Dijital lira (3)


   Elektronik para konusuna ilişkin yapılan çalışmalar çoğunlukla; Uluslararası Ödeşmeler Bankası (özgün ismiyle Bank For International Settlement - BIS) ve Avrupa Merkez Bankası (özgün ismiyle European Central Bank- ECB)’nin raporlarına dayanmaktadır.
   Bu bağlamda BIS tüm dünyadaki elektronik para gelişmelerini izleyip rapor etmektedir.
   Bilişim teknolojisindeki gelişmeler para üzerinde de etkisini göstererek elektronik paranın ortaya çıkmasına yol açmıştır.
   Para teknolojilerinin hızla gelişmesi ile birlikte elektronik para kavramı da hayatımızın her alanına dokunmaya başlamıştır.
   Elektronik para ödeme aracının tanımı konusunda bir görüş birliğinin bulunmadığını söylemek olasıdır.
   Bu bağlamda para edebiyatındaki tanım ile siyasi ve yönetsel erk’in tanımı da bir birinden farklıdır.
   Genel tanımı, bilgisayar diski gibi korunaklı bir uygulayımbilimi aygıtı üzerinde saklanan parasal değerdir.
   Elektronik para, Anavatan Türkiye’de Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu (BDDK) tarafından yapılan yasa çalışması ile Türk yasalarında da tanımı yapılan bir kavram olmuştur.
   Bu tanıma göre elektronik para;
   - İhraç eden kuruluş tarafından kabul edilen fon karşılığı ihraç edilen,
   - Elektronik olarak saklanan,
   - 6493 sayılı Yasa’da tanımlanan ödeme işlemlerini gerçekleştirmek için kullanılan ve elektronik para ihraç eden kuruluş dışındaki gerçek ve tüzel kişiler tarafından da ödeme aracı olarak kabul edilen parasal değer olarak tanımlanmıştır.
   Avrupa Merkez Bankası’na (ECB) göre de;
   - Banka hesapları kullanılmaksızın, ihraç eden kuruluş dışındaki teşebbüslere ödemelerin yaygın olarak yapılabilmesini ve;
   - Finansal değerlerin elektronik olarak saklanabilmesini sağlayan ön ödemeli teknik araçlar olarak tanımlanmıştır.
   Bu tanım elektronik paranın günümüzdeki en kapsamlı tanımdır.
   Bu bağlamda Kanada Merkez Bankası da yaptığı tanımda elektronik parayı;
   - Cep telefonu,
   - Tablet,
   - Bilgisayar,
   - Temassız kart,
   - Akıllı kart,
   - Bilgisayar donanımı ya da;
   - Sunucu gibi birçok araçla saklanabilen ve transfer edilebilen parasal değer olarak tanımlamıştır.
   Elektronik para gelişmelerini etkileyecek ve hızlandıracak bir saptama olması açısından e-para ile ilgili bütün ülke uygulamaları incelenip değerlendirildiğinde, e-paranın nakit paranın yerini alma gizilgücünün çok yüksek olduğu söylemek olasıdır.
   Çünkü uygulanan hemen hemen bütün e-para projeleri başarılı olmaktadır.
   Bu başarının devam etmesi için düzenleyici kurumlarca bu konuda gerekli düzenlemelerin yapılması ve devlet tarafından e-paraya seçenek üstünlüğü verilmesi, en azından başlangıçta eşit üstünlük verilmesinin e-para gelişmeleri açısından yararlı olacağı düşünülmektedir.
   Avrupa’da başlangıçta elektronik para gelişmelerinin ilk ayağını Fransa oluşturmuştur.
   Ardından e-para Avrupa Birliği ülkelerinde hızlı bir gelişim göstermiştir.
   Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ise, liberal bir politika izleyerek bu gelişmelerin yavaş ilerlemesine yol açmıştır.
   ABD’de e-para gelişmelerinin yavaş ilerlemesi, bir neden olarak gereksinim duyulmamasına da bağlanabilir.
   Çünkü e-paranın gelişiminin en önemli nedenini oluşturan tüketici istemi ABD’de çok fazla e-paraya yönelmemiştir.
   Borç kartı (debit card) ya da kredi kartı gibi ödeme araçları gereksinimi karşılamada yeterli görülmektedir.
   Bu da e-para gelişmelerini yavaşlatmıştır.
   E-para gelişmelerine yönelik olarak Amerika Merkez Bankası’nın (Federal Reserve – FED), e-parayı dolaşımdaki para ile toplam vadesiz mevduattan oluşan parasal büyüklük olan M1 parasal büyüklük içine dâhil ederek zorunlu karşılığa tabi tutulması ve vadesiz mevduat gibi değerlendirilerek mevduat yaratan kurumlarca çıkarılması görüşündedir.
   Avrupa Merkez Bankası ise merkez bankalarının para yönetkisi üzerindeki tekel gücünün e-para gelişmeleriyle tehlikeye girmeyeceği görüşündedir.
   Gelecekte kâğıt paranın yerini alma gizilgücü bulunan bir paranın da para yetkililerince denetlenmesi oluşturulabilecek en sağlıklı politika ve yapılabilecek en akla uygun uygulama olacaktır.
   Dünyada e-para ile ilgili yaşanan gelişmelerde Anavatan Türkiye’nin nerede olduğuna baktığımızda ise Anavatan Türkiye’nin henüz işin başlangıç aşamasında olduğunu söyleyebiliriz.
   Anavatan Türkiye e-para ile ilgili çalışmalarına yeni başlamıştır.
   E-paraya yönelik projeler, çeşitli firma ya da bankalarca uygulanan pilot bölge uygulamalarından oluşmuştur.
   Bu uygulamalar da tek amaçlı e-para uygulamalarını oluşturmaktadır.
   Avrupa Birliği’nin e-para gelişmelerine verdiği önem ile Anavatan Türkiye’nin Avrupa Birliğine üyelik istenci bir arada düşünüldüğünde, e-para ile ilgili gelişmelerin Anavatan Türkiye açısından gelecekte önemli gelişmeleri beraberinde getirmesini beklemek olası bir durumdur.
   Sonuç itibariyle gerek dünya gerekse Anavatan Türkiye açısından e-para gelişmeleri, yapılacak düzenlemelere, gelişmeleri izlemeye ve geleceğe yönelik beklentilere bağlanabilmektedir.
   Elektronik para gelişmelerine bakarak gelecekte kâğıt paraya bir seçenek ödeme aracı olarak gelişeceği söylenebilir.
   Burada ortaya çıkabilecek en önemli sorun e-paranın yaygın halk kitleleri tarafından yeterince kullanılmaması, kullanımı sırasında elektronik donanım gerektirmesi ve çeşitli güvenlik sorunlarıdır.
   Bu bağlamda KKTC’nin pilot bölge uygulamasında elektronik alt yapı yetersizliği ile uygulama ve denetim yönünden yasal bir düzenlemesinin bulunmaması çalışmaları olumsuz etkileyecek ve başarı şansını azaltacaktır.
   Konuya olumsuz bakışım da bundan kaynaklanmaktadır.
   KKTC’de bu sorunlar aşıldığında e-para kâğıt paranın yerini alabilecektir.
   Son söz: Bilgelik bundan sonra ne yapılacağını, beceri bunun nasıl yapılacağını bilmektir. Erdem ise bunu yapmaktır.

 

YORUM EKLE

banner111

banner34

banner75

banner88

banner110

banner104