50 yaşındaki ağaçlarla üretim olmaz

Narenciye ihracatının en büyük tüccarlardan olan Yaşar Akpolat, ağaçların yaşlanmasından dolayı kalitenin düşmesi ve suyun yetersizliğinin, narenciyenin en büyük sorunları olduğunu söyledi

50 yaşındaki ağaçlarla üretim olmaz
  • 23 Mart 2018, Cuma 9:29

Ali CANSU

Ülkemizden yurt dışına narenciye ihracı gerçekleştiren en büyük tüccarlardan olan Yaşar Akpolat, narenciyede esas sorunun ağaçların yaşlanmasından dolayı kalitenin düşmesi ve suyun yetersizliği olduğunu söyledi. Akpolat, 50 yaşındaki ağaçlarla üretim yapılamayacağını kaydetti.

KIBRIS’a konuşan Akpolat, ülkede ilk narenciye alımına 1993 yılında 800 ton ile başladığını belirterek, “Kıbrıs’a, bir gazi arkadaşın isteği ile geldim. O günden bugüne Kıbrıs’a alıştık, her yıl buradan ürün alıyoruz, bağımızı koparamadık” dedi.

Kıbrıs’ı, özellikle de Güzelyurt bölgesini huzurlu olduğu için çok sevdiğini kaydeden Akpolat, “Türkiye’de hallerde, ihracatçılar arasında Kıbrıs ürünleri denince ilk beni arıyorlar. Çünkü orada da artık beni Kıbrıslı gibi görüyorlar” ifadesini kullandı.

Geçmiş yıllarda ürünün yüzde 40’ına yakınını, geçen yıl mandoranın yüzde 65’ini, valencianın ise yüzde 50’sini aldığını anlatan Akpolat, bu yıl şimdiye kadar 10 bin tona yakın valencia ürünü aldığını belirtti.

Akpolat, bugünkü piyasa şartlarına bakıldığında, meyve kalitesinin iyi olmadığını ifade ederek, ne yapacaklarını kendilerinin de bilmediğini, Türkiye’ye gönderdikleri meyveleri de soğuk hava depolarında beklettiklerini söyledi.

İran kapısı açılsa Kıbrıs’ın portakal sorunu olmayacak

Kıbrıs portakalının en önemli satış noktasının Irak olduğunu söyleyen Akpolat, ancak İran’ın kapılarını açıp portakal alması halinde Kıbrıs’ın portakal sorunu olmayacağını kaydetti.

İran’ın geçen yıl meyve alımına gittiğini ve ardından tüm dünya ülkelerine ithalatı tekrar kapattığını anımsatan Akpolat, bugün aldıkları meyvenin ufak boylarını Irak’a, normal boylarını da Türkiye’de sattıklarını bildirdi.

Bugün piyasadan aldıkları portakalı, tonu 750 TL’ye sattıklarını ancak maliyetinin bin 400 TL olduğunu kaydeden Akpolat, şöyle devam etti:

“Böyle olunca da beni kurtarmıyor. Biz devletten teşvik alıyoruz. Ancak, aldığımız teşviki maliyetlerimizin içerisine koyuyoruz ve yine de zarar ediyoruz. Bugün aldığımız malları Mersin’deki soğuk hava depolarımızda depoluyoruz. Türkiye içerisine dağıtım yapıyoruz. Zaman zaman ise Rusya ve Azerbaycan ülkelerine de malı satabilme imkânı oluyor. Ancak, bu da çözüm olmuyor. Çünkü meyve boylu ve kaliteli olmadığı için. Yüzde 50 boylu çıkıyor diğerleri boylu olmuyor ve yol alamıyoruz. Alımlarımız, pazarların isteğine bağlıdır. Bu yıl İran olmayınca Irak kaldı. Meyve boylu ve kaliteli olsa, bu ürünü Rusya’ya rahat rahat satarız. Türkiye’de portakal çok. Mısır ise bizi portakalda silindir gibi eziyor.”

50 yaşındaki ağaçlar ile rekabet yapamayız

KKTC’de 50 yaşındaki ağaçlar ile rekabetin mümkün olmayacağını anlatan Akpolat, bugün bahçesi olanlar portakallarının kötü olduğunu bilmesine rağmen onlar da ürünlerine mecburen güzel dediklerini söyledi.

Ülkede portakalın kaliteli olması için fikirlerin yani narenciyeye bakış açısının değişmesi gerektiğini anlatan Akpolat, ilk olarak 50 yaşındaki ağaçların verdiği ürünün miadının dolduğunu ifade ederek, “Eski ağaçlar kesilip yerine ‘Midknight Valencia’ yapılması gerekir. Böyle olması halinde isteğimiz boy ve kalite olacağı için ürünleri istediğimiz ülkeye satar, bizden bu ürünleri adeta yalvararak almamızı isterler” dedi.

