Doğada gösteri zamanı

Fotoğrafçı Hasan Bağlar… Göremediğimiz, hissedemediğimiz tüm duyguları kadrajına sığdırıyor, doğanın güzelliklerini hikâyeleştirerek bizlere aktarıyor

Doğada gösteri zamanı
  • 27 Ağustos 2018, Pazartesi 14:41

Aliye ÖZENCİ

Bu haftaki Ayraç sayfamın konuğu doğanın güzelliklerini kadrajına sığdıran Hasan Bağlar…


İç içe yaşadığımız ama görmediğimiz farklı bir dünyayı ayrıntılarıyla gözler önüne sererek, makro çekimleriyle bizlere bambaşka bir dünyanın kapılarını aralıyor.


Bağlar için bugün hayatının bir parçası haline gelen fotoğrafçılık, ilk günler boş zamanlarını dolduracak bir hobiydi.


 Yeni deneyimler, gözlemleyerek yaptığı araştırmalar ve tabii ki adamızın güzelliklerini keşfettikçe fotoğraf çekmek onun için tutkuya haline dönüştü.


2008 yılından bugüne çektiği fotoğraflarla birçok karma sergiye, fotoğraf yarışmalarına da katıldı. Kendi kişisel sergisini de açan Hasan Bağlar, çektiği fotoğraflarla birçok ulusal ve uluslararası ödüller alarak ülkemizi onurlandırıyor.


 2012 yılında 81. İzmir Enternasyonal Fuarı Uluslararası Sanat Günleri kapsamında kişisel fotoğraf sergisi açan bağlar, 2017’de de “Doğanın Kalbine Yolculuk” adında doğa temalı kişisel sergisini beğeniye sundu.


Birçok ulusal ve uluslararası alanda düzenlenen sergi etkinliklerinde de bir ya da birden fazla fotoğrafı sergilenmeye değer görüldü.


İyi bir fotoğrafçı olmasının yanı sıra iyi bir eş ve baba olan Bağlar’ın Baran ve Duru adında iki çocuğu var.


Aynı köylü olduğum ve ailesini de yakından tanıma fırsatı yakaladığım Bağlar’ın iyi bir aile babası olduğunu özellikle vurgulamak isterim.

 

Hasan Bağlar kimdir?

 


17 Ocak 1974 tarihinde Limasol’da doğan Hasan Bağlar, kendisini şöyle anlatıyor:


“Bildiğiniz gibi bu yıllar savaş dönemine denk geliyordu. Barış Harekatı’ndan hemen sonra ailemle birlikte Aydoğan (Stavrogonno) köyünden Akdoğan’a (Lysi) göç ettik.


İlk ve ortaokulu burada bitirdim. Lise eğitimimi Lefkoşa Türk Lisesi’nde tamamladıktan sonra, 1996’da Anadolu Üniversitesi A.Ö.F İktisat Bölümü’nden mezun oldum. 1996-1998 yılları arasında vatani görevimi yerine getirdim.1998-2000 yılları arasında iş hayatına atılarak Everest Bankası’nda çalışmaya başladım. 2000’de meydana gelen devalüasyon ve bankalar krizi neticesinde bir süre işsiz kaldım. Kasım 2000’de halen çalışmakta olduğum Ekonomi Bakanlığı’na bağlı Sanayi Dairesi Müdürlüğü’nde işe başladım.


20 yıla yakın (1998-2008) bir süre KKTC Futbol Liglerinde futbol oynadım. Akıncılar takımı ile birçok kupa ve lig şampiyonluğu yaşadım”.


 

SORU: Fotoğraf çekmeye ne zaman başladınız?

BAĞLAR: Uzun yıllar futbol oynadım. Bu dönemde gerek antrenman gerekse maçlar nedeniyle yoğun bir tempo içerisindeydim. Futbolu bıraktıktan sonra hayatımda büyük bir boşluk oldu. Bu boşluğu doldurmak, boş zamanlarımı farklı bir hobi ile değerlendirmek istiyordum ve arayış içerisindeydim. Bir fotoğraf makinesi alarak hem doğada yürüyüş yapmanın, hem de bu esnada fotoğraf çekmenin bana iyi geleceğini düşündüm.

 

SORU: İlk fotoğraf makinenizi ne zaman aldınız?

BAĞLAR: 2008 yılının sonlarına doğru ilk DSLR makinami aldım. Doğada yürüyüşler yaparken çiçekler, böcekler, kelebekler, orkideler ve kuşlar dikkatimi çekmeye başlamıştı. Onları daha yakından görebilme, daha da yakından fotoğraflama arzusu giderek artıyordu bende. Fotoğraf makinem onları fark etmeme yardımcı oldu aslında, onlara artık daha yakından bakıyor ve onları görebiliyordum.

 

SORU: 2015 yılında “Kuzey Kıbrıs’ın Kelebekleri” adında Türkçe ve İngilizce dilinde kitabınız yayımlandı. Bu fikir nasıl ortaya çıktı?

BAĞLAR: Kuzey Kıbrıs’ta yaşayan doğamızın sessiz kanatları olan kelebeklerimizi anlatan bu kitap, ülkemizde bu alanda yapılmış en kapsamlı kaynaklardan biri halinde.


Kitap fikri kaynak arayışlarında yaşadığım zorluklardan dolayı ortaya çıktı diyebilirim. Doğada bulunduğum sürelerde kelebekleri fotoğraflarken onların türleri ve davranışları hakkında da bilgi edinme ihtiyacı duymaya başlamıştım. Bu durum beni kaynak arayışına yönlendirmişti. Gerek fauna gerekse flora alanında Kuzey Kıbrıs’ta yayınlanmış doğru ve güncel kaynak çok azdı, hatta ve hatta kelebekler alanında nerdeyse hiç yoktu.


İşte bu kaynak eksikliğini gidermek, ülkemizin doğal mirasına katkıda bulunmak, kelebeklerimizi tanıtmak ve gelecek nesillere aktarmak için böyle bir kitabı hazırlamak benim açımdan çok gurur ve mutluluk verici bir girişim olmuştu.

 

 

“İlk hedefim kendimi mutlu etmek”

 

SORU: Fotoğraflarınız bugüne kadar birçok ulusal ve uluslararası ödüle laik görüldü. Bu konuda neler söylemek istersiniz?

BAĞLAR: Öncelikle belirtmek isterim ki fotoğraf çekmekteki ilk hedefim tamamen kendimi mutlu edebilmektir. Fotoğraf benim için doğayla bir buluşma, kendimle baş başa kalabilme ve huzur anlamı taşıyor. Benim için bir rehabilitasyon gibi diyebilirim.


Ödül kazanmak amacı ile fotoğraf çekmiyorum, yarışmacı bir zihniyetten uzak yaratıcılığı ön planda tutarak kompozisyonlarımı oluşturmaya gayret gösteriyorum. Gelinen noktada fotoğraflarımın ulusal ve uluslararası alanlarda ödüller alması ve beğenilmesi beni son derece onure ediyor ve kendimi önemli hissettiriyor. Bu duyguyu yaşamak maddi getirisinden bile daha çok önemli benim için.


Fotoğraf salt ödüle endeksli olmamalı diye düşünüyorum. Çekmiş olduğum fotoğraflarla farkındalık yaratmanın, mesajlar vermenin ve bunu geniş kitlelere yaymanın ödülden daha çok anlamlı olduğunu savunuyorum.


Küçük ve tanınmamış bir ülkeden çıkıp büyük ödüller kazanmak, bu alanda kendini kanıtlamış fotoğrafçılarla yarışabilmek çekmiş olduğumuz fotoğrafların ne kadar kaliteli olduğunu gösteriyor. Fotoğraf çok etkili bir tanıtım aracı olmanın yanında bizlerin dünyaya açılan penceresi durumundadır.

 

SORU: Çekimlerde çalıştığınız özel bir tema var mı?

BAĞLAR: Fotoğraf birçok kategoriyi içinde barındıran bir uğraş. Onlarca kategori saymak mümkün. (Düğün fotoğrafçılığı, manzara fotoğrafçılığı, makro fotoğrafçılık, kuş fotoğrafçılığı vs.).


Ben en başından beri genelde “doğa fotoğrafçılığı” özelde makro fotoğrafçılık ile ilgileniyorum. Bu bağlamda kuşlar, kelebekler, orkideler, çiçekler, böcekler vs. özel ilgi alanıma giriyor. Doğada bulunan canlıların tasarımları, detay ve desenleri çok dikkatimi çekmekte ve yakından çekimler (makro) yaparak çıplak gözle göremediğimiz ayrıntıları ortaya çıkararak paylaşıyorum.


Kısaca, manipülasyondan uzak doğal fotoğraflar çekmekteyim.

 

SORU: Fotoğraf tutkusu yeni başlayanlar için bir mesaj verir misiniz?

BAĞLAR: Fotoğrafçılıkta yeteneğimizi ön plana çıkarabilmek için altyapının çok iyi olması gerekliliğine inanmaktayım. Fotoğraf makinaları teknolojik bir ürün olup bunu alan kişilerin hemen başarılı sonuçlar alması söz konusu değildir. Bu altyapı denen şey kullanacağımızı araç ve gereçler olduğu kadar bilgi, beceri ve teknikten oluşur.


Fotoğrafa yeni başlayanların fotoğraf makinalarını yeterince tanıyamadıkları, renklerin birbirleriyle olan ilişkilerini bilmedikleri ve optik kurallardan habersiz oldukları için ilk başta istedikleri sonuçları almaları güçtür ve belirli zaman alır.


Altyapının oluşturulması hem pratik, hem de teorik yollardan geçmektedir. Fotoğrafçı kullandığı ekipmanı çok iyi tanıyor olmalıdır. Kullandığı makinaya hükmedemeyen bir fotoğrafçı kendisini tamamen makinanın kontrolüne bırakmış sayılır. Hangi kategoride çalışıyorsa o kategori ile ilgili çekim tekniklerinin, kompozisyon kurallarının ve ışığın çok iyi öğrenilmesi gerekmektedir.


Bu durumda kendini geliştirmek isteyen fotoğrafçı ve/veya yeni başlayacaklar düzenli bir şekilde yenilikleri takip etmeli, bol bol fotoğraf çekmeli ve iyi eğitimler almalıdırlar. Fotoğrafçılık gelişime açık bir süreç ve sürekli öğrenmek durumundasınız.


Bilinmelidir ki; hangi meslek grubundan olursanız olun, dünyanın neresinde bulunursanız bulunun, eğer yaptığınız iş, ortaya koyduğunuz ürün kaliteli ise mutlaka hak ettiği değeri bulur.

 

 

“Güzellikler yanı başımızda”

 

SORU: Güzel fotoğraflar çekebilmek için hangi yerleri tercih ediyorsunuz? Ülkemiz bu konuda zengin mi?

BAĞLAR: Bu konuya üstat Ara Güler’in fotoğraf ile ilgili bir cümlesi ile giriş yapmak istiyorum…

  “Fotoğraf çekmek, insanın etrafına bakmasını, dünyayı tanımasını sağlar. Fotoğraf insanların birbirlerini sevmelerine, aşka yarar. Bırakın fotoğraf çekin insanlar... Bakmayı öğrensinler, sevmeyi öğrensinler, aşk olsunlar. İnsanlara sevgi lazım”


Evet, görsellik fotoğrafçılıkta en önemli kavramlardan biri. Bence güzellikler mekanlarla ve doğa ile sınırlı değil. Güzellikler uzaklarda değil, yanı başımızda aslında. Bu tamamen bizim bakış açımıza bağlı. Fotoğraf bizlere fark etmeyi ve bakmayı öğretiyor zaten. Bakabilen ve fark edebilen için güzellikler heryerde…

 

SORU: Fotoğrafçılık sizce bir sanat dalı mı? Fotoğraf makinesi sahibi herkes sanatçı mı?

BAĞLAR: Fotoğrafçılığın bir sanat olmadığını savunanlardanım ve kendimi de fotoğraf sanatçısı olarak kabul etmediğimi söyleyebilirim. Resim çizene “ressam”, şiir yazara “şair”, müzikle uğraşana “müzisyen” denildiği bir ortamda fotoğraf çekene de “fotoğraf sanatçısı” denmesi fotoğrafçılığın bir sanat dalına monte edilmesinden başka bir şey değildir. Sanatçı olmak çok zor bu ise kolaya kaçmaktır diye düşünüyorum.


