Dövizle ilgili endişeli bekleyiş

Geçen hafta, “dövizin yükselişi” açısından korkunçtu…

Dövizdeki artışın gerilemeyeceği, yükselişinin süreceği belliydi, bunu herkes bekliyordu ama Türk Lirası’nın bu kadar hızlı değer kaybedeceği tahmin edilmiyordu.

Geçen hafta başından itibaren ağır ilerleyen artış, perşembe- cuma günü tavan yaptı.

En kötümserler bile sterlinin ağustos ayı sonunda 7 TL olmasını bekliyordu.

Sterlinin 8 TL’ye kasım ayı gibi ulaşabileceğini tahmin edenler vardı ama tahminler çok keskin şaştı…

Tüm beklentiler erkene geldi, o kadar erken ki hepsi de geçen perşembe- cuma gününde toplandı.

Ekonomik göstergeler zaten kötü bir tabloya işaret ediyordu ama kimse bu kadarını beklemiyordu.

Türkiye’nin ABD ile yaşadığı kriz, piyasaları altüst etti.

Aslında krizin tek nedeni bu değil ama nihayetinde son zamanlardaki papaz krizi ve

ABD’nin uyguladığı bazı yaptırımlar dövizi TL karşısında şahlandırdı.

Geçen hafta içinde Türkiye Dışişleri Bakanı’nın diplomatik girişimleri, krizi önlemeye yeterli olmadı.

ABD Başkanı Donald Trump’ın çelik ve alüminyumda Türkiye’ye ek gümrük vergisi uygulanacağı kararı da piyasaya bomba gibi düştü. Bu düşmanca tavır, zaten zor durumda olan TL’yi daha da eritti.

Türkiye’nin açıkladığı yeni ekonomik yaklaşımlar da durumu düzeltemedi.

Yeni ekonomik yaklaşımın açıklanması, olumlu yönde hiçbir etki yapamadı.

Hem Türkiye’de hem de KKTC’de uzmanlar oldukça kötümser, kısa zamanda bir rahatlama beklenmiyor.

Türkiye’de durumlar böyleyken, bu kriz KKTC’yi de vurdu.

KKTC de TL kullandığı için krizden etkilenmemesi mümkün değildi.

Hatta Kıbrıs Türk halkının krizi, Türkiye halkından bile daha sert hissettiğini söyleyebiliriz.

KKTC’de TL kullanılıyor ama hayat dövize endeksli, öyle de tuhaf bir durumumuz var.

Neredeyse tüm alışverişimiz dövize dayalı…

TL kullanıyoruz ama yaptığımız her işlem döviz ile çarpılarak önümüze geliyor.

Borçlanma, ev kiralama, eğitim, ev satın alma, araç satın alma, üretim girdileri, yedek parçalar, aklınıza gelebilecek birçok şey döviz çarpı TL olarak karşımıza çıkıyor.

Böyle bir ortamda TL’nin değer kaybı, hayatı altüst ediyor.

İlk defamız değil zaten, defalarca benzeri şeyler oldu ama bu seferki çok sert, üstesinden gelinebilecek gibi değil.

“Sakın ola, sterlin 7 TL olmasın” derken, bir de baktık ki cuma günü 8 TL’yi de aştı.

Cumartesi- pazar piyasalar kapalıydı, şimdi herkes bugünü bekliyor.

Sancılı bir bekleyiş var, bugün döviz duraklar mı yoksa hafta başında keskin bir çıkış yapar mı diye…

Önce Türkiye’de ciddi tedbirler alınması gerekiyor, ardından da ülkemizde.

Hükümet, imkanları zorlayarak bazı tedbirler almalıdır.

İş merkezleriyle, eğitim kurumlarıyla, bankalarla ve daha birçok kurumla oturup durum değerlendirilmeli, herkese kolaylık sağlanmalı.

Bazı kurumlarımızın kuru sabitlemesini takdir ediyoruz, bu gibi adımların artması gerekiyor.

Dövizin yükselmesini kimse fırsata dönüştürmemelidir.

Bugün ve sonrasında, tabiatıyla dövizin ne olacağı merak ediliyor ama olumlu gelişmeler yakın olmadığına göre ciddi tedbir şarttır.

Mademki bu krizin uzun süreceği öngörüsü var, bu gibi tedbirler için fazla beklenmemeli, hemen harekete geçilmelidir.

 

YORUM EKLE