Ne orman, ne hayvan kaldı!

banner37

Koronavirüs belasını atlatmadan, yangın felaketleri kapımıza dayandı. Memleket, günlerdir, yangınlarla uğraşıyor. Pazar günü Tepebaşı – Kalkanlı arasında çıkan büyük yangın, yeşili ve tarihimizi yok etti, hayvanları küle çevirdi, yüreğimizi dağladı. Uzmanlar bu acı tabloyu tedbirsizliğe bağladı

banner87
Ne orman, ne hayvan kaldı!
banner90
banner99

SARPTEN: TEDBİR ALINMADI, KABUL EDİLEMEZ… Biyologlar Derneği Başkanı Hasan Sarpten, devlet korumasında olan, tarihe tanıklık etmiş bin yıllık anıt zeytin ağaçlarının yanmasını “acizlik” olarak tanımladı. Sarpten, yangınlara karşı tedbir alınmamasının kabul edilemez olduğunu belirterek, anıt ağaçlar bölgesinin korumaya alınmamasını da eleştirdi. Hasan Sarpten, yangınların, tam da doğanın “uyanma zamanı” meydana geldiğini, bu nedenle “tükenmişlik” yarattığını vurguladı

BASAT; HAYVANLAR YANARAK CAN VERDİLER… Taşkent Doğa Parkı Direktörü Kemal Basat, kertenkele, sivri fare, kuş çeşitleri, üreme döneminde olan tavşan ve keklik gibi hayvanların da bu yangınlarda yanarak can verdiğini ifade ederek, kaçabilenlerin ise yavrularının yandığını, hayvanların dönecek bir yuvası ve beslenecek bir ormanı kalmadığını vurguladı

Eniz ORAKCIOĞLU

   Ülkemizin dört bir yanında günlerdir çıkan yangınlar, canımızı ciğerimizi yaktı, üzücü ve çok ağır tablolar oluşturdu.

   Özellikle Tepebaşı – Kalkanlı arasında çıkan ve rüzgârın da etkisiyle süratle yayılarak çok ciddi zararlar veren büyük yangın, anıt ağaçlardan tutun, binlerce ağaç, hayvan ve bitki çeşidinin kül olmasına neden oldu.

   Uzmanlar, konuyu KIBRIS Gazetesi’ne değerlendirerek, uzun süre kontrol altına alınamayan ve doğanın tahribatına neden olan büyük yangın başta olmak üzere diğer yangınların yol açtığı yıkımla ilgili görüş belirtti.

   Biyologlar Derneği Başkanı Hasan Sarpten, devlet korumasında olan, tarihe tanıklık etmiş bin yıllık anıt zeytin ağaçlarının yanmasını “acizlik” olarak tanımladı.

   Sarpten, yangınlara karşı tedbir alınmamasının kabul edilemez olduğunu belirterek, anıt ağaçlar bölgesinin korunmaya alınmamasını da eleştirdi.

   Hasan Sarpten, yangınların, tam da doğanın “uyanma zamanı” meydana geldiğini, bu nedenle “tükenmişlik” yarattığını vurguladı.

   Taşkent Doğa Parkı Direktörü Kemal Basat ise ülkemizde meydana gelen yangınlarda, insanların, sadece ağaçların yandığını düşündüğünü, oysa birçok hayvan çeşidinin ve yuvalarının da yok olduğunu vurguladı.

   Basat, yangın helikopterinin çözüm olmayacağını belirterek, “çözüm gereken adımların atılması ve önlemlerin alınmasıdır. Özellikle yangına neden olabilecek cam, cam kırıkları ve izmaritler için önlemler alınmalı ve bunları atan kişilere daha büyük cezalar verilmelidir” dedi.

   “Helikopter alacağımız para ile duman tarayacak, dumanı algılar algılamaz Orman Dairesi’ni uyaracak Yangın Uyarı Sistemleri kurulabilir” diyen Basat, Helikopterin bir yangına müdahale edebilmesinin en az yarım saat sürdüğünü, Orman Dairesi araçlarının da aynı sürede müdahale edebileceğini kaydetti.

Sarpten: Anıt ağaçların yok olması kabul edilemez

   Biyologlar Derneği Başkanı Hasan Sarpten, ülkemizde son günlerde çıkan yangınların ağaçları ve hayvanları öldürdüğünü vurgulayarak,  özellikle dünkü Tepebaşı- Kalkanlı köyleri arasında yanan ormanlık alanda binlerce ağacın yanı sıra yine binlerce bitki ve hayvanın, en önemlisi ise bin yıllık anıt ağaçlarının yok olduğuna dikkat çekti.

