Endişe bittiğinde sağlık bir anda düzelir

“Eğer sürekli hastalık ya da nefret, kızgınlık ve olumsuzluk taşırsanız, bedeniniz bu düşünceleri fiziksel boyuta dönüştürecektir. Endişe, nefretten sonra insanın kendisine ölümcül zarar verdiği en kötü zihin aktivitesidir. Endişe, nefret, korku, anksiyete, acı çekme, sabırsızlık, hırs, tamah, anlayışsızlık, yargılama ve suçlama gibi ürünleriyle birlikte bedene, hücresel boyutta saldırır. Bu koşullarda sağlıklı bedene sahip olmak imkansızdır.

Endişe bittiğinde sağlık bir anda düzelir
  • 17 Eylül 2017, Pazar 14:58

Mine CANOVA

“Eğer sürekli hastalık ya da nefret, kızgınlık ve olumsuzluk taşırsanız, bedeniniz bu düşünceleri fiziksel boyuta dönüştürecektir. Endişe, nefretten sonra insanın kendisine ölümcül zarar verdiği en kötü zihin aktivitesidir. Endişe, nefret, korku, anksiyete, acı çekme, sabırsızlık, hırs, tamah, anlayışsızlık, yargılama ve suçlama gibi ürünleriyle birlikte bedene, hücresel boyutta saldırır. Bu koşullarda sağlıklı bedene sahip olmak imkansızdır. Endişenin hiçbir anlamı, amacı yoktur. Ziyan edilmiş mental enerjidir. Endişe aynı zamanda bedene müthiş zarar veren biyokimyasal reaksiyon yaratır. Hazımsızlıktan, kalp krizine kadar her türlü hastalığa neden olur. Endişe bittiğinde sağlık bir anda düzelir”… Neale Donald Walsch

 


 Peki sağlığın düzelebilmesi için endişeyi vücudumuzdan nasıl uzaklaştırıp yok ederiz? İşte burada karşımıza imgelemenin iyileştirici, gücü çıkar.


1980’li yılların başından beri psikonöroimmünoloji alanındaki klinik deneysel araştırmalar, bireylerin içinde bulunduğu psikolojik unsurların; alerji, soğuk algınlığı, kanser, bel, kalça ve akciğer sorunları, mide ve bağırsak problemleri gibi hemen hemen her tür hastalığın oluşmasında rolü olduğunu göstermektedir.


PET, NMR gibi görüntüleme teknikleri ve EMG, biofeedback gibi ölçüm cihazları sayesinde gerek beyin faaliyetleri hakkında gerekse duygu ve düşüncelerin, psikolojik hallerin beden fizyolojisi üzerindeki etkileri hakkında oldukça detaylı bilgiler edinilmiştir. Yine bu bilim dalının yaptığı araştırmalar, zihinsel imgeleme çalışmalarının hastalıkların iyileştirilmesindeki rolünü ve önemini de göstermektedir.

 

İmgeleme nedir?

 

  İmgeleme zihin-beden iletişiminin bir yoludur. İmgeleme sinir sistemimizin önemli bir bölümünün doğal bir dilidir.


İmgeleme, esas olarak görebildiğimiz, işitebildiğimiz, dokunabildiğimiz, koklayabildiğimiz ya da tadabildiğimiz bir düşünce akışıdır.


İmajinasyon iç dünyamıza açılan bir penceredir. Düşüncelerimizi, hislerimizi ve yorumlarımızı gösterir. Ancak pencere olmasının ötesinde de bir anlam taşır. Yaşamımızı yönlendirebilen ve sağlık durumumuza şekil verebilen bilinçdışı çarpıklıklardan kurtulmamızı sağlar ve bu anlamda bir dönüşüm aracıdır.

 

İmgeleme ve fizyolojik değişim

 


İmgelemenin iyileştirici gücü, onun doğrudan fizyolojik etkileri aracılığıyla bilinmektedir. İmgeleme sayesinde bedensel fonksiyonlarımızın çoğunda bilinçli bir etkiyle oluşamayacağını düşündüğümüz değişimleri yaşama geçirebiliriz.


Bedensel fonksiyonlarımızın bir kısmı merkezi sinir sistemi denetiminde ve isteğe bağlıdır. Örneğin hepimiz elimizi kaldırıp saçlarımıza dokunuruz. İstersek yürür istersek otururuz. Bunlar isteğe bağlı davranışlar olup beynin belli bir bölgesinin denetimindedir. Oysa tükürük salgımızı isteğe bağlı olarak artırıp azaltamayız. Ya da kalp çalışmamızı istemli olarak hızlandırıp yavaşlatamayız. İsteğimiz dışında kalan bu fonksiyonlar otonom sinir sisteminin denetimindedir. Otonom sinir sisteminin faaliyetini istemli olarak etkileyemeyiz ama imgeleme yeteneğimiz sayesinde etkileriz. Yani otonom sinir sistemi imgelemeye tepki verir. Örnek vermek gerekirse limonu ağzımıza sıktığımızı imgelerken tükürük salgımızın otomatik olarak arttığını biliriz hissederiz.


Biofeedback, hipnoz ve meditasyon üzerine yapılan ve ölçmeye dayalı olan araştırmalar insanın kendi kendini düzenleme kapasitesinin oldukça yüksek olduğunu gösterir. Gevşedikten sonra gerçekleştirilen ve belirli bir noktaya odaklanan imgeleme çalışmalarının; kalp atışlarını, kan basıncını, solunumu, alınan oksijen ve verilen karbondioksit miktarını, beyin dalgalarının ritmini ve derinin elektriksel karakteristiklerini, kan akışı ve ısıyı, mide ve bağırsakların reaksiyonlarını ve salgılarını, hormon düzeylerini, bağışıklık sisteminin işleyişini etkilediği tespit edilmiştir. Tüm bunlar imgelemenin bedenin temel kontrol sistemlerini etkilediği anlamına gelir.


Gün içerisinde doğru olarak yapılan imgeleme çalışmalarıyla hayatınızın her alanında gelişmeler yaşayabilirsiniz. Hayatınızın kontrolünü elinize alın, sağlıklı ve mutlu olun.

Beğendim 0 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor

BU HABERİ OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU

YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 YENİCAMİ AK 30 18 7 5 30 61
2 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 30 17 6 7 19 57
3 GAÜ ÇETİNKAYA TSK 30 16 7 7 15 55
4 BİNATLI YSK 30 14 8 8 15 50
5 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 30 12 12 6 11 48
6 BAF ÜLKÜ YURDU 30 12 9 9 20 45
7 LEFKE TSK 30 13 5 12 16 44
8 CİHANGİR GSK 30 12 7 11 4 43
9 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 30 13 3 14 -1 42
10 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 30 11 8 11 7 41
11 TÜRK OCAĞI LİMASOL 30 13 2 15 2 41
12 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 30 10 7 13 -8 37
13 GENÇLİK GÜCÜ TSK 30 10 4 16 -25 34
14 YALOVA SK 30 6 7 17 -23 25
15 YENİ BOĞAZİÇİ DSK 30 5 9 16 -35 24
16 OZANKÖY SK 30 4 7 19 -47 19
yukarı çık
Pop Up ek