banner6

Kuzular mandırada kaldı

banner37

Taşlıca köyündeki küçükbaş hayvan üreticileri “kaçak et” satışının işlerini durdurduğunu söyledi

Kuzular mandırada kaldı
banner151 banner143

Ayşe BULUT

Karpaz bölgesindeki Taşlıca köyündeki hayvan üreticilerinin derdi büyük.

“Kaçak et” satışı yüzünden kuzularının ellerinde kaldığını söyleyen üreticiler, koyun ve koçları da kasapların almadığını belirtti.

Köylerindeki yaklaşık bin kuzunun elde kaldığını ifade eden hayvan üreticileri, “Güney Kıbrıs’tan gelen kaçak et nedeniyle hayvanlarımızı satacak birini bulamıyoruz” dedi.

Üreticiler, Tarım Bakanlığı’nın sorunu çözmesini istedi.

Çelik: Kuzular koç oldu

Hayvan üreticisi Hasan Çelik, sektördeki sorunlara işaret ederek Güney Kıbrıs’tan KKTC sınırına kaçak et geldiğini iddia etti. Hayvancının kuzularının elinde kaldığını belirten Çelik, “Seçim zamanı geldiğinde hayvancıya da çiftçiye de vaatler veriyorlar. Ancak seçim geçtikten soran kimse hiçbir şey yapmıyor. Güney Kıbrıs’tan KKTC’ye kaçak et geçiyor. Ve bu yetkililer tarafından bir türlü engellenemiyor. Benim 130 tane kuzum da mandırada kasap bekliyor” dedi.

Çelik, hayvanlarının kuzuluktan çıkıp, koç olduğuna işaret ederek hayvanlara arpa yetiştirememekten de dert yandı. Çelik, “Gün geçtikçe zararımız artıyor. Artık bu kaçak ete dur denmeli ve bu konuda yetkililerden yardım bekliyoruz” dedi.

Veli Çelik: Kaçak et yüzünden gün geçtikçe batıyoruz

Üretici Veli Çelik de, 180 tane kuzusunu satamadığını belirtti.

Hayvanlara yem parası yetiştiremediklerini ifade eden Çelik, “Borçlanıp arpa alıyoruz. Kuzuları satıp da borcu öderiz dedik ama maalesef kuzuları da satamıyoruz. Kaçak et yüzünden gün geçtikçe batıyoruz” dedi.

Çelik, gelirinin hayvan üreticiliğinden sağladığını belirterek Güney Kıbrıs’tan kaçak et geldiğini öne sürdü, kuzuların bu nedenle ellerinde kaldığını söyledi.

Çelik, kaçak et geçişinin askeri bölgeden yapıldığını iddia ederek konuyu Tarım Bakanlığı’na bildirdiklerini ancak bakanlığın kendilerine “tamamen askerin kontrolü altında” cevabını verdiğini öne sürdü.

Soruna çare bulunmaması halinde sopalarla sınır kapılarına gidip “kaçak ete dur” eylemi yapacaklarını söyleyen Çelik, “Kuzularımızı satamıyoruz, kuzular kuzuluktan çıktı aylardır kasap bulamadık. Kuzularımız, koyun veya koç oldu. Kasap da şimdi kuzuları yarı fiyatına almak istiyor. Yem parası vermekten battık” dedi.

Karakaş: Ülkeme geldiğime geleceğime pişman oldum

Üretici Erhan Karakaş, yıllarca İngiltere’de yaşadı. Kendi memleketine kesin dönüş yaparak, bir miktar da sermeye getirerek iş kurduğunu belirten Karakaş, “Sermayemi hayvancılığa yatırarak bir iş kurdum. Ancak geldiğime geleceğime pişman oldum. Yönetim ve sistem hayvancılığı yok etmek için elinden geleni yapıyor” dedi.

Gümrük kapılarının açık olduğunu, isteyenin istediği kadar et, süt ve peynir getirdiğini ifade eden Karakaş, şöyle dedi:

“Ürettiğimiz her şey elimizde kalıyor. Kıbrıs Cumhuriyeti kimliğini taşıyan herkes alışverişini Güney Kıbrıs’tan yapıyor. Gümrükçüler bunları görmemezlikten geliyor ve bagaj kontrolü yapmıyor. Sadece bir haftadır fişek araması yapıyorlar. Fişekleri düşünüyorlar da hayvancıyı, marketçiyi, bahçeciyi düşünmüyorlar mı?

180 tane kuzum elimde kaldı. Hayvanları beslemek için ayda bir kamyon arpa istiyorum. Hep zarar. Borçlanıp alıyoruz. Hayvanları aç bırakamayız. Mağusa ve Lefkoşa’daki restoranlar kaçak et kullanıyor. Ancak ne kadar sağlıklı bilmiyoruz”.

Güncelleme Tarihi: 04 Kasım 2016, 10:18
YORUM EKLE
banner140
SIRADAKİ HABER

banner111

banner34

banner75

banner88

banner110

banner104