Doğru veri olmadan, doğru yol haritası çizilemez

Gidilecek her yolda, bir rotaya ihtiyaç vardır.

Yola bulunduğunuz yerden başlar, gideceğiniz yerin istikametini belirler, yola çıkar ve rotanıza uyarak gideceğiniz yere ulaşırsınız.

Yolun başında, nerede durduğunuzu bilmiyorsanız, gideceğiniz doğru yönü bulmanız ve gideceğiniz yere ulaşmanız ise, tamamen şansa kalmıştır.

Bu temel prensip, birçok alanda olduğu gibi ekonomi ve ülke idaresi için de geçerlidir.

İlerleme ve gelişim için, ülke gerçekliklerinizden yola çıkarak, konumunuzu ve sorunlarınızı tanımlamanız birinci önceliktir.

Sorunlarınızı tanımlarken toplanan veri tabanı, konumunuzun tanımının yanında, çizilecek yol haritasının kılavuzunun belirlenmesindeki en önemli faktörlerin başında gelir.

Verinin, sözlükteki tanımı;  ‘Bir araştırmada, bir tartışmada, bir akıl yürütmede sonuca ulaşabilmek için gereken ilk bilgi.’ Şeklindedir.

Sıralayacak olursak, veri toplanarak durum analizi yapılır, analize göre hareket planı hazırlanır ve uygulama ile sonuca gidilir.

Verinin sağlıklı ve doğru bilgileri içermesi, sonuçla doğru paralellik taşır.

Yanlış veri ile doğru sonuç alınmaz. 

KKTC’nin veri sağlığı açısından, sağlıklı bir ülke olduğunu söylemek oldukça iyimser bir yaklaşım olur.

Gerek kurumlar, gerekse kişiler için, veriye ulaşmak bir sorun, verinin doğruluğunu sorgulamak ise başka bir sorun.

KKTC İstatistik Kurumunun da,  mevcut şartlar altında, sağlıklı veriye ulaşmada sorunları olabileceğini düşünüyorum.

Bir toplum için en temel veri insan kaynağıdır.

Kaç kişiyiz?

Ne kadar nitelikliyiz, eğilimlerimiz ve kabiliyetlerimiz nedir, demografik yapımız nedir, kaçımız sarışın, kaçımız esmer, boy ortalamalarımız ne kadar, fiziki özelliklerimiz, nüfus dinamiklerimiz nedir vs. değil.

Sadece kaç kişiyiz sorusunun cevabı bile, ne ilginçtir ki, dünya ölçeğinde bu kadar küçük bir coğrafyada yaşamamıza rağmenhala sorguluyoruz.

Geçtiğimiz hafta içerisinde, KKTC İstatistik Kurumu Başkanı Türel Öksüzoğlu,BRT’de katıldığı bir programda, ülkemizde nüfusun tam olarak bilinmediği yönündeki tartışmaların, popülist yaklaşımlar olarak nitelerken, KKTC istatistik kurumunun yaptığı projeksiyon çalışmasına göre, KKTC nüfusunun, 2019 sonunda 382,230 kişi olduğunu belirtti.

Kişi başına düşen Gayri Safi Yurt İçi Hasıla, ülkelerin refahını ölçmek için kullanılan, küresel bir ölçüdür ve ekonomistler tarafından,  Gayri Safi Yurt İçi Hasıla ile birlikte, bir ülkenin ekonomik büyümesine dayalı olarak refahını analiz etmek için kullanılır.

En temel yorumuyla, kişi başına GSYİH, o ülkede yaşayan her bir bireye, ne kadar ekonomik üretim değerinin düştüğünü gösterir.

Sosyal devlet anlayışının oturmuş olduğu ülkelerde, kişi başına düşen GSYİH değeri aynı zamanda bir refah ölçüsü olduğundan, bir ulusal zenginlik ölçüsü anlamına geldiği söylenebilir.

