum budur.

Hangi sorunu gündeme getirsek, ardından “denetim eksikliği” çıkıyor.

Peki, bunu ülkeyi yönetenler de söylüyorsa, çaresi nedir?

Bu ülkede nasıl bir denetim ağı kurulabilir?

Bu ülkeye nasıl denetim gelebilir?

Tabii ki niyet ve kararlılık olursa denetim sorunu çözülebilir.

Ülkedeki statüko herkesi bir şekilde öyle bir bağladı ki ne denetim yapması gerekenler yapabiliyor ne de denetime tabi olanlar üzerine düşeni yerine getiriyor.

Herkes şikayet ediyor ama aslında kimsenin gerçek anlamda yasa ve kurallara uymaya niyeti yok.

Geçen hafta Girne bölgesinde inşaat amacıyla yapılan iki kazıda da tarihi yapılar zarara uğratıldı, erken müdahale edilmese durum çok daha vahim olabilirdi.

Peki, kimisi günlerce, kimisi saatlerce yapılan çalışmaları nasıl olur da yetkililer görmez?

Her iki olay da sosyal medyaya düştüğü için basının haberi oldu, dolayısıyla yetkililerin de…

Karpaz bölgesinde, Mağusa bölgesinde de benzer olaylarda çevre ihlallerini basın hep yetkililerden önce duydu.

Benzer başka sorunları da yetkililerden önce ya vatandaşlar görüp sosyal medyada paylaşıyor, ya da gazeteciler fark ediyor.

Gerçek fark etmesi gerekenler, hatta alacakları tedbirlerle bunların hiç olmamasını sağlayacak olanlar, sorunları hep en son duyuyor.

“İyi ki sosyal medya var” mı diyelim?

Her tarafta biriken sorunlar, önüne geçilemeyen istismarlar, ihmaller, yolsuzluklar, insana “bu ülke sahipsiz mi?” dedirtiyor.

Evet, ülkede çok büyük sorunlar vardır, çoğunun büyük mali bedelleri bulunmaktadır, parasızlık da bazı sorunları çözmemize engel oluyor.

Ancak bazı sorunları çözmek için o kadar büyük bedellere, çok paraya da gerek yoktur.

Niyet, kararlılık, organizasyon, iş bilirlik olursa, birçok sorunun üstesinden gelinebilir.

Bunları göremiyoruz, bunlar eksik olunca da ortalık darmadağın kalıyor.

Her yetkili makam, yetersiz elemandan, maddi yetersizliklerden söz ediyor.

Adeta bunlar “vazgeçilmez mazeretler” olarak karşımıza çıkıyor.

Herkesin sorunları bildiği ama yapması gerekenleri yapmadığı, denetimin olmadığı bir ortamda tabii ki böyle karmaşa yaşanır, tabii ki her tarafımız sorundan geçilmez.

YORUM EKLE