Her yıl 20 milyon ton toz taşınıyor

Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği As Başkanı ve Çevre Sorumlusu Teksen Köroğlu, son yıllarda ülkemizi etkileyen çöl tozlarının çevre ve insan sağlığını olumsuz etkilediğini kaydetti:

Her yıl 20 milyon ton toz taşınıyor
  • 30 Mart 2018, Cuma 9:59

Ali CANSU

Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği (KTTB) As Başkanı ve Çevre sorumlusu Teksen Köroğlu, son yıllarda ülkemizi etkileyen çöl tozlarının çevre ve insan sağlığını olumsuz etkilediğini kaydetti.

Köroğlu, son yıllarda bilim insanlarının yaptığı çalışmalarda, yakın çevremizde bulunan başta Sahra Çölü olmak üzere, İran, Suriye ve Arabistan çöllerinden rüzgârlar vasıtasıyla her yıl ülkemize 20 milyon ton toz taşınımının gerçekleştiğini ortaya çıkardıklarını söyledi.

Rüzgârlar vasıtasıyla çöllerden kalkarak atmosfere karışan ve boyutları mikronlarla ifade edilen ince toz

partiküllerinin atmosferik taşınım ile çok uzak bölgelere kadar taşındığına dikkat çeken Köroğlu, “Aynı zamanda çökeldiği ortamlarda insanlar ve bitki örtüsü üzerinde çeşitli etkiler bırakmaktadır. Bütün bunlar, çöllerin önemsiz kum yığınlarından ibaret alanlar olmadığını, doğal sistemler içerisinde önemli olumlu veya olumsuz işlevler gördüğünü ortaya koymaktadır” dedi.

“Tozlar birçok sağlık problemini beraberinde getiriyor”

Köroğlu, çöl tozlarının, insanlarda migren, astım gibi bazı rahatsızlıkları tetiklerken solunum yolu hastalıkları başta olmak üzere birçok sağlık probleminin de ortaya çıkmasına sebep olduğunu belirtti.

Bunun yanında ulaşım, turizm gibi ekonomik faaliyetlerin aksamasına, günlük hayatın zorlaşmasına ve

soluduğumuz havanın kalitesinin düşmesine de neden olduğunu anlatan Köroğlu, “Bitkiler üzerine kuru veya

yağışlarla yaş olarak çökelen çöl tozları, içerisinde barındırdığı demir, alüminyum gibi minerallerle bitkilerin gelişimini hızlandırdığı, kültür bitkilerinin verimini artırdığı gibi, bitkilerin yaprak yüzeylerini kaplayarak, stomalarını tıkayarak fotosentez ve solunum yapmalarını da engelleyebilmektedir” dedi.

“Toz zerrecikleri Mart ve Mayıs ayları etkili oluyorlar”

Ülkemize her yıl belirli periyotlarla çevresindeki çöllerden toz taşınımı gerçekleştiğini anlatan Köroğlu, özellikle ilkbaharda mart, nisan, mayıs aylarında en fazla olmak üzere yıllık ortalama milyonlarca ton tozun yaş veya kuru olarak ülkemize çökeldiğini kaydetti.

Bugüne kadar yapılan çalışmalarda, çöl tozlarının özellikle geçiş mevsimlerinde daha fazla etkili olduğunun

ortaya konulduğuna dikkat çeken Köroğlu, ilkbahar ayları olan mart, nisan, mayıs ayları ile sonbahar ayları olan eylül, ekim ve kasım aylarında çöl tozlarının etkisini artırdığı dönemler olduğunu belirtti.

Doğu Akdeniz üzerinde özellikle sonbahar aylarında Sahra tozlarına ek olarak Suudi Arabistan ve Ürdün kökenli hava kütlelerinin de etkisini artırdığını ve bunun da toz taşınımını bu aylarda daha da yoğunlaştırdığını anlatan Köroğlu, şöyle devam etti:

“Çamurlu yağmurlar çevreyi kirletirken atmosferdeki tozları yere indirdiği için havayı temizlemekte ve canlıların solunum problemlerini ortadan kaldırmaktadır. Tozlu günlerde yağışın olmaması durumunda tozun daha uzun süre atmosferde asılı kaldığı ve canlıların solunumunu daha fazla zorlaştırdığı tespit edilmiştir.

Sahra tozu ile ilgili çeşitli araştırmacıların yayınları ve KTTB Çevre Halk Sağlığı Danışmanımız Prof.Dr.

Çağatay Güler’in bize yaptığı açıklamalardan çöl kaynaklı tozların atmosferde yoğunlaştığı günlerde dış ortamdaki hava kalitesi önemli ve ciddi oranda düşmekte bu da insan sağlığına zarar vermektedir. Bu olaylar öncesinde halk sağlığının korunması için gerek ülke çapında, gerekse kişisel anlamda gerekli tedbirlerin alınması özellikle Kıbrıs ve Türkiye gibi toz taşınımının fazla olduğu hassas ülkeler için bir zorunluluktur.

Çöl tozları ile birlikte taşınan bazı partiküller ve çöl tozları içerisinde bulunan zararlı maddeler insan

metabolizmasında ciddi hasarlara yol açabilmektedir. Atmosferdeki toz konsantrasyonunun yüksek olduğu dönemlerde akciğer ve solunum yolları rahatsızlıkları bulunan hastaların yaşamı daha da zorlaşmakta, astım, bronşit, migren gibi hastalıkları olan insanların şikâyetleri normal seyrinin dışına çıkarak artış göstermektedir.”

“Tozlar ateşli hastalıklara sebep oluyor”

Köroğlu, çöl tozlarıyla birlikte hareket eden bazı mikroorganizmaların insanlarda gribal enfeksiyonlara ve menenjit gibi ateşli hastalıklara sebep olduğunu söyledi.

Çöl tozlarının bazı salgın hastalıkların dünyada yayılmasını sağladığının da yapılan araştırmaların sonuçları arasında olduğunu anlatan Köroğlu, solunum vasıtasıyla vücuda giren partiküler maddelerin (Pm) solunum yüzeyleriyle temasa geçerek buralarda biriktiğini belirtti.

Köroğlu, “5-10 mikrondan küçük olan partiküller burun solunumu ile vücuda girmişlerse bronşlarda, ağız solunumu ile vücuda girmişlerse akciğerlerde birikim gösterirler. Üst solunum sistemlerinde biriken partiküller solunum sisteminin kendini temizleme mekanizmasıyla, öksürme ve aksırma gibi reaksiyonlarla vücuttan atılır. Ancak akciğerlere ve bronşlara kadar ulaşan ince toz tanecikleri buralarda birikerek nefes darlığına, hatta ölümlere bile sebep olabilirler” dedi.

“Solunum yollarını tıkayabilir”

Çöl tozlarının insan sağlığını etkileme potansiyellerinin boyutlarına göre değiştiğini kaydeden Köroğlu,

“Boyutları 10 mikrondan daha büyük olan kaba toz ya da normal toz olarak tabir edilen iri partiküller insan vücudunun doğal savunma mekanizması tarafından büyük ölçüde uzaklaştırılırlar ya da astım gibi rahatsızlıkları tetikleyerek solunum yapmayı zorlaştırırlar” dedi.

Esas tehlikeli olan boyutları 0,1 mikrondan daha küçük olan ve sürekli hareket halindeki çok ince toz tanecikleri olduğunu anlatan Köroğlu, tozların buralarda birikerek tahriş ve tıkayıcı etki yapabilmekte, kalp

damar hastalıklarını, kardiyovasküler rahatsızlıkları artırmakta hatta erken ölümlere bile sebep olabildiğini söyledi.

Kentleşmenin yoğun olduğu alanlarda bu tozların, fosil yakıtların yakılmasıyla atmosfere karışan zehirli partiküllerle birleşmesi halinde kanserojen etkiler de oluşturabildiğine dikkat çeken Köroğlu, çöl tozları içerisinde bulunan önemli kirleticilerden birinin de kurşun olduğunu belirtti.

Atmosfere karışan kurşun parçacıklarının su kaynaklarına çökelmesi veya gıda maddelerini kirletmesi sonucu insan sağlığının tehlikeye girebildiğine dikkat çeken Köroğlu, kemik ve dokularda biriken kurşunun beyin hasarlarına ve ölümlere neden olabildiğini de kaydetti.

Düşük dozdaki kurşun birikiminin bile anne karnındaki bebekler ve henüz bağışıklık sistemi gelişmemiş çocuklara büyük zararlar verebilmekte olduğunu anlatan Köroğlu, şöyle devam etti:

“Yapılan bir araştırmaya göre, ABD’de havadaki bu kirleticiler (Pm) her yıl yaklaşık olarak 10.000 kişinin kalp hastalıkları sonucu ölümünden sorumludur. Atmosferik tozlar ve hava kirliliği insanlığın var olduğu ilk günden günümüze kadar çeşitli yönleriyle insan sağlığını etkilemiştir. Bu konu üzerine söylenmiş sözler içerisinde en anlamlı olan belki de büyük tıp bilgini İbn-i Sina’nın şu sözleridir: ‘Eğer toz olmasaydı insan ömrünün 1000 sene olmaması için hiçbir sebep yoktu’.”

“Mecbur kalmadıkça dışarıya çıkılmamalı”

Köroğlu, atmosferin tozlarla kaplı olduğunu, güneşin yüzünü göstermediği günlerde insanların dışarı çıkma, gezme gibi isteklerinin azaldığını söyledi.

Tozlu günlerde doktorların da insanların bu ağır havayı akciğerlerine doldurmamaları için mecbur kalmadıkça

dışarı çıkmamaları gerektiğini söylemekte olduğunu anlatan Köroğlu, tozlu günlerin çok sık yaşandığı bazı bölgelerde astım, bronşit gibi bazı solunum yolları rahatsızlıkları bulunan ya da toza karşı alerjisi olan insanlar dışarıya çıkarken bazı koruyucu tedbirler alınması gerektiğini belirterek, “Bu tedbirler içerisinde en yaygın olanı ağız ve burun bölgesini kapatacak şekilde takılan maskelerdir” dedi.

Köroğlu, KTTB Çevre Halk Sağlığı Danışmanı Profosör Dr. Çağatay Güler’in açıklamalarında sahra tozlarının olumsuz etkilerinin özellikle yoğun egzoz kirliliği ve nem olan bölgelerde arttığına dikkat çektiğini belirterek özellikle sahil bölgelerinde yaşayanlarda etkisinin daha fazla olduğunu kaydetti. Güler’in açıklamasında gözlerde yanma ve yaşarmaya yol açabildiğini, okul etkinliklerinin yapı içinde sürdürülmesi, açık havada beden eğitimi ve spor etkinliklerinden de kaçınılması gerektiğini ifade ettiğini anlatan Köroğlu, şöyle devam etti:

“Güler hocamız ayrıca beden eğitimi deslerinin kapalı salonda yapılması, öğle yemeklerinin de yine okul içinde yenmesi önerirken astımlıların, solunum ve dolaşım sistemi hastalığı olanların ve yaşlıların da açık havada ki bedensel etkinliklerden kaçınmalarının daha doğru olacağını belirttiğine de dikkat çekiyor” dedi.

Tozlar ayrıldıktan sonra neler yapılmalı?

Köroğlu, toz bulutlarının etkisini en aza indirmek için pencere ve hava sızıntılarının olduğu aralıkların kapalı tutulması gerektiğini, toz bulutundan sonra klima filtrelerinin temizlenerek toz alan iç ortamların silinmesi gerektiğini kaydetti.

Gelişmiş ülkelerde, en ufak olumsuz bir meteorolojik olayda erken uyarı ve önlem ile yerel halk uyarılmasına

rağmen, ülkemizde bu gibi vakalarda halkın sadece medyadan bilgilendirilerek geçiştirildiğini de vurgulayan Köroğlu, “Bu olumsuz durumların gelecekte yaşanmaması için ve en az etkilenme için hava kalitesi izleağlarının etkin ve yaygın şekilde kurulması, yanı sıra erken ve etkin uyarı yapılarak yerel halk bilgilendirilmelidir” dedi.

Beğendim 3 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor

BU HABERİ OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU

YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 YENİCAMİ AK 30 18 7 5 30 61
2 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 30 17 6 7 19 57
3 GAÜ ÇETİNKAYA TSK 30 16 7 7 15 55
4 BİNATLI YSK 30 14 8 8 15 50
5 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 30 12 12 6 11 48
6 BAF ÜLKÜ YURDU 30 12 9 9 20 45
7 LEFKE TSK 30 13 5 12 16 44
8 CİHANGİR GSK 30 12 7 11 4 43
9 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 30 13 3 14 -1 42
10 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 30 11 8 11 7 41
11 TÜRK OCAĞI LİMASOL 30 13 2 15 2 41
12 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 30 10 7 13 -8 37
13 GENÇLİK GÜCÜ TSK 30 10 4 16 -25 34
14 YALOVA SK 30 6 7 17 -23 25
15 YENİ BOĞAZİÇİ DSK 30 5 9 16 -35 24
16 OZANKÖY SK 30 4 7 19 -47 19
yukarı çık