Kaş yapalım derken göz çıkarıyoruz!

banner37

Belediyelerin sineklerden bulaşan bir tür virüs olan Batı Nil Virüsü’ne karşı başlattığı kimyasal mücadele çevre örgütleri tarafından tepkiyle karşılandı:

Kaş yapalım derken göz çıkarıyoruz!
banner87

SARPTEN: İKLİM DEĞİŞİKLİĞİNDEN DOLAYI YAYILDI Biyologlar Derneği Başkanı Hasan Sarpten, Batı Nil Virüsü’nün 1990’lara kadar sadece Afrika kıtasında görüldüğünü, ancak birçok uzmanın bu virüsün iklim değişikliğinden dolayı Afrika dışına yayıldığını söylediğini belirtti. Sarpten, sivrisineklere karşı mücadelenin ancak bilimsel ve bütünlüklü bir çözümle sağlanabileceğini ifade ederek, bu mücadelenin de biyolojik yöntemle yapılması gerektiğine dikkat çekti.

SAHİR: KİMYASAL İLAÇ KALICI BİR ÇÖZÜM DEĞİL… Yeşil Barış Hareketi Genel Sekreteri Doğan Sahir de, sivrisineklere karşı mücadelede hem devletin, hem de belediyelerin yanlış veya yetersiz kaldığını belirterek, bu durumun kimyasal ilaç kullanımına sebep olduğunu, ancak kimyasal ilacın kalıcı bir çözüm olmadığını söyledi. Sahir, “Bugüne kadar birçok belediye biyolojik yöntemi yeterli bir şekilde kullanamadığı için şimdi kimyasal ilaç kullanılmaya başlandı” dedi.

Ahmet KARAGÖZLÜ

Ülkemizde bu yaz sivrisinek popülasyonunda yaşanan artış, sineklerden bulaşan bir virüs olan Batı Nil Virüsü’nün ortaya çıkmasına neden oldu.

Geçtiğimiz hafta Batı Nil Virüsü teşhisiyle tedavi gören bir hastanın yaşamını yitirmesinin ardından alarma geçen belediyelerin sivrisineklere karşı kimyasal mücadeleye başlaması ise çevre örgütleri tarafından tepkiyle karşılandı.

Uzmanlar, sinek popülasyonunda yaşanan artışın birçok yerde oluşan su birikintilerinden kaynaklandığını belirtirken, sivrisinekle mücadelede kaynağında müdahalenin önemli olduğunu, ancak bu müdahalenin biyolojik yöntemle yapılması gerektiğine dikkat çekti.

KIBRIS’a konuşan çevre örgütleri, belediyelerin sivrisineklere karşı başlattığı seferberlikte kimyasal ilaç kullanılmasını “Kaş yapalım derken göz çıkarıyoruz” şeklinde yorumladı.

Sarpten: Bu virüs doğal dengenin

bozulmasından dolayı yayıldı

Biyologlar Derneği Başkanı Hasan Sarpten, Batı Nil Virüsü’nün gelişimine bakıldığında bu virüsün 1990’lara kadar sadece Afrika kıtasında görüldüğünü, ancak daha sonra Avrupa ve Asya kıtalarında da görülmeye başladığını ifade etti.

Sarpten, söz konusu virüsün geçtiğimiz yıl bölgemizde de görülmeye başladığını, ancak varlığının henüz yeni tespit edildiğini dile getirdi.

Uzmanların Batı Nil Virüsü’nün iklim değişikliğinden dolayı Afrika dışına yayıldığını söylediklerini belirten Sarpten, “Bu virüsün yayılması doğal dengenin bozulmasından kaynaklanıyor” dedi.

Ülkemizde önceden kuş gribi ve domuz gribi gibi vakaların görüldüğünü, şimdi de Batı Nil Virüsü’nün ortaya çıktığını ifade eden Sarpten, söz konusu virüslerin tümünün sivrisineklerden kaynaklandığını söyledi.

