Doğru karar, hangisi?

   Bir tarafta tehlike boyutu kestirilemeyen, Koronavirüs tehdidi.

   Öte yanda, ekonomideki derin kaygılar.

   Bir diğer yanda, eğitimde yüz yüze – online ikilemi.

   Hiç kimse verimlilik açısında online eğitimi, yüz yüze eğitimle kıyaslayamaz.

   Elbette, olması gereken yüz yüze eğitimdir.

   Savaş ve felaket durumlarında da, hızla yüz yüze eğitim ortamı yaratılıp, okul çağında olan tüm yaş gruplarının okulla buluşması sağlanır.

   Asgari koşullar bile yüz yüze eğitim için yeterli sayılabilir.

   Açık havada, öğretmenler öğrencileriyle buluşabiliyor.

   Sıradan bir ev, kapılarını okul olarak açabiliyor.

   Tıpkı 1963 sonrası bugünkü TMK’nın temeli kabul edilen Köşklüçiftlik’te bir evin okul olması gibi. Güney’deki İngiliz okuluna giden öğrencilerin, okula gitme koşulları ortadan kalkınca Köşkçiftlik’teki bir evde öğrenimlerine devam etmişlerdi.

***

   Online eğitim, yüz yüze eğitimin ne zaman başlayacağına dönük net bir öngörü olmadığı için tercih edildi.

   Ancak, pratikte görüldü ki, yaş grubu aşağıya indikçe yüz yüze eğitimin verimliliği de aşağıya düşüyor.

   Sınıf ortamında bile dikkat süresi, inişli çıkışlı olan öğrencilerin, eğer sahipse tablet veya akıllı telefonda, ders takip ederken dikkatleri ne kadar olabilir ki?

   İlk günlerde en minik yavrular bile online derse ilgi duydu. Onlar için oyun aracı olan akıllı telefonların üzerinden ulaştıkları sınıf ortamını da, bir başka oyun alanı gördüler.

   Her gün dikkat süreleri kısaldı.

   Anne, baba ya da öteki aile büyüklerinin çabaları dikkat toparlamasına yetmedi.

   Bir tarafta Koronavirüs korkusuyla çocuklar okula gönderilmek istenmezken, online olarak da eğitimin devam edemeyeceği yaklaşımı taraftar topluyor.

***

   Olayın sadece ders öğrenmeyle sınırlı olmadığının da altını çizmek gerekir.

   Öğrenciler okullarında sadece, müfredata göre ders içeriklerini öğrenmiyor. Sosyalleşme, aynı aileden olmadan arkadaşlarıyla birlikte yaşam ve daha pek çok öğrenme okul ortamında gerçekleşir.

   Hiçbir ortam, okul ortamının yerine tutamaz.

***

   KKTC’de üniversitelerin önemi çok yönlüdür.

   Eğitim için sektör tanımlaması, ticari çağrışımı nedeniyle uzun yıllar yanlış bulunup reddedildi. Dünya ile birlikte KKTC’de de üniversitelerin, birer eğitim, öğretim yuvasından öte olduğunu pandemi sürecinde çok daha net anladık.

   Şimdi üniversiteler, ulaşım ve diğer nedenlerle yurt dışındaki öğrencileriyle online eğitimi tercih etme noktasındalar. Halbuki en yalın tanımlamayla çarşı, öğrencilerin gelmesini bekliyor.

***

   Bekara, eş boşamak kolaydır.

   Farklı bakış açılarından bakıldığı zaman, bazılarının “Okullar açılmasın” demesi kolaycılıktır.

   Elbette önce sağlık.

   Önemli olan, bulaş riskini en alt düzeylere çekip, bu bağlamda ülkeyi hızla güvenilir hale getirip, yüz yüze eğitime geçmektir.

   Aksi halde okuldan kopuk olma süresi uzadıkça, ruh sağlığında olumsuz etkileşim, okul yaşında olan tüm çocukları ve gençleri de sarmalına alacak.

   İyi, sağlıklı, doğru, katılımcı ve öngörülü düşünce ortamı yaratıp en doğru kararları hızla almak gerekiyor.

YORUM EKLE

banner75