Doğu Akdeniz ve Maraş da Ankara’da masadaydı

   KKTC ile Ankara arasında zaman zaman git-gel’ler yaşanır. Kimileri bunlardan çeşitli anlamlar çıkarmaya çalışır,  kimileri işlerine geldiği gibi yorumlar, kimileri de yorumlamaz. Bu tür ziyaret ve görüşmeleri istismar edenler de bulunur.

   Halbuki hemen her dönemde gerçekleştirilen bu tür ziyaretleri doğal karşılamak gerek. Atina ile Lefkoşa arasındaki ziyaretler, KKTC ile Ankara arasındaki ziyaretlerden çok fazla olmasına rağmen, onlar nedense göze batmaz!

   Bu gibi ziyaretlerde gizli kapalı bir şey yoktur. Olsa bile kokusu hemen çıkar. Nitekim Ankara’ya gidenler de, dönüşlerinde beklenen açıklamaları yapmış bulunmaktadırlar. Başbakan Ersin Tatar, hükümet çalışmaları ve cumhurbaşkanlığı seçimleriyle ilgili süreci Türkiye’nin yakından takip ettiğini söyledi, “Demokrasimize karışmak gibi bir niyetleri yok” dedi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay’la görüştükten sonra,   Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’la da görüşen Tatar, görüşmelerde Doğu Akdeniz’deki gelişmeler, Maraş ve pandemi gibi önemli konuların ele alındığını söyledi.

   Başbakan Tatar, “Başbakan Yardımcısı Kudret Özersay da davet edildi, ancak kendisi gelmedi. Ankara’nın, bizim demokrasimize karışma gibi bir niyeti olmadığını gördüm. Hükümetin işlerine de karışmaları tabii ki söz konusu değildir. Onlar da süreci yakından takip ediyor. Yeni hükümet kurma gibi bir düşüncemiz yoktur” şeklinde görüş belirtti.

   Bu arada Ankara’dan dönen DP Genel Başkanı Fikri Ataoğlu, cumhurbaşkanlığı seçimlerinde adaylarının Serdar Denktaş olduğunu yinelerken, yine Ankara davetlilerinden YDP Genel Başkanı Erhan Arıklı da, “Ankara’da bize telkinde bulunulmadı” dedi.

   Bulunulsun ya da bulunulmasın; gerçek olan şu ki, bir çatı aday üzerinde uzlaşma sağlanması ihtimal dahilinde değildir. Bunca aday furyasında sonucu kestirmek zor olmasa da, önümüzdeki günlerin neler getireceği belli değildir. Seçimleri düşünürken, Koronavirüs’ün (Covid-19) etkilerini hesaba katmak gerek. Ya yaygınlaşır ve seçimler bir kez daha ertelenirse?

   Her şeye rağmen, Ankara’da Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay ile yapılan ve Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun da katıldığı toplantıda, 2020 İktisadi ve Mali İşbirliği Anlaşması’nın etkin bir şekilde uygulanması, kaynak akışının devamının sağlanması, hayat pahalılığının nasıl telafi edileceğinin, 2021 yılı bütçe çalışmalarında kaynak ihtiyaçlarının belirlenmesi de dahil, pek çok konu ele alındı.

   Ankara’da ele alınan konular arasında iki önemli daha madde var ki, bunlardan biri Doğu Akdeniz’deki durum, öteki de Maraş’la ilgilidir. Nitekim bu iki konuda, “Kıbrıs Türkünün Doğu Akdeniz’deki meşru hak ve çıkarlarının korunması hususundaki ortak kararlılığın ve iş birliğinin sürdürülmesi, Kapalı Maraş’ın en kısa sürede açılmasına yönelik çalışmaların hızlandırılması hususlarında ortak görüş birliğine varılmıştır” denildi.

   Aslında Maraş’la ilgili çalışmalar tamamlanmak üzere olup, kısa süre içinde bu konuda eski sakinlerinin haklarını da dikkate alarak gerekli girişimlerin yapılması beklenmektedir. Rum Yönetimi ile Yunanistan’ın, Doğu Akdeniz doğalgazından Türkiye ve KKTC’yi dışlama çabaları devam eder ve tüm uyarılara rağmen geri adım atılmazken, Türkiye’nin de Maraş kartını ileri süreceğine kuşku yoktur. Zaten KKTC sınırları içinde bulunan kentin çoktan açılması gerektiği görüşü yaygın bir kanaattir. Hatta bu konuda çok geç kalındığı bile ifade edilmektedir.

   Ankara görüşmelerinde bu konunun da ele alınması ve Doğu Akdeniz’deki gelişmelere dikkat çekilmesi oldukça anlamlıdır. Hele Lübnan’ın başkenti Beyrut’un bir kez daha yıkılmasından sonra, bir zamanlar Beyrut’a alternatif olarak açılan Maraş’ın, dolayısıyla KKTC’nin stratejik önemi şimdi çok daha ön plana çıkmış bulunmaktadır.

                                                                                 ***

Esentepe, Dorbi’ye ağladı

   Hasan Dorbi İzoğlu’nun en verimli çağında yaşama veda etmesi, ailenin yanı sıra, tüm Esentepe halkını üzüntüye sevk etti. Dün Esentepe Camii’nde kılınan öğle namazının ardından gözyaşlarıyla toprağa verildi.

Anne ve babası Zuhal-Osman İzoğlu, kız kardeşi Pervin Çiftçioğlu, eniştesi Cemal Çiftçioğlu, yeğenleri Ramadan, Osman, Hüseyin Pekri, Belgin ve Rahme Çiftçioğlu, acılarının sonsuz olduğunu ifade ederek, ‘Yatığı yer nur, mekânı cennet olsun’ dediler.

   Bu arada Doğu Akdeniz Üniversitesi (DAÜ) Vakıf Yöneticiler Kurulu ve Doğu Akdeniz Üniversitesi Rektörlüğü, Eğitim Fakültesi, Eğitim bilimleri Bölümü öğretim üyelerinden Yrd. Doç. Dr. Ali Hikmet Civelek’e Allah’tan rahmet, yaslı ailesi ile tüm sevenlerine başsağlığı dileklerini iletti.

YORUM EKLE

banner75