Tam bir felaket

banner37

Teknecik Elektrik Santrali yakınlarında denize boruyla lağım suyu akıtılıyor, bölgede kokudan durulmuyor.

Tam bir felaket
banner99

Elmas TOKAY

Girne Teknecik Elektrik Santrali yakınlarında, siyah boruyla denize lağım akıtılıyor. Tam bir çevre felaketi yaşanan bölgede, lağımdan kaynaklanan kokular çevreye yayılırken, kayalar üzerinden denize akan lağım suları ise hem kıyıda, hem de denizde ciddi bir kirliliğe yol açıyor.

Kayaların üzerinde denize akan atıklar, kayaların rengini de beyaza dönüştürürken, toprak altına saklanan borunun nerenin atıklarını taşıdığı henüz bilinmiyor.

Kıbrıs Türk Çevre Mühendisleri Odası Başkanı Yasemin Çobanoğlu, her geçen gün artan bir oranda bu tür ihbarlar aldıklarını belirterek, Çevre Koruma Dairesi’ni, 18/2012 Çevre Yasası tahtında tüm atık su ihlallerini tespit edip, gerekli cezaları uygulamaya davet etti.

Yeşil Barış Hareketi Başkanı Doğan Sahir ise denize lağım akıtılmasının ülkenin eko sistemine zarar verdiğini ve birçok canlının yaşamını tehdit edip ölümüne neden olduğunu kaydetti.

“Deniz, mikrobiyolojik ve kimyasal açıdan kirletiliyor”

Çevre Mühendisleri Odası Başkanı Yasemin Çobanoğlu, KIBRIS Gazetesi’ne yaptığı açıklamada, kıyı şeridinde konuşlanmış birçok turistik tesisin atık sularının yeterince arıtılmadan, bu şekilde bir boru yardımıyla denize kıyıdan verilmek suretiyle denizi mikrobiyolojik ve kimyasal açıdan kirlettiğini söyledi.

Bu şekilde denize akıtılan suların hem denizdeki hayatı, hem de eko sistemi bozduğuna değinen Çobanoğlu, bu durumun yaz mevsiminde denize giren insanları ve denizdeki tüm canlıları olumsuz etkilediğini kaydetti.

banner134
Çobanoğlu işletmelerin, “denize verilen atık suların, çamaşır yıkama sularının, denizden chiller (havalandırma) için veya kullanma suyu için çektiği suların atığını (atık sularını), debisi azdır diye derin deniz deşarjı yapmasına gerek olmadığını savunmasının” yanlışlığına işaret etti.

Çobanoğlu şunları söyledi:

“Eğer su arıtılmışsa ve bu suların tesiste tekrar kullanılması mümkün değilse, çarenin denize deşarj edilmesi ise deniz içerisinde oşionografik çalışmalar yapılarak akıntı ve dalgalar hesaplanarak, difüzer borularla denizin dibinden içeriye verilmelidir. Bu da genellikle kırış şartlarında 20 metre deniz derinliğinde deşarj etmek demektir.

Her işletme standartlara uygun olarak arıtılmış olsa dahi, atık suyun alıcı ortamlara deşarjı yerine, arıtılmış suyun, peyzaj alanlarında, bahçe temizliğinde, yeniden kullanılması zorunlu hale getirilmelidir.”

Sahir, “Bu ilk değil son da olmayacak”

Yeşil Barış Hareketi Başkanı Doğan Sahir, “bu çevre felaketinin ilk olmadığı gibi son olmayacağına da üzülerek söyleyeceğin” dedi. Alt yapıların yetersizliğine değinen Sahir, plansız yapılan her binanın bu küçücük ülkede daha da büyük sorunlara yol açacağına dikkat çekti. Sahir, denizlerin son yıllarda bu şekilde kirletilmesinin giderek arttığını dile getirdi ve önlem alınmadığı takdirde korkunç durumlarla karşı karşıya kalınacağını kaydetti.

“Eko sisteme zarar veriyor”

Sahir, denize lağım akıtılmasının ülkenin eko sistemine zarar verdiğini ve birçok canlının yaşamını tehdit edip, ölümüne neden olduğunu kaydetti.

Ayrıca insan sağlığı açısından da ciddi bir tehlike olduğunu söyleyen Sahir, gerek direkt temas edilmesi, gerekse de balık tüketimiyle ciddi sorunların ortaya çıkabileceğini belirtti.

 

Güncelleme Tarihi: 24 Ocak 2017, 08:59
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner75