Derdimiz çok… Çare üretecek, nitelikli siyasi kadrolar yok…

Kaç yıldır, geçmişi özleyerek yaşıyoruz.

Yaşadığımız günleri en kötü görüyoruz.

Daha kötüsü olmaz, diyoruz.

Bunları söyleten, gelenlerin gidenleri aratmasıdır.

Bizi yönetenler, AHKAM KESİYOR.

Özleri ve sözleri, hiç örtüşmüyor.

***

Bu hükümetin bir bakanı kurbanların, denetim altında, mezbahalarda kesilmesini öneriyor.

Vatandaştan buna uyması isteniyor.

Uyanlar da oluyor, uymayanlar da…

Ancak uymayanlara Sağlık Bakanı müdahale edeceğine, evin dışında kesilip, parçalanan kurbanlık hayvanın gerisinde poz verirse, doğal olarak imam, cemaat bağlantılı ünlü söz aklıma gelir.

O görüntü, çocukların görmemesi gerekecek kadar kötü ya da korkunç.

Sağlık Bakanı’nın o görüntüyü vermemesi gerektiğini bilmesini beklemek, fazladan bir beklenti mi?

***

Girne’de damlarda, Lefkoşa’da sokakta yatan insanlar.

Klimasız yıllarda, köylerde damda, şehirlerde avlularda yatmak Kıbrıslıların kültüründe vardı.

Ancak kimse, kalacak evi olmadığı için damda ya da avlunda yatmazdı.

Şimdi ülkenin başkentinde kalacak yeri olmadığı için sokakta yatanlar var.

Kuzey Kıbrıs’ta turizmin başkenti olarak kabul edilen Girne’de damlarda yatan yabancı, kaçak insanlar.

Yıllar evvel Girne’ye olabildiğince yüksek bir binanın çatısından, bakmıştım.

Sümer Aygın’ın Belediye Başkanı olduğu yıllardı.

O gün baktığımda damda yatanların döşeklerini görmemiştim. Ancak kullanılmayan depoların, kullanılmadığı için dama bırakılan eşyaların yarattığı kirliliği görüp, uyarmıştım.

Şimdi durum çok daha vahim.

Belediye Başkanı Nidai Güngördü’nün dediği gibi, ‘Keşke daha önceden uyarı yapılsaydı.’

Sosyal yaşamı tehdit eden çok yönlü tehdit var.

Çok yönlü tehditler ancak devletin ilgili birimleriyle, yurttaşın birlikte hareketiyle göğüslenebilir.

Koruyucu hekimlik gibi, bu ve benzeri konularda da zamanında önlem gerekir.

Kuzey Kıbrıs, Nasrettin Hoca’nın türbesi gibi, duvarları olmayan ama kapısı olan bir durumdaysa, önce ülkeye giriş çıkışları denetim altına almak koşuldur.

Bir ülkede, bir kentte adresi olmadan yaşayan insan sayısı ne kadar fazlaysa orada huzur ve güven o kadar tehdit altındadır.

***

Kuzey Kıbrıs için en başta gelen, ayrıcalık nitelikli, olumlu yan güvenli yaşam ortamıdır.

Böyle giderse, kısa bir süre sonra bu özelliğimizi de yitirmiş olacağız.

Bir kez yitirirsek, geri getirmenin çok zor olacağını da herkes bilsin.

Türkiye’den gelen bazı kişiler, Kuzey Kıbrıs’taki otoriteyi yok sayıyor.

Yok saymasa, yargı huzurunda meydan okuyabilirler mi?

***

Polis teşkilatı, uzun yılların birikimiyle çok sıkıntılı.

Polis teşkilatı, Güvenlik Kuvvetlerine, yani askere bağlı.

‘Aman askerimiz, polis örgütümüz’ yıpranmasın denildi yıllarca.

Sonuç?

Sonuç hiç de iyi olmadı.

Polisin kendi yapısında var olan ilgili kurulları, sıkıntıları halledemez. Olayları soruşturan, yargı sürecini etkileyecek dosyalar hazırlayan polis örgütünün, çok kapsamlı bir soruşturmaya gereksinimi büyük.

Meclis, yeni yasama yılıyla ilgili kapısını açtığı zaman, özel yetkilerle donatılarak oluşturulacak bir komisyon, terfileri, yıllarca uzayan sonuçsuz soruşturmaları ve öteki konuları didik didik etmeli.

Derdimiz çok… Çare üretecek, nitelikli siyasi kadrolar yok…

YORUM EKLE
YORUMLAR
ALFAROMEO
ALFAROMEO - 2 hafta Önce

ARTIK, ADAYLIĞINIIZI KOYUP BİR BAKAN OLUP BU İŞLERİ ÇÖZEBİLİRSİNİZ...YAZI YAZMANIZLA ÇÖZÜME ULAŞAMAZSINIZ.

HODRİ MEYDAN....SÜRREAL İKLİMLERDE BOŞA KÜREK ÇEKMEYİN, KİMSE SİZİ İŞİTMİYOR VE SİZ,
BİR KABUS İKLİMİNDE MAKALELER YAZARAK BİR ŞİZOFRENİYİ HORTLATIYORSUNUZ.

SALVADOR DALİ, SİZİ RESM ETSE İDİ, NE ÇİZERDİ ACABA?