   Sarpten, devletin korumasında olan ve değeri ölçülemeyen, tarihe tanıklık etmiş anıt zeytin ağaçlarının yanmasını acizlik olarak tanımladı.

   Hasan Sarpten, anıt ağaçları bölgesinin korunmaya alınmamasının, herhangi bir yangın hali için tedbir alınmamasının kabul edilemez bir durum olduğunu kaydetti.

“Yangınlar doğanın uyanış zamanına denk geldi”

   Yangınlarla ilgili devlet politikasını eleştiren Sarpten, devletin önceliğinin ekonomi, inşaatlar ve çarkların dönmesi olduğunu söyleyerek, hal böyle olunca çıkan ve söndürülemeyen yangınların, özellikle de doğaya verdiği zararların kaçınılmaz olduğunu belirtti.

   Sarpten, Tepebaşı ve Kalkanlı arasında kalan ormanlık alanda lalelerin de olduğuna dikkat çekerek, yangınların tam da doğanın uyanma zamanı meydana geldiğini ve bu nedenle tükenmişlik yarattığını söyledi.

Basat: Birçok hayvan ve yuvası yandı

   Taşkent Doğa Parkı Direktörü Kemal Basat, ülkemizde meydana gelen yangınlarda insanların sadece ağaçların yandığını düşündüğünü, oysa birçok hayvan çeşidinin ve yuvalarının da yok olduğunu vurguladı.

   Basat, kertenkele, sivri fare, kuş çeşitleri gibi hayvanların da bu yangınlarda yanarak can verdiğini, kaçabilen bazı kuş çeşidi yuvalarının, hatta yuvadaki yavrularının da yok olduğunu belirtti.

   Kemal Basat, kaçabilen hayvanların ise artık dönebilecekleri bir yuvası olmadığının altını çizerek, beslenme alanlarının da yok olduğunu kaydetti.

   Yangında keklik ve tavşan gibi hayvanların da zarar gördüğünü, hatta yanarak can verdiğini belirten Basat, bu iki cinsin üreme dönemi olduğunu, anne tavşan veya kekliklerin yangından kaçmış olsa bile yuvalarının ve yavrularının yandığını söyledi.

   Basat, sadece Akdeniz Özel Koruma Bölgesi’nde yaşayan böcek türleri olduğunu, bu türlerin tamamen yok olmuş olabileceğini belirtti.

“Tarihe tanıklık eden ağaçları bir günde kaybettik”

   Taşkent Doğa Parkı Direktörü Basat, yangın yüzünden hayvanların ve ağaçların yanında birçok çeşit bitkinin de yok olduğunu ifade ederek, özellikle yine Akdeniz Özel Koruma Bölgesinde nadide görülen orkidelerin de yanmış olabileceğini kaydetti.

   Basat, pazar günü yangında ormanlık alan içerisinde bulunan asırlık ve kültürel miras olan anıt zeytin ağaçlarının da küle döndüğünü hatırlatarak, bu ağaçların hiçbir şekilde geri gelmeyeceğini, tarihe tanıklık etmiş ağaçların bir günde kaybedildiğini vurguladı.

“Helikoptere gerek yok, yangın uyarı sistemleri kurulabilir”

   Ağaçları, ormanları ve hayvanları korumanın bizim sorumluluğumuzda olduğunu söyleyen Basat, yangınlar başlamadan önce daha ciddi önlemlerin alınması gerektiğini ifade etti.

   Yangın başladıktan sonra söndürmenin ciddi miktarda para ve emek istediğini kaydeden Basat, yangın çıkmadan önlem almanın çok daha ucuza geleceğini ve zahmetsiz olacağını ifade etti.

   Basat, yangın helikopterinin de çözüm olmayacağını belirterek, “Çözüm, gereken adımların atılması ve önlemlerin alınmasıdır. Özellikle yangına neden olabilecek cam, cam kırıkları ve izmaritler için önlemler alınmalı ve bunları atan kişilere daha büyük cezalar verilmelidir” dedi.

   “Helikopter alacağımız para ile duman tarayacak, dumanı algılar algılamaz Orman Dairesi’ni uyaracak yangın uyarı sistemleri kurulabilir” diyen Basat, helikopterin, bir yangına müdahale edebilmesinin en az yarım saat istediğini, Orman Dairesi araçlarının da aynı sürede müdahale edebileceğini kaydetti.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner75