Çöplükten zehir yayıldı

banner37

Beyarmudu Çöplük Alanı’nda sürekli çıkan yangınların, bölgede bulunan köylerde yaşayan insanların sağlıklarını olumsuz etkilediği belirtildi.

banner87
Çöplükten zehir yayıldı
banner90
banner99

Ahmet İLKTAÇ

Beyarmudu’nda uzun yıllardır sürekli bir şekilde kasıtlı veya kasıtsız olarak yakılan çöplük alan önceki gün yine yanmaya başladı.

Çöplük alandaki yangın dün akşam saatlerine kadar sürerken, yangın nedeniyle yükselen yoğun duman, Beyarmudu ve İncirli köylerinde yaşayan insanları olumsuz etkiledi.

Gazetemiz KIBRIS’ı arayan vatandaşlar, önceki gün akşam saatlerinde başlayan yangının hâlâ devam ettiğini ve yükselen dumandan dolayı solunum zorluğu çektiklerinden yakındı.

Konu ile ilgili olarak görüşlerine başvurduğumuz uzmanlar, çöplerin sadece Güngör Katı Atık Depolama Tesisi’nde toplanması gerektiğine dikkat çekti. Uzmanlar, belediyelerin finansal yapı yetersizliklerini bahane ederek planlanan uygulamayı hayata geçirmediklerini söyledi. “Vahşi depolama” yöntemiyle oluşturulan çöplüklerde çıkan yangınların, insan sağlığı, çevre ve canlılar için büyük zarara yol açtığına dikkat çeken uzmanlar, hükümetin ve belediyelerin hayatın olumsuz etkilenmemesi için konuyla ilgili acil önlemler almaları gerektiğine vurgu yaptı.

Çobanoğlu: Çevre ve halk sağlığı zarar görüyor

Çevre Mühendisleri Odası Başkanı Yasemin Çobanoğlu, devletin 2007 yılında hazırladığı Atık Yönetim Planı’na göre, belediyeler tarafından toplanan bütün atıkların “Güngör Düzenli Depolama” alanına taşınması planlandığını, ancak ülkemizde birçok noktada çöplerin kontrol altında olmamaları nedeniyle çevre ve halk sağlığına ciddi zarar verdiğini söyledi.

Yasemin Çobanoğlu, Güngör Düzenli Depolama Alanı’na Mağusa’daki atıkları transfer etmek amacıyla transfer istasyonu inşa edildiğini kaydetti.

Beyarmudu Belediyesi’nin de, Gazimağusa ilçesine bağlı diğer belediyelerin de evsel çöplerini bu istasyona taşıyıp oradan da Güngör’e göndermelerinin planlandığını anlatan Çobanoğlu, ancak belediyelerin finansal yapı yetersizliklerini bahane ederek bu sisteme girmek istemediklerini bildirdi.

Yasemin Çobanoğlu, Beyarmudu Belediyesi’nin de “vahşi depolama” sistemiyle çöplerini bertaraf etmeye çalışmakta olduğunu dile getirdi.

Beyarmudu çöp alanına 200 metre mesafede askeri tabur, 1 kilometre uzaklıkta Beyarmudu köyü, 3-4 km uzaklıkta İncirli köyü ve yine yakın çevresinde tarımsal araziler içerisinde mısır, nar ağaçları, zeytinlikler ve babutsa gibi meyvelerin üretimlerinin yapılmakta olduğuna dikkat çeken Çobanoğlu, Beyarmudu Vahşi Çöp Alanı’nda, atıkların kontrolsüz olarak depolanmakta olduklarını, toprağın ve yeraltı suyunun kirlenmesine ve atıkların yanmasıyla birlikte havaya zehirli kanserojen duman yayılarak tüm bölgeyi olumsuz etki altına almakta olduğunu aktardı.

Yasemin Çobanoğlu, buna karşın sorunla ilgili yıllardır bir önlem alınmamakta ısrar edildiğinden yakındı.

Belediyenin atıklarını bu alanda çok fazla biriktiği zaman, dozerle ezerek veya toprakla üzerini kapatıp bertaraf etmesi gerektiğini belirten Çobanoğlu, ancak belediyenin bu yöntemi kullanmadığını irade etti.

Yasemin Çobanoğlu, çöp alanının hemen arkasında, doğusundan gelip zaman zaman akışa geçen bir derenin de mevcut olduğuna değinirken, bu dereyle birlikte çöplükteki zehirli kalıntıların, Köprülü, Ayluga ve daha sonra Glapsides’e kadar ulaşabileceğini düşündüğünü açıkladı.

Kendisinin de Beyarmudu köyünde yaşamasından dolayı yıllardır bu sorunla mücadele ettiğini kaydeden Çobanoğlu, çözüm yöntemlerini defalarca anlatmasına rağmen ısrarla önlem alınmayıp, çözüm üretilmediğinden şikâyet etti.

Yasemin Çobanoğlu, çöplüğün sürekli yanması ve çıkan duman nedeniyle evlerinden çıkamadıklarını ve çöp yanığı kokusundan akşamları uyuyamadıklarını söyledi.

Ülkemizde dünyanın gelişmiş ülkelerinin uygulamaya koyduğu atık yönetimi hiyerarşisine, devletimizin Atık Yönetim Planı’na ve Çevre Yasası’na aykırı uygulamalar yapılmakta olduğunu vurgulayan Çobanoğlu, doğayı ve insan hayatını hiçe sayan kötü politikalar yürütmekte ısrar edildiğini kaydetti.

Çevre Mühendisleri Odası Başkanı Çobanoğlu, Çevre Yasamızın 6. maddesinin; “Atık üretiminin ve atığın zararlılığının, doğal kaynakların olabildiğince az kullanıldığı, temiz teknolojilerin geliştirilmesi ve kullanılması, üretim, kullanım veya bertaraf aşamalarında çevreye zarar vermeyecek veya en az zarar verecek şekilde tasarlanan ürünlerin pazarlama ve teknik gelişiminin sağlanması, geri kazanım sonrasında geriye kalan tehlikeli maddelerin nihai bertarafı için uygun tekniklerin geliştirilmesi ve uygulanması suretiyle önlenmesi ve azaltılması esastır” dediğini belirtti.

Yasemin Çobanoğlu, atık ayrıştırma, toplama, taşıma, değerlendirme ve bertaraf etme sürecinde su, toprak, hava, flora, fauna için risk teşkil etmeyecek, gürültü, titreşim veya koku yaratmayacak, doğal çevreyi olumsuz etkilemeyecek ve insan sağlığına zarar vermeyecek yöntem ve süreçler kullanılması gerektiğini ifade etti.

Çevre Mühendisleri Odası olarak, atık politikası hakkındaki görüşlerinin öncelikli hedefin atığı kaynağında azaltma, yeniden kullanma ve geri dönüştürme olduğunu bildiren Çobanoğlu, bunun yanı sıra, atık yönetiminde en önemli ilkelerin, “kirleten öder” ve “atığı üreten sorumludur” ilkeleri olduğunu söyledi.

Yasemin Çobanoğlu; “günümüze kadar, KKTC’de merkezi hükümet düzeyinde, atıkların kaynağında azaltılması, yeniden kullanılması ve geriye kalanların da Güngör Merkezi Depolama Tesisi’ne transfer edilerek depolanmalarıyla ilgili hiçbir politika uygulanmadı. Gerekli inisiyatifler başlatılmadı ve yatırımlar gerçekleştirilmedi” diye konuştu.

Belediyelerin topladıkları vergi ve temizlik paralarıyla bu bertaraf yöntemlerini karşılamakta yetersiz kaldıkları için ekosistemi ve insan hayatını yok etmeye devam etmeyi seçtiklerini ifade eden Çobanoğlu, ambalaj atıklarının (cam, karton, plastik, metal kutu) geri dönüşümünü teşvik edecek bir yasa hazırlanarak, devlet veya özerk kuruluşlar tarafından hayata geçirilmesi gerektiğine vurgu yaptı.

Yasemin Çobanoğlu, inşaat ve moloz atıklarının, kolayca geri dönüştürülebileceğini ve yeniden kullanılabileceğini belirtti. Çobanoğlu, verilere göre, ülkemizde üretilen toplam inşaat ve moloz atığının toplam ülke atığının % 80-85'ini oluşturduğunu bildiklerini dile getirdi.

Çevre Mühendisleri Odası Başkanı Çobanoğlu; “belediyeler, evlerden, bahçelerden ve parklardan topladıkları yeşil odun, dal, ot türündeki atıkları, ayrı toplamalı, kompost uygulamalara geçmelidirler. Özellikle atık lastikler, atık yağlar, elektrikli ve elektronik ekipmanlar, hurda araçların parçalara ayırma işlemi düzgün şekilde yapıldığı takdirde, hurda aracın

Güncelleme Tarihi: 23 Haziran 2017, 09:24
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner107

banner75

banner108