Dijital devrimi başarabiliriz…

Geçenlerde bulunduğum o ortamın, bir yıl kadar önce aynı ortamdaki bir yaşanmışlığı bana hatırlatması kaçınılmazdı… Yine o ortamda ve öylesi bir toplantıda döviz patlamasının gündem oluşturmasını konuşurken Kıbrıs Türk Ticaret Odası Başkanı Turgay Deniz kaygılı bir tavırla “Sterlin eğer 7’ye gelirse bu bizim kırılma noktamız olur” demişti…
   Onun bu vurgusu iki gün sonraki köşe yazımın hem konusu olmuş ve hem de gazetemizin bir ön sayfa spotuna dönüşmüştü… Aradan geçen zaman içinde dövizin yukarıya tırmanışı hiç durmadı… Ve tabii ki sterlin de öngörülen o kırılma noktasını hayli aştı… Aşmakta da berdevamdır… 
   İşte bu koşullar altında şimdi yeni bir durum değerlendirmesi yapmasını rica ettiğimde Turgay Deniz’de kırılma noktasına odaklandığı o günlerdeki endişeyi görmedim doğrusu... Umutları vardı… Ve umutları ışığında dedi ki:  “Günümüzde her ülke ekonomik daralmadadır. Ekonomilerde büyüme değil, küçülme söz konusu. Şansımız şu ki,  biz küçük bir ülkeyiz ve daha kolay toparlanabiliriz…”
   Evet; olayın bam teli burada: Küçük bir ülke olmayı ekonomik kalkınmada avantaja dönüştürebilecek miyiz?.. Ve bu dönüşüm nasıl olabilir?..
                                                                              ***
   O gece Eziç’te basınla yapılan yemekli toplantının gündemini de zaten ülke çapında ekonomik bir toparlanmanın nasıl gerçekleştirilebileceği oluşturmaktaydı… Bize ambargolu olarak sunulan ve ertesi gün kamuoyuna açıklanan “Kuzey Kıbrıs Ekonomisi Rekabet Edebilirlik Raporu”nun ana teması şu: “Endüstri 4.0 ışığında işletmelerde dijitalleşme.” 
   DAÜ akademisyenleri Dr. Yenal Süreç, Prof. Dr. Hasan Amca ve Aytaç Çerkez tarafından yoğun bir çalışmayla Türkçe ve İngilizce dillerinde hazırlanan raporun içeriği tüm ayrıntılarıyla medyamız aracılığıyla kamuoyuna sunulmuştur… Dünyamızda dijital dönüşümün başladığı ve geri dönülemeyecek şekilde sürdüğü anımsatılan raporda gösterilen o hedefe bir bakalım:
   “Kıbrıslı Türklerin de 4’ncü sanayi devrimi olarak adlandırılan bu sürecin parçası olma fırsatı önümüzde durmaktadır. Geçmiş sanayi devrimlerini yakalayamayarak oyun dışı kalmış olmayı bu kez doğru strateji ve politikalarla başarabilme şansımız mutlaka vardır…”
                                                               ***
   Dijitalleşmenin başarı öyküsünün güncel öznelerinden biri de Singapur’dur… Singapur’un kulaklarını çok çınlattık o gece!... Sohbetimiz sırasında bu minik ülkenin dijital devrimi nasıl başardığı ve bu başarıdan sağladığı muhteşem olanaklar irdelendi… Kişi başı 1800 dolar olan milli gelirini dijital devrimle 80 bin dolara yükseltilmeyi başaran bir ülke… Gerçekten literatüre geçmeyi hak eden bir başarı öyküsü…
   Singapur’un bunu nasıl başardığının mercek altına alınması ve bundan ilhamlar üretilmesi gerekmez mi?.. Hiç kimse ambargolar  altında bir ülke olmamızı başarının engeli olarak görmesin ve göstermesin… Ambargolar dijital teknolojiye sökmediği gibi, dijital teknoloji ambargoları ve izolasyonları da kıran bir gücü ve niteliği içerir… Dijital teknolojinin sadece kullanıcısı değil, üreticisi ve pazarlayıcısı da olabilme şansımız var… Bu şansın nasıl yakalanabileceğinin sistem ve yöntemleri ise ekonomideki yol göstericiliğini hiç ihmal etmeyen Kıbrıs Türk Ticaret Odası’nın “2018 – 2019 Kuzey Kıbrıs Rekabet Edebilirlik Raporu”nda var…
