Orfoz avcılığı yasaklanmalı

banner37

UKÜ akademisyeni, Kıbrıs Yaban Hayat Araştırma Enstitüsü Bilim Kurulu Üyesi Yrd. Doç. Dr. Nazım Kaşot’la, yaban hayatı ve biyoçeşitlilikle ilgili bilinmeyenleri konuştuk (4)

banner87
Orfoz avcılığı  yasaklanmalı
banner90
banner99

Aslan balıkları, orfoz popülasyonunun geleceğini tehlikeye sokuyor… Uzmanlar, yeterince büyüyebilmiş orfoz sayısının düşmesinden dolayı aslan balığı avının teşvik edilmesini öneriyor, orfozların korunması gerektiğini belirtiyor:

Orfoz avcılığı yasaklanmalı

“ORFOZLAR YETERİNCE BÜYÜYEMİYOR”… UKÜ akademisyeni, Kıbrıs Yaban Hayat Araştırma Enstitüsü Bilim Kurulu Üyesi Yrd. Doç. Dr. Nazım Kaşot, orfoz balığının, aslan balığı nedeniyle tehlike altında olduğunu söyledi. Kaşot, “Kızıldeniz’den gelen aslan balıkları, Akdeniz’in yerel türü orfozların yuvalarına yerleşiyor ve orfoz popülasyonunun geleceğini tehlikeye sokuyor” dedi. Kaşot, “Bu nedenle orfoz avı yasaklanmalı çünkü yeterince büyüyebilmiş orfoz sayısının düşmesi, aslan balıklarının, yerel bu türü evlerinden etmesi anlamına gelir” uyarısında bulundu.

“BALON BALIĞI DA TEHDİT”…Balon balığı ve aslan balığı gibi türlerin, aslında insanlar için de birer tehdit unsuru olduğunu söyleyen Kaşot, “Akdeniz havzasındaki köpek balığı tür ve sayısının Kızıldeniz’e nazaran epey az olması nedeniyle doğal predatörü neredeyse olmayan balon balığı ve aslan balığı gibi türlerin avcılığı teşvik edilmelidir” dedi. Kaşot, orfoz avı yasağı ne kadar gerekliyse, bu türlerin avlanmasına uygulanacak teşvikin de o denli önemli olduğunu vurgulayarak Türkiye’de orfoz avının yasak olduğunu da belirtti.

Ali ÇATAL

HellenicCentrefor Marine Research (HCMR) tarafından yapılan araştırmaya göre, Akdeniz’de binin üzerinde işgalci tür tespit edildi. Bu türlerin, Akdeniz’e yerleşen toplam bireylerinin 600’ü aştığının da raporlandığı bilgisine, aynı kurumun araştırma verilerinden ulaşılırken; Akdeniz’deki endemik türlerin 100’den fazlasının, istilacı bu türler nedeniyle tehdit altında olduğu kaydedildi.

UKÜ akademisyeni, Kıbrıs Yaban Hayat Araştırma Enstitüsü Bilim Kurulu Üyesi Yrd. Doç. Dr. Nazım Kaşot, bu tedirginliğe hak verdiğini söyleyerek, özellikle Kızıldeniz kökenli bazı türlerin Süveyş Kanalı üzerinden Akdeniz’e geldiklerini ve bölgenin özgün ekosistemini altüst ettiklerini belirtti.

   Özellikle balon balığı için Türkiye ve KKTC hükümetleri tarafından ‘yakalanan balık başına para verilmesi’ uygulamasını etik bulmayan bir yaklaşımın olduğunu söyleyen Kaşot, “Söz konusu türler, Akdeniz ekosisteminde yer almayan ve daha da kötüsü, endemik türlerin geleceğine tehdit oluşturan cinsler. Dolayısıyla, bunların avcılığının teşviki, yerli türleri korumak için gerekli” dedi. Kaşot, Akdeniz’de gerek hobi olarak gerekse profesyonel anlamda balıkçılık faaliyetinde bulunanlara son dönemde ‘yaka silktiren’ balon balığı gibi türlerin, bölgenin ekolojik yapısına darbe vurduğu söyledi.

   Akdeniz foku gibi bölgenin sembol türlerinden orfoz veya bilimsel adıyla epinephelusmarginatus adlı türün soyunun, aslan balığı nedeniyle tehlike aldığını söyleyen Kaşot, “Kızıldeniz’den gelen aslan balıkları, Akdeniz’in yerel türü orfozların yuvalarına yerleşiyor ve bu da bölgemizdeki orfoz popülasyonunun geleceğini tehlikeye sokuyor” dedi.

Kaşot, yetişkin orfozların, aslan balıklarını yediğini belirterek “İşte tam da bu nedenle orfoz avı yasaklanmalı çünkü yeterince büyüyebilmiş orfoz sayısının düşmesi, aslan balıklarının, yerel bu türü evlerinden etmesi anlamına gelir” uyarısında bulundu.

   Türkiye’de orfoz avının yasak olduğu bilgisini de veren Kaşot, Türkiye’deki bilim insanı dostlarının, sosyal medya platformlarında ‘zıpkınladığı orfozla poz veren Kıbrıslıları’ her gördüklerinde kendisini aradıklarını ve orfoz avının KKTC’de de yasaklanması için yardım istediklerini kaydetti.

“Avcılığı teşvik edilmeli”

   Balon balığı ve aslan balığı gibi türlerin, aslında insanlar için de birer tehdit unsuru olduğunu söyleyen Kaşot,Türkiye’de bir çocuğun elinin balon balığı tarafından koparıldığını ve aslan balığının zehirli dikenlerine temas eden bir kadının da ölüm tehlikesi geçirdiğini vurguladı.

   “Akdeniz havzasındaki köpek balığı tür ve sayısının Kızıldeniz’e nazaran epey az olması nedeniyle doğal predatörü neredeyse olmayan balon balığı ve aslan balığı gibi türlerin avcılığı teşvik edilmelidir, ki aslan balığı, ‘dikkatli davranmak koşuluyla’ eti de yenebilen bir türdür” diyen Kaşot, orfoz avı yasağı ne kadar gerekliyse, bu türlerin avlanmasına uygulanacak teşvikin de o denli önemli olduğu bilgisini aktardı.

Yayılmacı türlerin en tehlikelileri

   HCMR bünyesinde hazırlanıp yayımlanan rapor uyarınca, aslan balığı adıyla anılan pteroismiles, balon balığı diye bilinen lagocephalussceleratus, halk arasında sokar balığı denilen duskyspinefoot, redcoat veya bilimsel adıyla sargocentronrubrum, bigfinreefsquid veya Latince ismiyle sepioteuthislessoniana, reticulatedleatherjacket, yaygın adıyla yayın balığı veya stripedeelcatfishveyaplotosuslineatus, bluespottedcornetfishveya yaygın tabirle çomak balığı, Akdeniz ekosistemi için en tehlikeli türler olarak sıralandı.

   Blue crabveya callinectessapidus denilen mavi yengeç, seagrapesveya caulerpa, lentilliferaveya yeşil havyar diye bilinen bir çeşit su yosunu, Atlanticpearloyster veya pinctadaradiata adlı istiridye türü, spinyoyster veya spondylus ile upside-downjellyfish veya cassiopea denilen denizanası çeşidinin de bahse konu raporda ‘Akdeniz ekosistemi için tehlikeli türler’ olarak adı anılıyor.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner75