Servis ve malzememiz iyi, dünyayla yarışabiliyoruz ama tanıtım ayağında eksiğiz

banner37

Su altı yaşamı ve aletli dalış konusunda ülkemizde en tecrübeli isimlerden olan Cyprus Dive Shack Dalış Okulu Dalış Eğitmeni Erkan Uyar, çalışmaları hakkında bilgi verdi:

Servis ve malzememiz iyi,  dünyayla yarışabiliyoruz  ama tanıtım ayağında eksiğiz
banner90
banner8

Murat OBENLER

   Ülkemizin su altı yaşamını ve aletli dalış konusunu iyi bilen ve bu alanda en tecrübeli isimlerden olan Cyprus Dive Shack Dalış Okulu Dalış Eğitmeni Erkan Uyar ile konuştuk.

   Uluslararası anlamda eğitmenlik yapan Uyar, dalış okullarının çok iyi olmasına karşın ülkede özel ilgi turizminin en önemli bacaklarından olan aletli dalışın ülke yöneticileri tarafından önemsenmediğini belirtti.

KIBRIS: Profesyonel eğitmenlik kariyerinden öncesi ile ilgili senden biraz bilgi alabilir miyiz? Bu deniz aşkı nereden geliyor? Dalgıçlık sevdası nasıl oluştu?
UYAR: Aileden gelen bir sevda diyebiliriz. Babam da bir balıkçı olduğu için denizle hep içli dışlı oldum. 11 yaşında denizle biraz daha yakınlaştık. 1987’de ilk sertifikamı aldım. 1994’te Çeşme’de kursa girdim ve başarılı olarak dalgıç eğitmenliği belgemi aldım. Profesyonel olarak 1994’ten bugüne Çeşme, Kıbrıs ve Tayland’da eğitmenlik yapıyorum.

KIBRIS: Çocukluktan beri hayatı denizlerde geçen biri olarak bizlere deniz yaşamının bir analizini yapabilir misin? Su altı canlıları, küresel ısınmanın denizlere etkileri, değişen deniz rejimleri ve çevresel atıklarla ilgili neler düşünüyorsun?
UYAR:
Dünyanın büyük çoğunluğu sulardan oluşuyor ve su olmadan da canlıların var olması imkansızdır. Yaşam suda başladı ve su hayattır. Çevrenin kirlenmesi, okyanusların kirlenmesi, suların kirlenmesi en büyük sorunlarımız.  Akdeniz’in su altına baktığımızda ise Kıbrıs canlı açısından görece olarak daha iyi durumdadır. Türlerde azalma, denizlerde kirlenme burada da başladı ve önlemler alınmazsa bizde de diğer Akdeniz ülkeleri gibi büyük sorunlarla uğraşacağız. Örneğin bazı ülkeler orfoz, laos vb. canlıların avlanmasını yasakladı. Türkiye de 3 yıl önce bu yasağı koydu. Bilinçsiz avlanma da su altı canlılarının türlerinin devamı için büyük bir tehlike yaratıyor. Kuzey Kıbrıs’ta böylesi bir yasak yok ama belki bazı pilot bölgelerin avlanmaya yasak bölge ilan edilmesi gerekir. Ya da yapay resifler (mesela batık) bu iş için ideal çözümlerden biridir.

KIBRIS: Denizlerimizdeki su kalitemiz ne durumdadır?
   UYAR:
Diğer Akdeniz ülkelerine göre iyi durumdayız ama genel tabloya baktığımızda sona yaklaşıyoruz ve bunun için tedbirler(koruma) alınması gerekiyor. Makro canlılar açısından sularımız iyi durumdadır.

KIBRIS: Koruma derken nelerden bahsedebiliriz?
UYAR:
İnsanlar maalesef denizi çöp gibi kullanıyor. Bazı sınırlandırmalar, kotalar, yasaklar kesinlikle olması gerekir. Balığa üremesi, çoğalması için şans verilmesi gerekir. Mesela Kormacit Burnu ile Girne arasını 3 yıl avlamaya kapatmak gibi. Trol, gırgır olmadığı için, patlatma olmadığı için zaten Kıbrıs’ta balık bulabilirsin. Avcılığı yasaklayamazsın ama kaçak avcılığın (teknoloji kullanılarak yapılan av), bilinçsiz avcılığın kontrolle önüne geçebilirsiniz. Koruma, denetleme, yasa, yasaklama deyince herhalde devlet ile sohbetimize devam etmek gerekir. Ada ülkesiyiz,4 tarafımız deniz ama Deniz Bakanlığımız yok. Dünyada Deniz Bakanlığı diye bu konuların altında toplandığı tam yetkili bir merci mevcuttur. Bizde olmadığı için Tarım Bakanlığının altında bu konular değerlendiriliyor. Bakanlıkta deniz biyologu var mıdır, denizle ilgilenen uzmanlar var mıdır? Önce devletin kadrolarını uluslararası normlara, kurallara göre kuracaksın ve sonrasında gerekli yasaları çıkarıp kısıtlamaları getireceksin.

“Güney Kıbrıs’taki Zenobia batığına  yılda 1,5 milyon dalgıç turist geliyor.”

KIBRIS: Dalış okullarında ülkemizde durum nedir? Mesela 10 yıl öncesine göre ne durumdayız?
UYAR:
Kuzey Kıbrıs’ta 10 tane kaydı olan dalış merkezi var. 20 yıl önce bu sayı 2-3 idi. Burada ilk dalış merkezi 1991’de açıldı. Arz ve talep ile ilerleyen bir süreçten geçiyoruz.1990’larda ada halkı deniz ve dalışa uzaktı. Burada yerli halk Temmuz’da sezon açıp Ağustos sonu sezon kapatılıyor. Bir Akdeniz adası insanı davranışı deniz kullanımı açısından Kuzey Kıbrıs’ta yok. İlk yıllarda adada birkaç tane scuba dalışı yapıyorken gerek insan göçü gerek öğrenci sayısı gerekse alışkanlıkların değişmesiyle bir ilgi artışı var. Büyük bir fark var. Dalış okullarının sayısı da arttı. Komşumuz Güney Kıbrıs’a baktığımızda 50’e yakın dalış merkezi var çünkü turist sayısıyla ilgili bir durum var. Bu da turizm politikasıyla bağlantılı. Güney Kıbrıs’taki kendi batan Zenobia batığına yılda 1,5 milyon dalgıç turist geliyor. Geçen yıl da alternatif olarak hükümet Larnaka’da bir gemiyi daha batırdı. Dünyadaki 10 batıktan bir tanesi Güneyde bulunuyor. Hem su altı canlısı da artıyor hem de scuba turizmi artıyor. Bizde ise Alsancak Belediyesi’nin batırdığı küçük bir gemimiz var. Bir de kurtarıcı pozisyonunda olan 1972’de Karpaz’da batan İsveç gemisi Citta di Alessandria var.

KIBRIS: Bu özel ilgi turizminde ne durumdayız?
UYAR: Turizmde insanlar artık özel ilgi turizmine dönüyor. Klasik deniz, kum, güneş için seyahat geriliyor. İnsanlar aktivite arıyor. Gelen turist hem dalıyor hem kültür turizmini yapıyor. Yemeğini otantik yerlerde yiyor, çarşıda gezip yerel ürünlerden alıyor vs. Burada bisikleti de var, dalış da var, yamaç paraşütü de var, trekkingi de var, lalesi de var. Yani bu cennet adada bizim artılarımız da var. Bu ilgi turizmi avantajımızı yeteri kadar kullanmıyoruz. Maalesef başka turizmler peşinde koşuyorlar.

 

KIBRIS: Bu işin tanıtım bacağında nasılız? Yurtdışı fuarlarda sık sık stantlar kuruluyor. Burada scuba var mı?

banner134
UYAR: Kanayan yaralarımızdan biri de orası. Kuzey Kıbrıs’ta Dalış Merkezleri Birliğimiz var ama biz dalış merkezlerini turizmin içine girmesini ülke yöneticilerine kabul ettiremedik. Tanıtım broşürlerinde hem bir kaplumbağa, dalgıç görürsünüz ama bizi de bir paydaş olarak içinize alın dediğimizde olumlu yanıt alamıyoruz. Turizmde gelişmiş ülkelerde olduğu gibi söz hakkımız olması gerekir. Güneyde Corona sonrası ilk dalış merkezlerini açtılar bizde ise beklemekten tüm fırsatları kaçırdık.

   Oysa bizler de uluslararası standartları uygulayan merkezler olarak Güneydeki dalış merkezleriyle aynı fırsat eşitliğine sahip olmamız gerekirdi.
Servisimiz iyi, malzememiz iyi, dünyayla yarışabiliyoruz, dünyada ismimiz var ama yeterli insanı çekemiyoruz. Tanıtım ayağında maalesef eksiğiz. Kıbrıs sorunu çözülse bizim de işlerimiz oldukça artacak.

“En kolay ve en ucuz hobilerden biri.”

KIBRIS: Su altı dalış ekonomik olarak ucuz mu pahalı mı? Yurttaş için ekonomik olarak ne kadar ulaşılabilir?
UYAR:
Hollywood filmlerinin (Jaws vs.) yarattığı bir korku var ama diğer taraftan aktivite olarak baktığında en kolay ve en ucuz hobilerden biri. Eskiden pahalıydı ama malzeme ve dalan kişi sayısı artışına paralel olarak dalma şu anda en kolay ulaşılabilir ve ucuz hobiler arasındadır. İyi bir tüm malzemeyi 900 Euro civarına alabilirsin ve uzun yıllar gider.
   Bizde bir deneme dalışı 30 Euro’dur. Güneye(70-80 Euro) veya dünyaya göre daha ucuz fiyatlarımız var. Mesela Tayland’da da çalıştığım dönemde (son yıllarda her kış gidiyoruz) mercan resifleri çokça görüyoruz. Tropikal iklim ve renkli, büyük balıklar var. Bali, Tayland, Filipinler daha popüler yerler. Yine Kızıldeniz var, Maldivler var. Dalgıçlar için mabed noktaları. Buralarda 40-60 Euro arası fiyatlar var. Türkiye’de dalma aktivitesi çok iyi çünkü hem ucuz hem batıklar var hem de gezilecek kültürel miras var. Dalış turizmi ciddi anlamda gelişti.
   Bir de dalış bir spor değildir, yarışması yoktur. Dalış için fit olma gerekliliği yok, sürekli antrenman zorunluluğu yok. Dalışta çok efor da harcamazsınız, yavaş bir faaliyet. 10 yaşından sağlıklı olduğun sürece üst sınırı olmayan bir faaliyet. Dünyada bizim bağlı olduğumuz örgüt rakamlarına göre yılda 1,5 -2 milyon yeni dalgıç yetişiyor. Diğer kuruluşları da hesaplarsak bu rakam 4-5 milyona yükseliyor. Bizde de öğrenciden doktora, avukattan öğretmene, memurdan işçiye her kesimden insan dalıyor. Yerli turistimiz daha fazladır. Bizde eğitimlerde kişiler su altı yaşamını korumayla ilgili bilinç de kazanıyor. Mesela zıpkınla balık avlayan kişiler bile dalmaya başladıktan ve o güzelliği gördükten sonra avlamayı bırakıyor. Kurslarda ilk dalış eğitiminden sonra su altı fotoğrafçılığı, batık, gece dalışı, derin dalış gibi uzmanlık eğitimleri de alabiliyor.

KIBRIS: Senin yurtdışı dalgıç eğitmenliği tecrüben de var. Bu sana neler katıyor?
UYAR:
Farklı yerlerde bulunmak, farklı sistemler görmek, farklı uygulamalara tanık olmak her zaman faydalıdır. Onları sentezleyip buraya uyarlarım. Çünkü hep aynı yerde dalmak seni geliştirmez. Çeşitlilik iyidir. Yeni malzemeleri takip edersin. Portföyün artar.  Bir süre sonra bilgi ve dalgıç paylaşımı yapmaya da başlarsınız.

KIBRIS: Yanlış hatırlamıyorsam su altında düğün-nişan işleri de oluyor?
UYAR:
Su altında evlilik teklifi eden 4-5 çiftimiz oldu. Organize de oluyor, sürpriz de oluyor.

KIBRIS: En popüler konu halk arasında denizanası istilası diye tanımlanan mesele. Bu konu su altından nasıl görünüyor?
UYAR:
Bizde ölümcül denizanası meselesi yok. Dönem dönem akıntılarla gelip gidiyor. Yıllardır var olan bir durum ama bu yıl bir miktar yoğunluk oldu. Geçici bir durumdur. Bizim dalma olayına bir etkisi yok çünkü biz onları görüyoruz zaten denizanası saldırgan bir canlı değildir.

YORUM EKLE
banner140
SIRADAKİ HABER

banner75