   Dijital devrimin gerçekleştirilmesinde bireylere, kurumlara, eğitimimize ve devlete düşen yükümlülükler bu içerikli ve bilimsel raporda net biçimde ortaya konuluyor…
                                                               ***
   Şu anda bazı tökezlemelerin içinde olmalarına karşın “yüksek eğitim” ve “turizm” ülkemizi taşıyan lokomotiflerdir… Bunlara paralel, alt yapısı sağlam yeni bir ray döşeyerek “dijitalleşme lokomotifini de devreye koymak kaçınılmaz seçeneğimiz olarak algılanmalı… 
   Girişimcilik dijitalleşmeye yönlendirilirken, ülkemizde dijital dünya ile barışık ve haşır neşir bir neslin gelmekte olması da bir başka şansımızdır…
   Bu bağlamda yeri gelmişken rol model alınabilecek genç ve başarılı bir iş adamımızın da adını anmak isterim burada: Burak Başel… Yarattığı “Basel” adlı marka firmayla üç kıta, sekiz ülkede iş yapan, THY’den sonra tanıtım kampanyalarında Hollywood’un ünlü yıldızlarını seferber edebilen ikinci beynelmilel Türk yatırımcısıdır o…Dijital alanda kendi başarı öyküsünü harika satırlarla yazmaktadır… 
                                                               ***
   Genç girişimcilerimizin örgütlendiği “JCI Kuzey Kıbrıs”ın gelenekselleştirdiği “Yılın Girişimcisi” ödülü geçen Ocak ayında Başel’e verildi… Ödül töreninin ve gala gecesinin davetlileri arasındaydım…
   Başel’in ödülünü Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’nın elinde alırken yaptığı konuşmadaki şu vurgular bizi artık tüm kaygılarımızdan sıyrılıp çağ atlamaya davet eder nitelikteydi:
   “Bilgi ve bilimin, teknoloji ve araştırma  - geliştirme faaliyetlerinin ülkelere yön verdiği bir dönemdeyiz… Bilgiyi elinde bulunduran, bilimi kalkınma için seferber edebilen toplumlar ekonomik olarak da bu gücü elinde bulundurmaktadırlar… Ülkemizi dünyanın en büyük ekonomileri arasına taşıyacak temel unsur bilim ve teknolojidir... Yoğun rekabetin yaşandığı bu dönemde gelişimin yolu bilgiyi teknoloji üretimine dönüştürmekten geçer... Dünyada bunu başarabilen ülkeler, küresel rekabette de üst sırada yer almaktadırlar..”
   Bizlerin de bilgi ve teknoloji yatırımlarımızı artırarak uluslararası rekabetteki yerimizi bir an önce almamız gerektiğinin altını çizen Başel; “Ülkemiz de bilgi ve inovasyona dayalı üretim ve ihracata yönelmeli, ileri teknoloji ürünlerimizin ihracattaki payını yükseltmelidir” dedi…
                                                               ***
   Kıbrıs Türk Ticaret Odası’nın gösterdiği hedefte kaderimiz vardır… KKTC’yi teknoloji alanında araştırma - geliştirme ve üretim üssü haline getirmeyi hedeflemek toplumsal bir seferberliğe dönüştürülmeli…
   KKTC’de dijital bir hamleyi gerçekten başarabiliriz… Tabii ki devletin kararlılıkla devreye girmesi de öncelikli koşuldur… O devlet ki, bilişim yasasını bile hâlâ geçirmiş değildir!..

 


 

YORUM EKLE