“Kimyasal yöntem anlık bir çözüm”

Sivrisineklere karşı mücadelenin ancak bilimsel ve bütünlüklü bir çözümle sağlanabileceğini belirten Sarpten, bu mücadelenin de kimyasal ilaçla değil, biyolojik yöntemle yapılması gerektiğini kaydetti.

Sarpten, kimyasal yöntemin sadece anlık bir çözüm olduğunu belirtti ve kalıcı çözümün ancak tüm yıl boyunca kaynağında müdahaleyle yapılabileceğini ifade etti.

Kamboçya balıkları ve biyolojik mücadelede kullanılan larvatik bakterisinin sivrisinek larvalarıyla beslendiğini dile getiren Sarpten, “Sivrisineklere karşı panik havasında değil, akılcı, entegre ve bilimsel yöntemlerle mücadele edilmelidir” dedi.

Sahir: Batı Nil Virüsü flaş bir gelişme değil

Yeşil Barış Hareketi Genel Sekreteri Doğan Sahir, Batı Nil Virüsü’nün flaş bir gelişme olmadığını belirterek, 4-5 yıl kadar önce bu konuda uyarılarda bulunduklarını söyledi.

Sahir, söz konusu virüsün göçmen kuşlardan sineklere, sineklerden de insanlara bulaştığını, ancak değişik kıtalardan gelen insanlar aracılığıyla da yayılmaya başladığını kaydetti. Sahir, bu virüsün insandan insana bulaşma ihtimalinin konuşulduğunu da belirtti.

“Kimyasal ilaç kullanımı kalıcı bir çözüm değil”

Bugüne kadar sivrisineklere karşı mücadelede hem devletin, hem de belediyelerin yanlış veya yetersiz kaldığını ifade eden Sahir, bu durumun kimyasal ilaç kullanımına sebep olduğunu dile getirdi.

Ülke genelindeki birçok dereye, çöp ve molozların döküldüğünü, kanalizasyon atıklarının boşaltıldığını ve yanlış müdahalelerle tahrip edildiğine işaret eden Sahir, bu durumun sinek popülasyonunda artışa neden olduğunu söyledi.

Batı Nil Virüsü’nden dolayı sivrisineklere karşı kimyasal mücadelenin yapılmaya başladığını kaydeden Sahir, kimyasal ilaç kullanımının kalıcı bir çözüm olmadığına vurgu yaptı.

“Kimyasal ilaç doğadaki tüm canlıları yok eder”

Sivrisineklere karşı biyolojik veya mekanik mücadelelerin yapılması gerektiğini belirten Doğan Sahir, şöyle devam etti:

“Sivrisineklere karşı biyolojik mücadele uzun soluklu bir yöntemdir. Ancak bugüne kadar birçok belediye bu yöntemi yeterli bir şekilde kullanamadığı için şimdi kimyasal ilaç kullanılmaya başlandı. Ama burada unutulmaması gereken bir şey var; kimyasal ilacın dili, dini veya ırkı yoktur; doğadaki tüm canlıları yok eder. Dolayısıyla da doğadaki dengeye zarar verir.

Ayrıca sivrisinekler zamanla kimyasal ilaca karşı bağışıklık da kazanabilir. Bu nedenle de sivrisineğe karşı yapılan kimyasal mücadelede bir müddet sonra sivrisinek dışındaki tüm canlılar yok edilir.

Sivrisineğe karşı su birikintilerini kurutmak yerine sinekle beslenen kurbağa ve benzeri canlıların yetiştirilmesi gerekir. Yani kimyasal ilaç kullanımı hiçbir kâr getirmez.”

Güncelleme Tarihi: 31 Temmuz 2019, 09:22
YORUM EKLE
YORUMLAR
Alim isken
Alim isken - 4 hafta Önce

Sivrisinekler geçen sene vücudumuzu delik deşik ederken biologların sesi çıkmıyordu. Tepki ile karşılamıyorlardı. Şimdi mi akılları başlarına geldi? Bir günde 80 sivrisinek yarası açıldı vücudumda. Ne gerekiyorsa kullanmalı belediye bunları yoketmek için. Biologlar çok uzmanlarsa biliyorlarsa çözüm üretselerde bunca senedir.

SIRADAKİ HABER