KKTC, İstatistik Kurumu verilerine göre 2019 yılında, Gayri Safi Yurt İçi Hasılatoplamı 21 milyar 395 milyon Türk Lirası olarak gerçekleşirken, yine kurumun verilerine göre,  kişi başına düşen Gayri Safi yurt içi hasıla ise 12,649 Amerikan Doları olarak gerçekleşti.  Bir Amerikan Dolarının, Türk Lirası karşısında, 2019 yılı boyunca ortalamasını 5,5 kabul ettiğimiz takdirde, yaklaşık karşılığı olarak 69,569 Türk Lirası,  kişi başına düşen yurt içi gayri safi milli hasıla olarak gerçekleştiği tanımlamasını yapmak yanlış olmaz.

Gayri Safi yurt içi hasılanın, nüfusa bölümü bize, kişi başına düşen geliri verdiğine göre,  ayni hasılanın, kişi başına düşen miktarın bölümü de nüfusumuzun kaç kişi olduğu sonucunu verir.  İstatistik kurumunun verilerine göre 21 milyar 394 milyonu, 69, 569’a böldüğümüzde, nüfusumuzun da  307,522 kişi olduğu sonucuna varırız.

Her ne kadar yazımın konusu nüfus olmasa da, aklıma takılmışken, sürekli gündem olan tam olarak bir türlü bilemediğimiz nüfusumuzun 2019 verileri ile karşılaştırmak istedim.

26 Mart 2019’da, o dönemde İçişleri Bakanı olarak görevde olan Halkın Partisi milletvekili Ayşegül Baybars, meclis oturumunda, Nüfus Kayıt Dairesi verilerine göre ülkedeki KKTC yurttaşlarının 252 bin 497 olduğunu, geçerli izinlilerin ise 121 bin 802 olduğunu belirterek, ülkedeki toplam nüfusun 374, 299  kişi olduğunu açıkladı.

İstatistik kurumu Başkanı Türel Öksüzoğlu’nun son açıklaması ise,2019 yılı sonunda 382,230 kişi, kurumsal olmayan nüfus çıktıktan sonra ise 289,348 kişi olduğumuz yönünde.

HP milletvekili Ayşegül Baybars’ın verdiği rakam ile İstatistik Kurumunun verisinin sağlaması arasındaki fark neredeyse 70 bin kişi olurken, İstatistik Kurumu Başkanını Türel Öksüzoğlu’nun açıkladığı rakam ile aradaki fark ise neredeyse 80 bin kişi.

İsterseniz dünyadan örneklere de bakalım:

Ülke - Gayrı Safi Yurt İçi Hasıla - Kişi Başına - GYSİH - Nüfus

İngiltere - 2,829 Trilyon Dolar, 42,330 Dolar, 66,834,000

Almanya -3,861 Trilyon Dolar,  46,400 Dolar, 83,132,799

Güney Kıbrıs-  24,949 Milyar Dolar, 28,159 Dolar, 875,000

Fransa-  2,716 Trilyon Dolar,  40,500 Dolar, 67,059,000

Not: 2019 Dünya Bankası verilerini içerir

Yukarıdaki örnek verileri çoğaltmak mümkün. Örneğin Fransa’nın 2,716 trilyon dolar olan hasılasını, 67,059,000 olan nüfusuna bölerseniz, sonuç 40,500 dolardır ve bu bir rastlantı değil, bir ülkenin, en bilinen, temel ekonomik göstergelerinin bulunduğu, basit formülünün sağlamasının sonucudur.

İstatistik, verinin analizini yaparak bilgiye dönüştüren bilim dalıdır. Belirsizliğin olduğu durumlarda, araştırma, tahmin yapma ve karar üretmedeki fonksiyonu, ayni zamanda, diğer bilim dallarının da teknolojisi olarak kabul görmesini sağlar.

Yapılan hesaplamalarda, küçük orandaki standart sapmalar kabul edilebilirdir. Sapma kabul edilebilir sınırlar içinde değilse, yapılan hesaplamanın, kılavuz olarak değeri yoktur.

Bu bilgiler ışığında, yanlış verinin, yanlış bilgiye ve paralel yanlış kararlara yol açacağı gün gibi ortayken, ülkemizdeki nüfus, GYSİH ve kişi başına düşen milli gelir verileri ne kadar sağlıklıdır kararı siz verin.

Son söz Nobel ödüllü, ünlü ekonomist ve yazar Ronald Coase’ten ‘Verilere işkence et, her şeyi itiraf edecek.’

YORUM EKLE

banner111

banner34

banner75