Dünya petrol savaşı ve ülkemizde beklenen akaryakıt indirimi konusu

Hafta başında Suudi Arabistan ve Rusya arasında petrol üretimini kısma konusunda yaşanan anlaşmazlık neticesinde tabiri caizse petrol savaşı çıktı. Petrolün varil fiyatının yaklaşık yüzde 30 düşerek, 30 dolar düzeylerine gerilemesi dünya piyasalarında şok etkisi yarattı. Bu düzey, en son 2016 yılında görülmüştü.

Petroldeki savaş, Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü’nün (OPEC) petrol piyasasını dengede tutmak için üretimi kısma önerisini Rusya’nın reddetmesi, Suudi Arabistan’ın ise Rusya’yı anlaşmaya zorlamak için, hem fiyatları indirmesi hem de petrol üretimini radikal bir şekilde artırma ile tehdit etmesiyle kriz büyüdü. Rusya da buna karşılık verip, petrol üretimini artırınca, üretim fazlası oluştu ve fiyatlar radikal bir şekilde düştü.

Bazı uzmanlara göre, Suudi Arabistan, petrol üreticisi olan Rusya ve İran ekonomilerine zarar vermek için, fiyatları düşürerek bunu özellikle yapıyor. Ama, neticede kendisi de olumsuz etkilenecek. Bu yüzden, bu durumu çok fazla sürdürmesi beklenmiyor. Bu durumdan en olumsuz etkilenecek olanlar da ekonomisi büyük ölçüde petrol gelirine bağlı olan ülkeler olacaktır. Gelirleri büyük oranda düşecektir.

Özellikle, Çin gibi petrol alıcısı (ithalatçısı) ülkelerde ve salgının ekonomilerini olumsuz etkilediği, birçok ülkede zaten koronavirüs nedeniyle üretim ve ekonomik büyümede görülen yüksek düşüşler petrole talebi azaltırken, birde bunun üzerine petrol üretimini artırmak, petrol fiyatlarını aşırı düşürebiliyor.

Öte yandan, petroldeki bu fiyat düşüşü, akaryakıt ve doğal gaz fiyatlarını da aşağıya çekeceği için, Türkiye ve KKTC ekonomilerinin maliyetlerini de azaltacaktır. Analistlere göre, petrol fiyatlarındaki yaklaşık 20 dolarlık düşüş, Türkiye’nin enerji ithalatında 12 milyar USD tutarında tasarruf sağlayacağını, enflasyonu ise 0.5- 1 puan arasında aşağıya çekeceğini tahmin ediliyor. KKTC için de, enerji maliyetlerinde gerileme beklenmektedir.

Bu gelişmelere paralel olarak da, geçtiğimiz gün Türkiye’de benzin fiyatlarında 60 kuruş, motorinde de 56 kuruş indirim yapıldı. Benzer indirimlerin ülkemizde de yapılması beklenmektedir. Bu indirimlerin bizde de yapılması gerektiğine dair bilgileri aşağıda sizlerle paylaşmaya çalışacağım.

Ülkemizdeki Akaryakıt Fiyatlandırma Tüzüğü’ne göre, yakıt fiyatlarının borsada belirlendiği 15 gün boyunca akaryakıt verileri güncellenerek basit ortalamaya göre, akaryakıt fiyatları ya artırılır ya da düşürülür. Öte yandan, artış veya indirim yapılması gereken periyotlarda devlet pompa fiyatlarını değiştirmeden Fiyat İstikrar Fonu gelirinde (miktarında) artış veya azaltma yapabilir. Geçmiş hükümet döneminde, akaryakıtta indirim gereken periyotlarda indirim miktarının bir kısmını Fiyat İstikrar Fonu’na, diğer kısmını da pompa fiyatına yansıtma şeklinde uygulama yapılıyordu.

Mevcut hükümet döneminde ise, bugüne kadar yapılan akaryakıt indirimi 5 kuruş olarak 2019’un Ağustos ayında gerçekleşti. Bu zamandan sonra, petrol fiyatlarında düşüş olmasına rağmen, yakıt fiyatlarının pompa fiyatlarında indirim gerçekleştirmedi. Yapılması gereken indirim miktarı FİF’e gelir olarak aktarıldı. Böyle yapılmasının temel amacı, kamu maliyesinin gelirlerini artırarak, bütçe açıklarının azaltılması içindir.

Gelinen noktada, petrol fiyatlarında olağanüstü bir gerileme gerçekleşmiş durumdadır. TL bazında litre akaryakıt fiyatları 2019 yılındaki fiyatların oldukça altındadır. Bu bağlamda, aradaki bu fiyat farkı tüketicilere satılan akaryakıt fiyatlarında Türkiye’de yapıldığı gibi önemli oranda indirim gerektirmektedir.

Önümüzdeki dönemde, eğer dolar kurunda aşırı bir yükseliş gerçekleşirse fiyat konusu o zaman yine değerlendirilir ve gereken ne ise o zaman yapılır. Ama şu andaki konjonktür akaryakıt da indirimi gerektirmektedir.

Fakat, ülke ekonomisindeki daralma, bütçedeki sıkıntı ve açık, Türkiye’den yeterli kaynak gelmemesi ayrıca, virüs tehditinin zirve yaptığı bu koşullarda, hükümet muhtemelen petrol fiyatlarındaki bu yüksek düşüşü, Türkiye’deki gibi yüksek bir indirim yapmak yerine, ya çok daha az bir akaryakıt indirimi yaparak tüketiciye yansıtacak, geri kalan büyük farkı da Fiyat İstikrar Fonu gelirlerine artış olarak aktaracaktır. Ya da, akaryakıtın tüketiciye satışında hiçbir indirim yapmadan oluşan miktarın tümünü FİF gelirlerine aktaracaktır. Tahminim, 2. şıkkın tercih edileceğidir.

Zira, bütçe sıkıntıları bunu gerektirmektedir. Virüsün yarattığı olumsuz ekonomik koşullar ve etkilerinin yaşandığı bu dönemde devletin oluşan her gelir artışına fazlasıyla ihtiyacı vardır ve gerçekleşen bu petrol fiyatları düşüşü de bu dönemde bir nimettir. Umarım değeri bilinir.

YORUM EKLE

banner111

banner34

banner75

banner88

banner110

banner104