Dijital fotoğrafçılığın gelişmesine paralel olarak fotoğraf çekmek artık daha kolay hale geldi. Bir fotoğraf makinesine sahip olmak iyi fotoğraflar çektiğiniz, fotoğrafçı olduğunuz, yarışmalar kazanacağınız veya sanatçı olduğunuz anlamını taşımaz.

 

SORU: Çektiğiniz en iyi fotoğrafınız sizce hangisi?

BAĞLAR: Fotoğrafçılıkta şöyle bir deyim var; “En iyi fotoğraf henüz çekilmemiş olandır”.


Buradan yola çıkarak ben de en iyi fotoğrafımı henüz çekmedim diyebilirim. Zaten en iyi fotoğrafını çeken bir fotoğrafçının bu uğraşla bir ilişkisinin kalmadığını düşünüyorum.


Bugüne kadar çekmiş olduğum en başarılı fotoğrafım “Show Time” isimli fotoğraftır. İlk bakışta izleyiciye pozitif bir enerji aktarabilen dinamik bir çalışmadır. İnsanın yüzünde bir tebessüme neden oluyor. Eğlenceli bir ortamda çekilmiş gibi. Doğa pistinde iki dansçı adeta.


Dünyada büyük ilgi görmesinin ve sevilmesinin en büyük nedeni “sıra dışı” bir çalışma olmasıdır. Buna ilaveten, peygamber develerinin savunma davranışı pozunun daha önce fotoğraflarda pek rastlanmaması ve izleyicilerin daha önce böyle bir ana tanıklık etmemeleridir. Doğadaki küçük mucizelerden bir tanesi kısaca.

 

SORU: Pahalı fotoğraf makinasına veya ekipmana sahip olanlar çok kaliteli fotoğraflar elde edebilir düşüncesine katılıyor musunuz?

BAĞLAR: Sanat dallarında kullanılmakta olan iyi ekipmanların sanatçıya veya esere ne kadar olumlu yönde etki yaptığını pek bilmiyorum. Fotoğrafçılıkta“iyi bir fotoğrafın ancak iyi bir ekipmanlaçekilebilmesinin mümkün olduğu algısı vardır. Bu tamamen bir yanılgıdır. Ekipmandan çok kullanıcı yani fotoğrafçının bakış açısı ve karakteri daha çok ön planda yer alıyor. Bana göre iyi ekipman fotoğrafçıya konforun yanında görüntü kalitesinin de artmasına olanak sağlıyor. İyi ekipman fotoğrafçıya zaman açısından da avantaj sağlayabiliyor. Buradan ekipmanın çok önemsiz olduğu anlamının çıkarılmasını istemem. Ancak “iyi bir daktiloya sahip olmakla en iyi yazar olunacağı” anlamı da çıkarılmaması gerekmektedir.

HABERE AİT RESİMLER

Beğendim 0 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor

BU HABERİ OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU

YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 YENİCAMİ AK 8 8 0 0 18 24
2 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 8 6 1 1 10 19
3 BAF ÜLKÜ YURDU 8 5 2 1 12 17
4 CİHANGİR GSK 8 4 2 2 2 14
5 TÜRK OCAĞI LİMASOL 8 4 1 3 8 13
6 GÖNYELİ SK 8 4 1 3 2 13
7 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 8 4 0 4 6 12
8 BİNATLI YSK 8 3 1 4 -3 10
9 GENÇLİK GÜCÜ TSK 8 2 3 3 -2 9
10 LEFKE TSK 8 2 3 3 -4 9
11 ÇETİNKAYA TSK 8 2 3 3 -6 9
12 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 8 2 2 4 -4 8
13 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 8 1 5 2 -8 8
14 GİRNE HALK EVİ 8 2 0 6 -5 6
15 ESENTEPE KKSK 8 1 1 6 -13 4
16 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 8 0 3 5 -13 3
yukarı çık