Devlet gelirlerinin aşırı düşmesi borçlanmayı hızlandırdı

Kapanmadan dolayı, devlet gelirlerinin de oldukça düşecek olması gerçeği karşımızda durmaktadır. Bu bağlamda, geliri olmayan veya gelirleri düşen özel sektörden ve vatandaşlardan da yeteri kadar vergi (KDV, FİF, harç vb.) alınamayacağı aşikardır.
Maliye Bakanlığı, aylık ortalama 500-550 milyon TL olan mahalli gelirlerin kapanmadan dolayı bu ay 200-250 milyon TL’ye düşeceğini ve bu ayki mükellefiyetleri olan 640 milyonu karşılamak için, 400-430 milyon TL ilave kaynağa ihtiyaç duyulacağını belirtmiştir.
Geçen hafta, gereksinim duyulan bu kaynağı temin edebilmek için, Maliye tarafından 500 milyon TL iç borçlanmaya gidileceği de açıklanmıştı. Nitekim, cuma günü Maliye Bakanlığı peşi sıra önce 99 gün vadeli 40 milyon TL’lik, sonra da 1 yıl vadeli 100 milyon TL’lik devlet iç borçlanma senedi yoluyla borçlanmak için ihaleye çıktı.
Ayrıca, yine ayni gün içinde, Maliye Bakanlığı tarafından, ilk kez halka açık 10 milyon TL değerinde hazine bonosu satışı kararı alındı. Kıbrıs Vakıflar Bankası aracılığı ile, 70 gün vadeli ve yıllık yüzde 18 faiz oranı ile sadece gerçek kişilere hazine bonosu ihracı yapılacak.
Bu borçlanma türünün faiz oranı, bankalardaki mevduat faizinin üstünde olduğu için, vatandaşların ilgisini çekebilir. İlgi görürse, hükümet, bu yöntemi daha fazla kullanmayı deneyebilir. Zaten, ilgi olup, olmayacağını denemek için düşük miktarlı hazine bonosu satışı yapılıyor.
Netice itibarı ile, bu ayki açığı kapatmak, maaş ve diğer ödemelerde sorun yaşamamak için, toplamda 150 milyon TL tutarında, devlet hem halktan hem de bankalardan iç borçlanmaya gidiyor. Ama, bu borçlanma tutarı da yetmeyecek görünüyor. Ayrıca, kamu çalışanları ve emeklilerin hayat pahalılığı ödeneklerinin ertelenmesi de bir çeşit borçlanmadır.
Şöyle ki, bana göre, Maliye gelirleri bu ay 200 milyon TL tahminin aksine 300 milyonu bulur. Geçtiğimiz yıl, daha uzun kapanma olmasına rağmen bile 300 milyonu bulmuştu. Dolayısıyla, bu ayki ilave ihtiyaç da yaklaşık 300 milyon TL civarındadır.
150 milyon TL iç borçlanma yapılsa bile yetmez. Bu bağlamda, Merkez Bankası’ndan muhtemelen kısa vadeli avans olarak eksik olan 150 milyon veya üstü bir meblağ alınacaktır diye düşünüyorum. Görüldüğü üzere, bu ayki borçlanmalarla kamu çalışanlarından maaş kesintisi yapılmadan Maliye’nin mükellefiyetleri karşılanacaktır.
Öte yandan, geçen yıl pandeminin başından beri söylediğimiz, zamanında ve yeterli oranda borçlanmalar yapılsa, belki de binlerce işletme kapanmaz, on binlerce kişi işsiz kalmaz ve borçlanmanın faiz maliyeti de bu kadar yüksek olmazdı. Maalesef, geçen yılki borçlanmalardan yaklaşık 2 buçuk kat daha fazla faiz yükü devletin sırtına binecektir.
Yapılacak bu borçlanmalarla, sadece kamuya değil, özel sektöre de mutlaka kaynak ayrılması şarttır. Bu bağlamda, bir harcama planının hazırlanması ve bu planda özel sektöre ne kadar kaynak ayrılacağının da kamuoyuyla paylaşılması gerekmektedir.
Ekonominin açılması ile, yerel gelirlerde bir miktar artış görülebilir ama pandemi ve kapanma nedeni ile yaşanan ekonomik darboğazdan çıkış için, Türkiye ile ekonomik işbirliği anlaşmasının imzalanması ve 2.5 milyar TL tutarındaki yardım ve kredilerin ülkeye düzenli ve zamanında ulaşması şarttır.
KKTC hükümeti, ekonomik protokol için, hazırlıklarını bir an önce tamamlamalıdır. Pandeminin başından beri ihmal edilen ve yeterli destek alamadığı için kapanan binlerce işyeri ve işsiz kalan on binlerce kişinin sayısının artmaması için, özellikle küçük esnaf ve işletmelere can suyu olacak karşılıksız destek ve hibeleri de kapsayan bir rapor hazırlayarak, Türkiye ile protokol görüşmelerine oturmalıdır.
Zaman geçmektedir ve protokolün imzalanması ile 2 ülke meclislerinden geçmesi gerektiğini de düşündüğümüz zaman, süreci ivedi olarak hızlandırmak gerekmektedir. Zira, şu anda savunma harcamaları da dahil olmak üzere birçok gider, yerel kaynaklarla karşılanmaktadır. 
Virüsün etkisini kaybetmesi ve aşılanmanın tamamlanması ile birlikte, turizm, yüksek öğretimin açılması ve güneyden geçişlerin başlamasına kadarki süreçte, Ekonominin daha da kötüye gitmesine, işsizliğin, iflasların artmasına fırsat verilmemeli ve piyasaya kaynak girişini sağlayacak borçlanma, tasarruf ve Türkiye ile protokol gibi gerekli adımlar çok acil atılmalıdır.
 

YORUM EKLE

banner111

banner34

banner75

banner88

banner110

banner104