'Güzelim adamız çöplüğe çevriliyor'

banner37

Bir çöpün doğada yok olması için yıllar, hatta yüzyıllar geçmesi gerektiğini bilmemize rağmen, doğayı ve çevreyi hiç düşünmeden kirletmeye devam ediyoruz

'Güzelim adamız çöplüğe çevriliyor'
banner99

Ceren ÖZBİL

Ülkenin her köşesi gibi yol kenarları da çöplerden geçilmiyor. Gerek araçların içerisinden yollara atılan çöpler, gerekse de gelişi güzel doğaya bırakılıp yol kenarlarına uçuşan naylon poşet, kâğıt veya plastik bardak-tabak, plastik şişe gibi çöpler, hem görüntü kirliliğine yol açıyor, hem de sağlığımızı tehdit ediyor. Üstelik yağan yağmurla birlikte akan çöp suları yer altı kaynaklarına, toprağa bile karışıyor.

Uzmanlar, doğaya atılan cam şişenin 4 bin yıl, plastiğin bin yıl, poliüretanın bin yıl, telefon kartının bin yıl, plastik tabağın 500 yıl, pet şişenin 400 yıl, alüminyumun 100 yıl, çakmağın 100 yıl, kola kutusunun 10 yıl, cikletin 5 yıl ve gazete kâğıdının 3 ayda yok olduğunu açıklıyor ancak ülkemizde bazı sorumsuz kişiler bu uyarıları hiç dikkate almadan çevreyi kirletmeye devam ediyor.

Ülkenin işlek yollarından bir tanesi olan Lefkoşa-Gazimağusa anayolunun kenarlarında da her çeşit çöpe rastlamak mümkün.

Gerek araçlar içerisinden yola atılmış olabileceği izlenimi yaratan kola kutusu, yemiş paketi ve su şişesi gibi çöpler, gerekse de "bu çöp buraya nasıl geldi?" dedirtebilecek iskambil kâğıdı, kavanoz gibi çöpler yol boyunca uzanıyor.

Yeşil Barış Hareketi Genel Sekreteri Doğan Sahir, ülkedeki çevre kirliğinin başlıca iki nedene bağladı. Bunlardan bir tanesinin cezaların yetersiz olup, denetim mekanizmasının olmamasına bağlayan Sahir, diğer sebebi de çevre bilincine sahip olmayan vatandaşlar ile çeşitli nedenlerle KKTC’ye gelen yabancıların ülkeyi sahiplenmemesine bağladı.

Sahir: Çevre sahiplenilmiyor

banner134
Sahir, ülkedeki çevre kirliliğinin başlıca iki nedeninin yasal düzenleme eksikliği ve demokrafik yapının bozulması olduğunu söyledi. İnsanların çevre temizliği konusunda duyarlı olması gerektiğini ifade eden Sahir, çevreyi kirletenlere ceza verilmesi gerektiğinin altını çizdi.

Sahir, bir çevre örgütü olarak kendilerinin yaptığı araştırmada, çevre kirliliğinin en büyük nedenleri arasında çevreye sahip çıkmama olduğunu belirtti.

"Caydırıcı cezalar şart"

Çevreyi kirletenlere caydırıcı cezalar verilmesi gerektiğini söyleyen Sahir, bu konuda yasa olduğunu ancak uygulanmadığını ifade etti.

Sahir, bu cezaların uygulanmamasının en büyük nedenlerinden bir tanesinin denetim mekanizması olmamasından kaynaklandığını kaydetti.

"Trafik cezaları gibi olmalı"

Çevreyi kirletmenin cezasının da tıpkı trafikte olduğu gibi mahkemeye gitmeden anında yazılan sabit cezalar gibi olması gerektiğini savunan Sahir, ancak şimdi uygulanan sistemin insanları çevreyi kirletenleri ihbar etmekten bile uzaklaştırdığını anlattı.

Sahir, "Örneğin bir vatandaş birini çevreyi kirletirken görüyor ve ihbar ediyor. Konu mahkemeye taşınıyor. Dava yıllarca devam ediyor. İhbar eden de günlerce mahkemeye gidip, gelmek zorunda kalıyor. Durum böyle olduğunda da vatandaş ihbar etmekten kaçınıyor. Çevre ile ilgili cezalar da sabit cezalar olmalıdır. Örneğin biri yere çöp attı, hemen ona ceza yazılacak. 15 gün içinde ödemezde cezası iki katına çıkacak. Ancak bu şekilde çevre kirliliğinin önüne geçeriz. Ülkemizdeki çevre kirliliği her geçen gün daha da önüne geçilemez bir hal alıyor” diye konuştu.

Güncelleme Tarihi: 06 Şubat 2017, 09:07
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner75