Bu yıkıma ne zaman son verilecek?

banner37

Müteahhitler Birliği, yıllardır tozlu raflarda bekletilen 2 projeleri ile taş ocaklarının yarattığı yıkım ve tahribatın giderileceği konusunda çok iddialı. Ancak birlik, ülkedeki siyasi istikrarsızlık ve sürekli değişen bakanlar yüzünden projelerinin bir türlü hayat bulamamasından şikayet ediyor

Bu yıkıma ne zaman son verilecek?
banner90
banner8

SORUNU ÇÖZECEK PROJELER… İnşaat Müteahhitleri Birliği Başkanı Cafer Gürcafer, yıllar önce hazırladıkları ve taş ocakları sorununa alternatif olacak projelerini KIBRIS’a anlattı. Gürcafer, tüm işletmecilerin ortak olacağı tekel bir şirketin kurulmasını, gerekirse taş ocaklarını kooperatif altında birleştirerek, kullanılmayan ocakları ağaçlandırarak tekrar görselliği iyileştirmeyi hedeflediklerini anlattı. Gürcafer, projenin Turizm ve Çevre Bakanı’nın sürekli değişmesi nedeni ile uygulamaya konulamadığını kaydetti.

“PROJE, İHTİYACI AZALTACAK”…Gürcafer, ikinci projenin ise inşaat atıklarını geriye dönüştürmek olduğunu, hedeflenenin ise geri dönüşümden elde edilen malzemeleri kullanma zorunluluğu getirerek, taş ocaklarına daha az ihtiyaç duyulmasını sağlamak olduğunu belirtti. Gürcafer, projelerini yeniden gündeme getirmeye hazırlandıklarını söyleyerek, taş ocaklarının yarattığı tahribatın ve görsel kirliliğin ciddi bir çevre sorunu olduğunun altını çizdi

Eniz ORAKCIOĞLU

   Ülkemizde doğa ve çevreyi katleden taş ocaklarının yıllardır yarattığı tahribatı önlemek ve çevrede yaratılan yıkımın rehabilite edilmesini sağlamak için hazırlanan iki projenin yıllardır tozlu raflarda bekletildiği belirtildi.

   Kıbrıs Türk İnşaat Müteahhitleri Birliği’nin hazırladığı bu iki proje, yıllardır değişen hükümetler, bakanlar ve daire müdürleri yüzünden gün yüzüne çıkamadı.

   Müteahhitler Birliği’nin projeleri, taş ocaklarının sayısını azaltıp, hepsini bir çatı altında toplamak ve geriye kalan taş da ocaklarını rehabilite ederek ağaçlandırıp çevreye kazandırmayı öngörüyor.

   Kıbrıs Türk İnşaat Müteahhitleri Birliği Başkanı Cafer Gürcafer, taş ocakları konusunda KIBRIS’a konuşarak, hazırladıkları projeler hakkında bilgi verdi.

   Gürcafer, taşocakları konusunda “tekel” oluşturulması modelini önerdiklerini ve devletin de bu model üzerinde durması gerektiğini ifade ederek, “Bu tekel, tüm taş ocakları işletmecilerinin ortak olacağı bir şirket şeklinde olacağı gibi, birim fiyatları da devlet tarafından kontrol edilerek tespit edilecek” dedi.

   Görsel kirlilik yaratmayacak ve kaynağı 50-60 yıl boyunca ülke ihtiyacını karşılayabilecek bir taş ocağının çalıştırılmasını öngördüklerini söyleyen Gürcafer, diğer taş ocaklarına da bir yıllık teraslama (taş ocaklarını teras şekline getirerek ağaçlandırma) projesi verileceğini kaydetti.

“Projeler, sorunun çözümü olacaktı”

   Kıbrıs Türk İnşaat Müteahhitleri Birliği Başkanı Cafer Gürcafer, Taş ocaklarının yarattığı görsel kirliliğin konumları ile ilgili olduğunu kaydederek,  yıllar önce bu sorunu çözmek adına hazırladıkları projeyi Kıbrıs Gazetesi okuyucuları ile paylaştı.

