Tüm kentler tehlike altında

banner37

Kış mevsiminin gelmesiyle birlikte ülkede su baskını korkusu da yaşanmaya başladı. İnşaat Mühendisleri Odası ve Şehir Plancılar Odası başkanları, yetkilileri uyardı.

Tüm kentler tehlike altında
banner90
banner99

Ceren ÖZBİL

Ülkede her kış yaşanan su baskılarının bir türlü önüne geçilemiyor. Hemen hemen her kış ülkenin dört yanında su baskıları nedeniyle yollar kapanıyor, evler, işyerleri ve araçlar sular altında kalıyor.

Bu konuda hazırlanan projeler de ya kâğıt üzerinde kalıyor, ya da bir kısmı uygulandıktan sonra rafa kaldırılıyor ve bir sonraki kışa kadar da hatırlanmıyor.

KIBRIS Gazetesi’ne konuşan İnşaat Mühendisleri Odası Başkanı ve Şehir Plancılar Odası Başkanı su baskınlarının nedenlerini ve nasıl önüne geçilebileceğini anlattı.

İnşaat Mühendisleri Odası Başkanı Seran Aysal da, Şehir Plancılar Odası Başkanı Merter Refikoğlu da tüm kentlerin su baskını tehlikesi altında olduğu konusunda hem fikir oldu.

Ayrıca her iki oda başkanı da devlet yetkililerine çağrıda bulunarak, genel bir proje üretilmesi ve bu projenin uygulamaya konulması gerektiğinin altını çizdi.

Aysal: Tüm kentler tehlike altında

İnşaat Mühendisleri Odası Başkanı Seran Aysal, ülkede bulunan her kentin su baskını tehlikesi altında olduğunu açıkladı.

Lefkoşa’nın durumunun zaten ortada olduğunu kaydeden Aysal, Gazimağusa’da da son yağmurlarda sıkıntı yaşandığının bilindiğini ifade etti.

Aysal, su baskını sıkıntısı yaşanmaması için alt yapının ciddi anlamda elden geçirilmesi gerektiğini söyledi.

“Bugüne kadar uyguladığımız yöntemlerle aşamayız”

Alt yapı problemini bugüne kadar uygulanan yöntemlerle aşamayacağımızı kaydeden Aysal, zaten o yöntemlerle aşılabilseydi bugüne kadar aşılmış olacağını belirtti.

Aysal, bu konuda uygulanması gerekenin belli noktalarda çözümler değil, genel çözümler olması gerektiğini anlatan Seran Aysal şu şekilde konuştu:

“Eğer genel bir çözüme gitmek yerine belli bir noktada çalışma yapılırsa yine o bölgenin bir üst noktasında ya da iki üst noktasında problem olacaktır. Yani genel bir çözüm bulunmadığı için sorun başka bir bölgede baş gösterecektir. Bu nedenle genel bir çözüm bulunması gerekiyor.”

“Tüm kentlerde planlı bir şekilde hareket edilmeli”

Tüm kentlerle planlı bir şekilde hareket edilmesi gerektiğini söyleyen Aysal, alt yapının standartlara uygun yapılmaması durumunda bu su baskınlarının kaçınılmaz olduğunu belirtti.

Aysal, ayrıca en büyük problemlerden birinin de üst yapının alt yapından önce planlanıyor olması olduğunu anlattı ve şu şekilde konuştu:

“Alt yapıyı standartlara uygun yapmazsanız kapasite dolar. Bu alt yapı kanalizasyon, su drenajı, yollar hepsini kapsıyor. Bunlar planlanmadığı için suyun kaçacak yeri kalmıyor ve yollara akıyor, evleri su basıyor. Bölgesel çalışmalarla bu sorun çözülmez.”

“2014’te bir proje hazırlandı ancak tamamlanmadı”

banner134
2014 yılında bu su baskılarını önlemek için bir proje hazırlandığını ancak daha sonra bu projenin bir türlü hayata geçmediğini belirten Aysal şu ifadeleri kullandı:

“Çözümler bireysel olarak değil, toplumsal olarak aranmalıdır. Kişilerin menfaatine göre çözüm bulunmamalıdır. Tek başına bir belediyenin çalışmasıyla sorun çözülmez. Bütün paydaşlar görev yapmalıdır. Devletin ilgili kurumları, belediyeler ve sivil toplum örgütleri ortak çalışmalıdır. Yani Başbakanlık çatısında bir ekip kurulmalı ve çalışılmalıdır.”

“Bütçe ayrılmıyor”

Ülkede her şey için bütçe ayrılırken, bu su baskınlarının önüne geçilmesi adına hazırlanan proje için bir türlü bütçe ayrılmadığını kaydeden Aysal, bu konuda unutkan olunduğunu söyledi.

Aysal, bu projenin diğer projelere göre, çok daha cüzi bir ücret gerektirdiğini belirtti ve yönetim konusunu önde tutan üreticiler seçilmesi gerektiğini belirtti.

Seran Aysal, bir sonraki yağmura, bir sonraki su baskınına kadar kimsenin yaşanan sorunları hatırlamadığını ve düzeltilmesi için bir uyarı yapmadığını ifade etti.

Halkın bu konuda kendini sorgulaması gerektiğine işaret eden Aysal, yönetim konusunda bireysel değil, toplumsal sorunları önde tutan politikacıları seçmesi gerektiğini vurguladı ve hiyerarşik yetki sorununun ciddi problemlere neden olduğunu dile getirdi.

“Sanayide ihaleye çıkıldı, ileriye götürülmedi”

Lefkoşa Sanayi Bölgesi’ndeki su baskınlarının önüne geçilmesiyle ilgili hazırlanan proje konusunda devletin ihaleye çıktığını hatırlatan Aysal, ancak iki senedir bu projenin ileriye taşınmadığını belirtti. Aysal, şu ifadeleri kullandı:

“Tüm kentlerimizde, eğitimimizi, turizmimizi ciddi şekilde ele almamız gerekiyor. Bunların uzmanlar tarafından planlanıp, bir mekanizması kurulması gerekiyor. Ülkede sadece fiziki olarak sorunlar yoktur. Sistemsel sorunlar da vardır.  Bir bölgede oluşan sorunu kimin çözmesi gerektiği bilinmemektedir.”

Refikoğlu: Plansız yapılaşmanın olduğu tüm ülkelerde risk var

Şehir Plancılar Odası Başkanı Merter Refikoğlu, plansız yapılaşmanın olduğu tüm ülkelerde ve kentlerde su baskınları riski olduğunu söyledi.

Plansız bir ülke olan KKTC’de de tüm şehirler için su baskınları riski olduğundan söz eden Refikoğlu şu ifadeleri kullandı:

“Ülkemizin şehirlerinin çok hızlı bir şekilde planlanmaya ihtiyacı vardır. Planlandıktan sonra da bu planlara uyulması gerekmektedir. Ülkemizde planlı tek şehir Lefkoşa’dır. Ancak orada da yasalara aykırı bir şekilde dere yatakları doldurulup inşaatlar yapılmıştır. Yani plan ve yasa olması tek şart değildir. Bu yasalara uymak, uymayanları da kontrol etmek gerekmektedir. Yağan yağmuru şehrin içinden güzel bir şekilde alacak ve daha sonra bu suyu faydalı bir şekilde kullanılabilecek çalışmalar yapılmalıdır. Bunları yapmak çok zor değildir.

Birincisi, bunu öncelik sıramıza koymamız ve işinin ehli insanlarla çalışmamız gerekir. Geçtiğimiz yıllarda da hatırlayacaksınız Lefkoşa’yı, Gazimağusa’yı Güzelyurt’u ve diğer bölgeleri de sular basmıştı ve basmaya devam edecektir. Su baskınları olduktan sonra tüm ilgili kurumlar aylarca toplantılar yaptı, sonra yaz gelindi, yağmurlar bitti, unutuldu. Yapılan toplantılar rafa kaldırıldı ta ki yeni su baskınına kadar... Bu bir tesadüf değildir. Bu şekilde yaşadığımız sürece bu baskınlar artarak devam edecektir. Kimse buna doğal afet demesin... Bunu kendi ellerimizle yarattık. Şu anda Lefkoşa’da çok hafif bir yağmur yağmaktadır ve hepimiz nereyi su basacak diye telaşla beklemekteyiz maalesef... Planlı şehrimiz Lefkoşa’da durum bu ise diğerlerini siz düşünün. Dere yatakları doldurulma, dere yataklarının içine inşaat yapma hâlâ devam etmektedir. Bu inşaatlar da bittikten sonra kendi suyumuzun içinde boğulacağız.”

“Devlet kurumları bile uymuyor”

Ülkedeki, Elektrik Kurumu ve Su Dairesi’nin bile yasa dışı şekilde dere yatağı içerisine inşaat yaptığına değinen Refikoğlu “devlet kurumları bile bunu yapıyorsa, su baskınları tesadüf değildir” dedi.

Refikoğlu, yağmur suyu ve kanalizasyon için projeler yapılıp bunların uygulamaya geçmesi gerektiğini belirtti ve uygulamayanlara da uygulamaları için baskı kurulması gerektiğini ifade etti.

“Nüfus kontrolsüz bir şekilde artıyor”

Bir diğer çok önemli noktanın da nüfusun kontrolsüz bir şekilde hızla artması olduğunu belirten Refikoğlu, şu şekilde konuştu:

“Önümüzdeki yıllarda nüfusumuzun ne olacağını, hatta şu andaki nüfusumuzu bilemediğimizden dolayı az da olsa yapılan altyapı çalışmaları ani nüfus artışları ile yetersiz kalmaktadır.”

Güncelleme Tarihi: 21 Kasım 2017, 09:19
YORUM EKLE
banner140
SIRADAKİ HABER

banner75