Bugün adada bu üründen sadece 4-5 kişide olduğunu ve diğer ürünlerin 15-20 kuruş üstünde malını satabildiklerine dikkat çeken Akpolat, iç pazarda da bunun rahatça satıldığını, kalitenin karşılığının mutlaka olduğunu söyledi.

Tüccar olarak önerisinin eski bahçelerden artık vazgeçilmesi gerektiğini anlatan Akpolat, devletin fidan teşviki ile ağaçların ya kökten sökülüp yeniden ekilebileceğini, ya da çataldan kesilip aşılmaya gidilebileceğini kaydetti.

Yeni fidanlar ekilirse 5 yıl sonra ülkede portakal sorunu kalmaz

Hükümetin su gelene kadar İsrail’den yeni tür fidan alarak narenciye üreticilerine bunları ücretsiz verebileceğini anlatan Akpolat, fidanların üçüncü yıldan sonra verim vermeye başlayacağını ve ülkede 5 yıl sonra portakal ile ilgili bir sorun kalmayacağını iddia etti.

Akpolat, geçmişte beyaz grapefruitlerin kesilerek king mandalin ekilip aşılandığını hatırlatarak, bugün bu ürünü 1.5 ay soğuk hava depolarında muhafaza ederek sattıklarını, bunun ise fiyatların değişmesi ile birlikte risk aldıklarını söyledi.

Akpolat, geçen yıl 15 bin ton mandora ürünü aldıklarını ancak bu yıl hava şartlarından dolayı aldıkları meyvelerin çatlayıp çürüdüğünü belirtti. Şu an depolarındaki meyvelerde yüzde 30 civarında bir çürüme olduğunu anlatan Akpolat, bunun kendilerine maliyetinin yüksek olduğunu söyledi.

Akpolat, şöyle konuştu:

“Wmorkut mandalina ürününü de ekebilirler. Şu anda bu ürün Türkiye’de ve dünyada en iyi tutulan üründür. Çok iyi, ciddi bir pazar şansı var. Kıbrıs’ta şu anda 300 ton civarında vardır. Bin 300 TL tonunu aldık ve bu ürün çok iyidir.

Kıbrıs’ta bizim en rahatsız olduğumuz konular, hükümetlerin üretici birliklerini, tüccar bazında ise Cypfruvex’i karşılarına alıp konuşmasıdır. Ama bu ülkede 16-17 yıldır en fazla ihracatı yapan firmayım. Bir toplantı yapılıp bu toplantılara şahıs olarak bizim de çağrılmamız gerekir. İhracatçı birliği başkanı bu işin içinde olabilir ama bu işin hangi kolundadır. Ben, Türkiye’de ve burada ürün bazında son üç yıldır 100 bin ton ürün çalışıyorum. Kıbrıs’ta geçen yıl 47 bin ton ürün yaptık. Kıbrıs’ta hiç 20 bin tonun altına düşmedik. Türkiye’de 60 ile 80 bin ürün paketliyoruz. Hükümet yetkilileri bizi davet edip bir şeyler sorup önerilerimizi alabilir.”

Tüccarın pazarları bilen kişiler olduğunu, üretici birlikleri başkanlarının ise üreticisinin para kazanmasını istediğini, burada haklı olduklarını anlatan Akpolat, “Tüccar olarak sadece para kazanmak değil, üreticiye de piyasa şartlarında yardımcı olmamız gerekir” dedi.

İran pazarı açıldı fiyat aniden iki katı çıktı

Güzelyurt bölgesinde geçen yıl tonu 400 TL olan portakalın 800 ile 900 TL’ye kadar çıktığını ve talebin arttığını hatırlatan Akpolat, bunun en önemli nedeninin İran pazarının aniden açılması olduğunu belirtti.

Geçen yıl bir tonu 400 TL’ye aldıkları ürünün fiyatını 800 TL’ye kadar yükselttiklerini kaydeden Akpolat, “Çünkü, satacağımız yer bellidir. Bizim için 400 veya 800 TL’ye aldığımız ürünlerin kar oranları aynidir. Sonuçta ikisinde de teşvikleri alıyoruz. Geçen yıl bin TL’nin üzerinde limon alımı yapıldı. Bazıları limonları beklettiler böylece Türkiye’de limon pazarları çöktü. Burada ürünler 700-800 TL’ye satılıyor. Talep olduğu zaman biz o parayı üreticiye ürün bulmak için veririz” dedi.

Portakalın önünü tıklayanlar bellidir

2018’de Cypfruvex’in, seçimlerden önce, tonunu 720 TL’ye alacağını açıkladığını kaydeden Akpolat, “Dünyada bir pazar var da biz mi bilmiyoruz. Veya biz beleşe mi almaya çalışıyoruz?” diye sordu.