   Kıbrıs Türk Müteahhitler Birliği olarak önerilerinin ve devletin üzerinde durması gereken modelin “tekel” oluşturulması olduğuna vurgu yapan Gürcafer, “Bu tekel, tüm taş ocakları işletmecilerinin ortak olacağı bir şirket şeklinde olacağı gibi birim fiyatları da devlet tarafından kontrol edilerek tespit edilecekti” dedi.

   Görsel kirlilik yaratmayacak ve kaynağı 50-60 yıl boyunca ülke ihtiyacını karşılayacak bir taş ocağının çalıştırılmasını öngördüklerini söyleyen Gürcafer, diğer taş ocaklarına da bir yıllık teraslama (taş ocaklarını teras şekline getirerek ağaçlandırma) projesi verileceğini kaydetti.

   Taş ocaklarında tekelleşmeye gidilmesi halinde çevre katliamına son verileceğinin altını çizen Gürcafer, sistemin ekonomik sıkıntı içindeki taş ocaklarının da daha karlı bir ekonomik politika gütmelerine yardımcı olacağını vurguladı.

   Söz konusu proje için çok fazla paraya ihtiyaç olmadığını belirten Gürcafer, yaratılacak bir takım kredi imkânlarıyla bu çatının oluşturulabileceğini ifade etti.

“Haksız rekabet ortadan kalkacak”

   Cafer Gürcafer, projenin hedefinin, taş ocaklarını birleştirip, belki kooperatif altında toplayarak 1 ya da 2 taneyi bırakarak onları da dağın görünmeyen taraflarına yerleştirmek olduğunu anlattı.

   Gürcafer, projenin devletin ve taş ocakları işletmecilerinin gelirlerini de artıracağının altını çizerek, haksız rekabetin bu şekilde ortadan kalkacağını ve ihtiyaç kadar üretimin yapılmasını sağlayacağını kaydetti.

“Geri dönüşümle ihtiyaç azalacak”

   İkinci projenin ise inşaat atıklarını geriye dönüştürmek olduğunu vurgulayan Gürcafer, hedeflenenin ise geri dönüşümden elde edilen malzemeleri kullanma zorunluluğu getirerek taş ocaklarına daha az ihtiyaç duyulmasını sağlamak olduğunu belirtti.

“Engel, Bakanın sürekli değişmesi”          

   Projelerin hayata geçememesinin önündeki en büyük engelin Turizm ve Çevre Bakanı’nın sürekli değişmesi olduğuna vurgu yapan Gürcafer, projeyi hazırladıkları günden bu güne 5-6 kez bakan değiştiğini söyledi.

  Gürcafer, Turizm ve Çevre Bakanı ile yeniden görüşmeye başladıklarına dikkat çekerek, projeleri yeniden gündeme getireceklerini ifade etti.

   Cafer Gürcafer, projelerin uygulamaya konulabilmesi için kararlı bir hükümete ihtiyaç duyulduğunu kaydederek, projenin ancak ciddi bir hükümet politikası ile öne sürülebileceğini belirtti.

“Turizm adası olan ülkemizde oluşan görsel kirlilik ciddi sorun”

   Taş ocaklarının yarattığı tahribatın ve görsel kirliliğin ciddi bir çevre sorunu olduğunun altını çizen Gürcafer, turizm adası olan ülkemizde yaratılan görsel kirliliğin ülke imajı açısından olumsuz izlenim bıraktığını vurguladı.

   Ülkeye gelen turistin havaalanından başkente gelene kadar dağlara baktığı zaman hoş olmayan bir görüntü ile karşılaştığına dikkat çeken Gürcafer, Girne dağ yolunun ise görüntü kirliliği içerisinde olduğunu ifade etti.

   Gürcafer, “Taş ocakları konusunda çözüm var ve bu çözüm fazla maliyet de gerektirmiyor” dedi.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner75