Dere geçerken at değiştirilmez, ancak bazen de olabilirmiş…

Ali Pilli’nin görevden alınmasının tepki ve yankılarının daha bir süre devam edeceğine vurgu yapmıştık… Kararın pandemi sürecinde alınmasına Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ın eşi ve kızının da tepki koyması, ayrıca Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş’ın kızı Ender Denktaş Vangöl’ün, Pilli’nin görevden alınmasına koalisyon ortağı Demokrat Parti’nin sessiz kalmasından dolayı tepki göstermesi ve partiden istifa etmesi, ülkedeki düşünce özgürlüğünün bir nevi göstergesidir. Pilli, arkadaşımız Hasan Hastürer’in programında, Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’a da sitemde bulunmuş, “Tatar imzayı atmamalıydı” demişti…

Meşhur atasözüdür: Dere geçerken at değiştirilmez.

Özellikle bir yıldan beridir insanları perişan eden Koronavirüs (Covid-19) salgını ile mücadelede ilgili bakan olarak Ali Pilli’nin özveri ile çalıştığı, başarılı olduğu, hatta kabine içinde en fazla uykusuz kalan bakan olduğu bir gerçektir. Bunu kimse inkâr edemez. Bu süreçte hem kabinedeki arkadaşlarıyla hem de Bulaşıcı Hastalıklar Üst Kurulu ile zaman zaman ters düştüğü de olabilir. Başbakandan sonra en ağır yükü omuzlarında taşıyan bir bakan olarak yorulabilir de! Esasen hangi bakan yorulmaz ki? Yorulmayacak olanın zaten o koltukta ne işi olabilir? Çünkü hükümet sorunlara çare üretmek için vardır.

Ali Pilli, uğradığı haksızlıktan dolayı önce Başbakan’a, sonra da Cumhurbaşkanı’na kızgın olabilir. Doğal karşılamak gerek. Partisi içinde de görevden alınmasının haksızlık olduğunu savunanlar da olabilir. Örneğin Dr. Faiz Sucuoğlu bu konuda görüş beyan ederken, şunları kaydetti:

“Böyle bir dönemde krizin göbeği dediğimiz sağlıkta bir değişiklik risktir. Doğal olarak kadrolarda değişiklik olabilir. Orada bir sıkıntı yaşanması endişesi var. Tabii ki göreve gelen bakan da çok tecrübeli bir bakan… Bu konuda daha önceden yönetsel anlamda tecrübeleri vardır, o da bir avantajdır.” Sucuoğlu, bu süreçte bakan değişikliğine gidilecekse, gene de birkaç ay beklenmesi gerekirdi diye düşündüğünü kaydetti.

Bu arada öteden beri Ali Pilli’yi eleştiren, insafsızca saldıranlar da bakıyoruz, bir anda Ali Pilli’ye haksızlık yapıldığı noktasında ağız değiştirdiler. Düne kadar Ali Pilli’yi beceriksizlikle suçlayan, hemen her gün Ali Pilli ve sağlık üzerinden siyaset üreterek, topluma olumsuzluk pompalayanlar da bir anda Ali Pilli’yi savunur hale geldi, avukatlığına soyundular. Bu da samimiyetsizliğin bir başka yönü… Bu nedenledir ki, bu ülkede siyasete ve siyaset adamına güven yerlerde sürünür hale gelmiş bulunuyor. Popülizmi eleştiriyorlar, ama beri yanda da popülizmi körüklüyorlar. Herkes işine geldiği şekilde yorum yapıyor, ahkâm kesiyor.

Hiç kimse mükemmel değildir. Ali Pilli de öyle, Ünal Üstel de! Başbakan Saner de! Ancak hatalı veya hatasız görevden alma ve göreve çağırma, ya da görev değiştirmede yetki Başbakan’dadır ve sön söz sahibi de Başbakan’dır. Cumhurbaşkanı da, Başbakan’ın kararını duruma göre onaylar veya reddeder. Durum bundan ibarettir. Kendi aralarındaki ince hesaplar veya başka nedenler halkı ilgilendirmez. Bu halk hizmet bekler. Hele de böyle kritik bir dönemde! Pilli gider Üstel gelir, bu bir bayrak yarışıdır. Üstel falan bakanlıktan giderken, bayrağı Resmiye Canaltay’a devreder. Resmiye hanım Ulaştırma Bakanlığı görevini yürütemez mi? Pek ala da yürütebilir. Birçok konuda deneyim sahibi, saygın bir kişidir. Özellikle Türkiye’nin, yollarımızla ilgili projeleri ve öncelikleri bilindiğine göre, bunları sıkı takibe alarak, bu ülkeye önemli hizmetler verebilir. Bu ülkede en uzun süre (20 yıl) Başbakanlık yapan Derviş Eroğlu’nun kızı olması hasebiyle elbette birikim sahibi olmanın avantajına da sahiptir.

Partilerin içindeki hizipleşmeler, ince ayarlara rağmen, bu dönemde daha fazla hassasiyet gösterilmesi zorunluluk arz etmektedir. Arzu edilen, pas tutmuş ekonomi çarklarının yeniden dönmeye başlaması, sıkıntılı dönemin bir an önce son bulmasıdır. Hükümet edenlerin buna odaklanmaları en başta gelen sorumluluktur.

 ***

Mehmet Usta ve Ayten hanım

Aslen Tepebaşı (Yorgoz) köyünden olup, uzun yıllardan beri Lefkoşa’da ikamet eden, Olgun ailesinin çok değerli büyüğü, iyi insan Mehmet Olgun, namı diğer Mehmet Usta yaşama veda ederek, dün Lefkoşa’da toprağa verildi. 1939 doğumlu olan Mehmet Usta’nın sevgili eşi Sevay hanım, oğluları ve gelinleri Hüseyin-Sevim Olgun, Tahir-Bülbül Olgun, torunları Bahar-Nejdet Aslan, Pınar-Eren Kavas, Mehmet- Hatice Olgun, Sevay-Ramadan Yarkan, Merin-Hüseyin Akçengel, Mehmet Olgun, Ertan Olgun, torun çocukları Arven ve Yaz, “Acımız sonsuzdur. Tüm akraba, dost ve sevenlerine üzüntü ile duyurulur. Yattığı yer nur, mekânı cennet olsun” dediler.

Bu arada Limasol’un çınarlarından olup, uzun zamandan beri Karaoğlanoğlu’nda ikamet eden, herkes tarafından sevilen, iyi insan Ayten Tavukçuoğlu da geçen pazar günü Karaoğlanoğlu’nda son yolculuğa uğurlandı. Eşi Recep Tavukçuoğlu daha önce yaşamını yitirmişti. Evlatları Fatma, Turgay ve Mehmet Tavukçuoğlu, gelini Semra Tavukçuoğlu, damatları Hakan Alioğlu, Hüseyin Erenbilge, torunları Ayten ve Erenbilge, tüm akraba, dost ve sevenlerine derin üzüntü ile duyururken, “Yattığı yer nur, mekânı cennet olsun. Sen kalbimizde hep yaşayacaksın” ifadesini kullandılar.

Öte yandan Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi Ortopedi Kliniği Doktorları ve KKTC’deki Tüm Ortopedi Uzmanları adına Ortopedi Klinik Şefi Op. Dr. Tayfun Beyatlı tarafından yayınlanan taziye mesajında, “Kısa süre aralarla hayatlarını kaybeden Lefkoşa Devlet Hastanesi Ortopedi Kliniği Şeflerimiz Op. Dr. Akan Sonuç ve Op. Dr. Erdinç İnan’a Allah’tan rahmet, kederli ailelerine başsağlığı dileriz” denildi.

 K. T. Tabipleri Birliği, K. T. Tabipleri Odası ve K. T. Diş Tabipleri Odası ile Kolan British Hospital taziye mesajlarında, Dr. Erdinç İnan’a Allah’tan rahmet, yaslı ailesine, sevenlerine ve tıp camiasına başsağlığı temennisinde bulundular.

 

YORUM EKLE

banner111

banner75