banner6

Peşkeşe izin vermeyeceğiz

banner37

Kıbrıs Çevre Platformu üyeleri, Kumyalı’da yapılması planlanan Noel Baba Barış Köyü’nün Orman arazisine yapılacağını ve Anayasa’ya aykırı olduğu gerekçesiyle eylem gerçekleştirdi:

Peşkeşe izin vermeyeceğiz
banner8

Ayşe BULUT

Kıbrıs Çevre Platformu üyeleri, Kumyalı’da yapılması planlanan Noel Baba Barış Köyü projesinin Orman arazisine yapılacağı ve Anayasa’ya aykırı olduğu gerekçesiyle dün bir eylem gerçekleştirdi.

Kıbrıs Çevre Platformu üyelerinden Yasemin Çobanoğlu, Nilden Bektaş, Teksen Köroğlu, Doğan Sahir ve KEMA Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi Osman Tuğsal, Kumyalı Balıkçı Barınağı’nın doğusunda yapılması planlanan Noel baba Barış Köyü’nün anayasaya aykırı olduğunu savunarak bu durumu protesto etti.

Söz konusu projenin yapılacağı alana giden platform üyeleri, 567 dönümlük orman arazisinin bir kişiye verilerek peşkeş çekildiğini savunarak, burada 9 bin 300 yatak kapasiteli bir tesisin yapılmasının planlandığını ifade etti.

Mehmetçik Belediyesi’nin Cittaslow’a üye olduğunu ve böylesi bir yatırımın bölgede kabul edilemez olduğunu söyleyen platform üyeleri, başladıkları eylemi sürdüreceklerini belirtti.

Çevre Mühendisleri Oda Başkanı ve çevre platformu üyesi Yasemin Çobanoğlu, Orman Dairesi’ne ait 567

dönümlük alçak orman arazisinin tek bir yatırımcıya kiralandığını ve buraya yaklaşık bin 500 yatak kapasiteli bir sitenin kurulmasının planlandığı duyumunu aldıklarını belirterek, Cittaslow üyesi olan Mehmetçik Belediyesi’ne bağlı bir yerleşim yerine bu şekilde bir yatırımın düşünülmesinin kabul edilemez olduğunu söyledi.

Bunun eşitlik ilkesi olmadan, devlet arazilerinin bir tek Orman Dairesi eliyle veya bakanlığın eliyle bir kişiye kiralanmasının Anayasaya da, Orman Yasası’na da, Alçak Orman Arazilerini Koruma Yasası’na da aykırı olduğunu ifade eden Çobanoğlu “Mantalite olarak da halkın olan arazilerin bu şekilde yatırıma açılmasını doğru bulmuyoruz. Çevresel açıdan da, imar planı açısından da doğru değildir. Buraya 4-5 kilometre uzaklıkta Bafra Turizm Bölgesi vardır. Orada 13 adet turizm alanı mevcuttur. Burası da bir zamanlar alçak orman arazisi kapsamındaydı. Ancak bu alanların, turizm yapılabilmesi için önce imar açısından turizme açılması, imar planlarının olması gerekiyor. Orasının inşaatlarına 2003’te başlandı. Bafra Emirnamesi’yle inşaatlarına başlanan oteller var. 13 yatırımın toplamı sanırım 14 bin bir yatak kapasitesi düşünülüyordu. Orasını planlayamadık. Oradaki turizm yatırımcıları sürekli el değiştiriyor, bitirilemiyor. Alçak ve yüksek orman alanlarımız vardı. Yatırıma açtık. Bu alanları tekrar düzenleyip ağaçlandıramıyoruz. Burada yapılaması planlanan projenin plansız olduğundan dolayı buradaki alanın tahribatına neden olur ve yasalara da tamamen aykırı olduğunu düşünüyoruz” diye konuştu.

Çevre Mühendisler Odası ve çevre platformu üyesi Nilden Bektaş da, balıkçı barınağının hemen yanındaki orman arazisine böylesi bir yatırımın yapılmasının Anayasa’ya aykırı olduğunu vurguladı. Bektaş, bölgenin kıyıya oldukça yakın olmasının değerini artırdığını ve yasayla koruma altına alındığına dikkat çektikten sonra, “Daha iki yıl önce Ülkesel Fizik Plan hazırlandı. Büyük vaatlerle ve maalesef taahhüt ve temennilerden öteye gidemedi. Burası Ülkesel Fizik Plan açısından da koruma altına alınmış bir bölgedir. Dolayısıyla da her açıdan korunmaya muhtaç bir bölgedir. Ancak ne yazık ki Noel Baba Barış Konseyi diye bir şirkete uzun vadeli olarak kiralandı. Bun a kesinlikle karşıyız” dedi.

banner134

“Bugün burada üç kişilik başladığımız eylemi de sürdüreceğiz” diyen Bektaş, bunun bir başka bacağının da Mehmetçik Belediyesi’nin bu konuda yanlarında olması olduğunu söyledi.

Geçtiğimiz günlerde Mehmetçik Belediyesi’nin düzenlediği ‘Toprak Ana Günü’ etkinliğine, Cittaslow unvanı olduğu için dünyanın dört bir yanından katılım olduğuna vurgu yapan Bektaş, şöyle devam etti:

“Mehmetçik Köyü, daha birkaç gün önce yavaş şehir olarak ilan edildi. Yavaşlığı da, gelişime tamamen kısıtlı, daha yavaş bir şekilde yatırım yapılması, daha fazla doğal hayata dönülmesi anlamındadır. Bir taraftan Cittaslow ilan ediyoruz bir taraftan da çok büyük yatırımlar için bunu peşkeş çekiyoruz. Bizde buna hayır demek için buradayız. Kumyalı halkını da yanımıza almak istiyoruz.”

Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği Çevre Sorumlusu ve çevre platformu üyesi Teksen Köroğlu da, birlik olarak orada olduklarını belirterek, “biz 60 sivil toplum örgütünün kurduğu Kıbrıs Çevre Platformu’nu temsil eden bir grup olarak buraya geldik. Arkada gördüğünüz 567 dönüm orman arazisidir. Kamu arazisi, halkın arazisi, çocuklarımızın arazisini hiçbir yasaya uymayan şekilde 9 bin 300 yatak kapasiteli olarak Bafra Turizm Bölgesi’nin hemen dibinde, birilerine verilmesini protesto etmek için burada bulunuyoruz. Buna örgüt olarak karar verdik. Yasal ve anayasal haklarımızı kullanarak çok yakında dava açacağız. Bunun durdurulması için elimizden geleni yapacağız. Bize eskilerimizin, büyüklerimizin emanet ettiği bu güzellikleri bizlerde çocuklarımıza emanet etmek için bu yolda yürüyeceğiz” diye konuştu.

Yeşil Barış Hareketi Başkanı Doğan Sahir de, Anayasa’ya aykırı bir şekilde orman arazisine bu yapının yapılmasına izin vermenin bugün ülkemizin çöküntüye doğru gitmekte olduğunun bir göstergesi olduğunu dile getirdi.

“Çünkü plan yapmıyoruz ve yapacaklarımızı da plansızlıkla neticelendiriyoruz. Ardından kendi yaptığımız yasalara da uymuyoruz” diyen Sahir, kendi yaptığı yasalara uymayan hiçbir iradenin yaşayamayacağını söyledi.

“Hem yönetim olarak, hem devlet olarak hem de ülkenin geleceğinin altını kazarak çöküntüler yaratmaya başlıyoruz” diye konuşan Sahir, Bafra Turizm Bölgesi’ni örnek gösterdi.

Sahir şöyle konuştu:

“Bir Bafra Turizm bölgesi planlandı, bir sürü yanlışlar yapılarak, Anayasa’ya rağmen orman arazisi bir şekilde modeline uydurulmuş görünerek bir yatırım alanı yapıldı. ‘Yatırım alanına ihtiyacımız var’ denilerek ısrarla yapıldı.  Ama bu alan olarak kaldı. Hani planlıydı orası? 4500 nüfusla başladı, 6500’e çıkacağız denildi. Şu anda iki tesis kuruldu. 12 tesis olacak gibi görünüyor. İki tane başlamış, 9 tanede daha hiç başlamamış alan var orda ve buraları orman arazisi. Sırf yatırım yapılacak diye buraları orman olmaktan çıkarıldı. Bunlar yapılmadan yeni alanların açılması hiç akla yakın değildir. Yapılanlar mevcut girişimleri de berhava edecek nitelikteyse, bu kendi kendini yiyen bir kanserden başka bir şey değildir. Kontrolsüz büyümek aslında felakete götüren bir unsurdur.

Bugün burasının, Cittaslow olarak dünyada önemli bir trend olan turizm alnında, ülkemize lokomotif olabilecek adı yavaş olmakla birlikte hızla bize hizmet getirmeye başlayan bu sistemi berhava edecek bir yapılaşmaya açılmasından söz ediyoruz.”

Cittaslow üyeliği almış birçok ülkedeki kentlerin 2019 yılındaki genel kurulunun Mehmetçik’te yapılması için planlar yapıldığını ve çalışmalara başlandığını ifade eden Doğan Sahir, Noel Baba Barış Köyü ile birlikte tüm bunların ortadan kaldırılacağına vurgu yaptı.

Bu yapılaşmanın Lefkoşa, Mağusa veya Mesarya da da olsa, bu yöntemle yapılmasının yanlış olduğunu dile getiren Sahir, yasalar ve kurallara uyulması gerektiğini, buradaki limanın da değerlendirilerek Cittaslow’la örtüştürülerek dünyanın gözbebeği haline getirilebileceğini dile getirdi.

KEMA Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi Osman Tuğsal da, vakıf olarak buraya yapılacak olan tesise karşı olduklarını belirtti.

Ülkede, yapılan ve yarım kalan yüzlerce tesis olduğunu dile getiren Tuğsal, “Bunlardan bir tanesi de, Yenierenköy Belediye Plajı’na giderken meşhur çıplaklar kampı dediğimiz tesistir.  Birçok el değiştirmiştir, kimin ne yaptığı belli değil. Atılan milyarlar çürüme noktasındadır ve topluma kazandırılmamıştır. Bu bakımdan hükümeti, devleti uyarmak amacıyla buradayız. Umarız, daha dikkatli, daha temkinli olurlar ve yapılan yatırımları topluma kazandırdıktan sonra başka bölümlere girerler. Sadece toprağı, sahilleri dağıtarak ‘bunu yapıyoruz’ diyerek bir sonuca varamayız. Umarım siyasilerimiz doğru yolu bulur” dedi.

Güncelleme Tarihi: 23 Aralık 2016, 09:35
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner111

banner34

banner75

banner88

banner110

banner104