Cypfruvex’in sadece 2 bin ton ürün aldığını ve piyasa şartlarında o fiyat verildiği zaman bu ülkenin önünü tıkadıklarını kaydeden Akpolat, 5-10 üreticinin malını alırken, geriye kalan diğer bine yakın üreticilerin ne olacağını sorarak, diğer üreticilerin şu anda ürünlerini satamadığını belirtti.

Cypfruvex’in aldığı portakalın parasını ödeyecek devletin bulunduğunu, kendisinin arkasında ise birinin olmadığına dikkat çeken Akpolat, zarar etmesi halinde bu işin içinden çıkamayıp borçlarını ödeyemeyeceğini söyledi. Her şeyin arz ve talebe bağlı olduğunu anlatan Akpolat, “Bugün portakalın önünde bir tıkanma var ise bunun tek sorumlusu fiyatların yüksek açılmasıdır. Üreticiler de bana tepki koymasınlar. Ben bu işi genel olarak pazarlıyorum” dedi.

Şu anda iki fabrikada fazla bir randıman alamadığını çünkü satacağı yer olmadığını kaydeden Akpolat, soğuk hava depolarında yeri kalmadığını söyledi. Depoya giren ürünün satılmaması halinde zarar edeceğini ifade eden Akpolat, ülkede gerçek piyasa şartları alınıp kaliteli ürünler yetişmesi durumunda ülkede portakal diye bir sorunun kalmayacağını kaydetti.

Ülkedeki sorun yağmur yağmamasıdır

Ülkedeki en önemli sorunun susuzluk olduğuna dikkat çeken Akpolat, Türkiye’den gelecek suyun en kısa zamanda tarımla buluşturulması gerektiğini söyledi.

Suyun tarıma verilmesi halinde devletin Güzelyurt’ta sorunu kalmayacağını da anlatan Akpolat, “Herkes yeni fidanlarını ekip türlerini de değişsin. Çünkü üreticiler su olmadığı için yeni fidan dikmeye korkuyor. Burada haklılar” dedi.

Suyun fiyatının önemli olduğunu, yüksek olması halinde devletin burada bir katkı yaparak fiyatı makul seviyeye düşürmesi gerektiğini kaydeden Akpolat, “Su gelirse Güzelyurt’taki ürünlerin kalitesi artacak. Bahçeler güzelleşecek. Ürünleri alan tüccar artacak ve başka ülkelere de satış imkânı doğacak. Ama 50 yaşındaki ağaçlarla bu işler olmaz” dedi.

Kantar ücreti bizde 250 dünyada 15 TL

Narenciye üzerindeki girdilerin hafifletilmesi gerektiğini de anlatan Akpolat, Güzelyurt Belediyesi’nin kamyon başına 200 ile 250 TL tartı ücreti aldığını, dünyada bu miktarın 10-15 TL olduğuna dikkat çekti.

Akpolat, bunların tümünü tüccarın ödediğini belirterek, “İnsanlar zannediyor ki portakalı ton başına 600 TL’ye alıp Mersin’e de ayni fiyata indiriyoruz. Devletin verdiği 200 TL teşviki cebimize koyduğumuzu zannediyorlar. Gelsinler hesapları ortaya koyalım” dedi.

Tarım Bakanlığı, Cypfruvex, üretici birlikleri ve ihracatçıların bir masada toplanarak herkesin hesaplarını ortaya koyması çağrısı yapan Akpolat, “Maliyetler bin 400 civarındadır. İçerisinden çıkılmıyor” ifadesini kullandı.

Beğendim 0 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor

BU HABERİ OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU

YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 YENİCAMİ AK 30 18 7 5 30 61
2 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 30 17 6 7 19 57
3 GAÜ ÇETİNKAYA TSK 30 16 7 7 15 55
4 BİNATLI YSK 30 14 8 8 15 50
5 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 30 12 12 6 11 48
6 BAF ÜLKÜ YURDU 30 12 9 9 20 45
7 LEFKE TSK 30 13 5 12 16 44
8 CİHANGİR GSK 30 12 7 11 4 43
9 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 30 13 3 14 -1 42
10 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 30 11 8 11 7 41
11 TÜRK OCAĞI LİMASOL 30 13 2 15 2 41
12 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 30 10 7 13 -8 37
13 GENÇLİK GÜCÜ TSK 30 10 4 16 -25 34
14 YALOVA SK 30 6 7 17 -23 25
15 YENİ BOĞAZİÇİ DSK 30 5 9 16 -35 24
16 OZANKÖY SK 30 4 7 19 -47 19
yukarı çık
Pop Up ek