700 yıllık kolye ucu büyüledi

banner37

Eski Eserler ve Müzeler Dairesi, Mutluyaka’da 700 yıllık kuyuda gerçekleştirdiği kurtarma çalışmalarında, kısmen altın kaplamalı kolye ucu ve seramik parçalarına ulaştı

700 yıllık kolye ucu büyüledi
banner8

Ahmet İLKTAÇ

Gazimağusa'ya bağlı Mutluyaka köyünde, Salamis Antik Kenti’nin 6 kilometre batısında belirlenen ve geçmişte depo olarak kullanıldığı anlaşılan kuyuda, 4 gün süren kurtarma çalışmalarında 14’üncü yüzyıla ait yaklaşık 700 yıllık seramik (Scrafitto) parçalarıyla birlikte, yine aynı döneme ait kısmi altın kaplamalı Lüzinyan Dönemi’ne ait 6 yapraklı kolye ucu bulundu.

banner134

Arkeologlar, kuyu deposunda çıkarılan seramiklerin çok çeşitli sayıda olmaları ve kuyuya ne amaçla konulduklarının düşündürücü olduğunu belirtirken, özellikle kolye ucunun kuyudaki varlığının adeta bir bilmeceyi andırdığını kaydetti.

Tekel: 700 yıllık kuyu deposu

Turizm ve Çevre Bakanlığı’na bağlı Eski Eserler ve Müzeler Dairesi Gazimağusa Bölge Şube Amiri Arkeolog Hasan Tekel, Mutluyaka köyünde bir vatandaşın tarlasını sürdüğü sırada meydana gelen göçüğe Gazimağusa Bölge Şube Amirlikleri’ne bağlı arkeologların müdahalede bulunarak göçükte çalışma başlattıklarını söyledi.

Hasan Tekel, 4 gün süre çalışma sonucunda göçüğün Lüzinyan Dönemi’ne ait yaklaşık 700 yıllık bir kuyu deposu olduğunun belirlendiğini kaydetti.

Tarihlemeleri kuyu içerisinde yapılan arkeolojik çalışma sonucunda saptanan, 14’üncü yüzyıla ait yüzlerce çoğu

kırık ve noksan seramik (Scrafitto) parçalarıyla birlikte, yine aynı döneme ait kısmi altın kaplamalı Lüzinyan Dönemi’ne ait 6 yapraklı kolye ucu saptadıklarını belirten Tekel, kuyu içerisinden çıkan söz konusu buluntuların tahıl deposu olarak kullanılan kuyulara yerleştirilecek nitelikte eserler olmadığını bildirdi.

Hasan Tekel, seramiklerin çok çeşitli sayıda olmalarının ve kuyuya ne amaçla konduklarının düşündürücü olduğunu dile getirdi. Tekel, özellikle de kısmen altın kaplamalı kolye ucunun kuyudaki varlığının bir bilmeceyi andırdığını ifade etti.

Hasan Tekel, kuyu zemininin sert havara toprağından oluşması ve düzleştirilmesinin, deponun daha sonraları başka amaç için de kullanılmış olabileceği ihtimalini artırdığını söyledi. Tekel, konu ile ilgili olarak öncelikle buluntuların konservasyon çalışmalarının yapılması ve seramik tipolojilerinin araştırmalarını öngördüklerini sözlerine ekledi.

Güncelleme Tarihi: 10 Ekim 2017, 08:29
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner111

banner34

banner75