banner6

Biden-Şi Cinping görüşmesine bu sözler damga vurdu: Ateşle oynayan kendini yakar

banner37

Biden-Şi Cinping görüşmesine bu sözler damga vurdu: Ateşle oynayan kendini yakar
banner151 banner143

ABD Başkanı Joe Biden ile Çin Devlet Başkanı Şi Cinping arasında 2 saat 17 dakika süren bir telefon görüşmesi gerçekleştirildi.Beyaz Saray, görüşmeye ilişkin yazılı bir açıklama yayımladı.
Söz konusu görüşmenin, ABD ile Çin arasındaki iletişimin sürdürülmesi ve derinleştirilmesi kapsamında gerçekleştiğine işaret edilen açıklamada, iki liderin, en son 18 Mart'ta bir telefon görüşmesi yaptığı anımsatıldı.Görüşmede ikili, bölgesel ve küresel konuların ele alındığına işaret edilen açıklamada, Biden ve Şi'nin, özellikle iklim değişikliğiyle mücadele ve sağlık güvenliği konusundaki meselelerin takibi konusunda ekiplerini görevlendirdiği aktarıldı.
Açıklamada, "Başkan Biden, Tayvan konusunda ABD'nin politikasının değişmediğini vurguladı. Ayrıca ABD'nin, Tayvan Boğazı'nda statükonun tek taraflı değiştirilmesi ya da buradaki barış ve istikrarın baltalanmasına yönelik çabalara şiddetle karşı olduğunun altını çizdi." ifadelerine yer verildi.

"ATEŞLE OYNAYAN KENDİNİ YAKAR"

Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, ABD'li mevkidaşı Joe Biden ile telefon görüşmesinde, Tayvan konusunda yabancı müdahalesinin kabul edilemeyeceği mesajını verdi.Ulusal basında yer alan haberlere göre, Şi, Çin'in, Tayvan bağımsızlığına yönelik hareketlere ve her ne şekilde olursa olsun her türlü dış müdahaleye karşı çıkacağını belirtti.

Şi, "Çin hükümeti ve halkının Tayvan konusundaki tavrı tutarlıdır; ulusal egemenliği ve toprak bütünlüğünü korumak, 1,4 milyardan fazla Çinlinin ortak iradesidir. Halkın iradesi çiğnenemez. Ateşle oynayan kendisini yakar." dedi.

Çin Devlet Başkanı, ABD'ye "tek Çin" ilkesine ve ABD-Çin diplomatik ilişkilerinin temelini oluşturan Üç Ortak Bildiri'deki taahhütlerine, hem sözde hem de eylemde bağlı kalma çağrısında bulundu.

Çin-ABD ilişkilerini "stratejik rekabet" kavramıyla tanımlamanın ve Çin'i "en büyük rakip" ve "uzun vadeli en büyük tehdit" olarak yorumlamanın, Çin-ABD ilişkilerini yanlış anlamak ve Çin'in kalkınmasını yanlış okumak anlamına geleceğini vurgulayan Şi, "Değişim ve düzensizlikle karşı karşıya olan dünyada, uluslararası toplum ve dünya halkları Çin ve ABD'den, dünya barışını ve istikrarını korumayı, küresel kalkınmayı ve refahı teşvik etmesini bekliyor. Çin ve ABD'nin iki büyük güç olarak sorumluluğu bu olmalı." ifadelerini kullandı.

Çin ve ABD'nin; makro ekonomi politikalarının eş güdümü, küresel sanayi ve tedarik zincirlerinin istikrarının sağlanması ve küresel enerji ile gıda güvenliğinin korunması gibi önemli konularda iletişimi sürdürmesi gerektiğine dikkati çeken Şi, "Tedarik zincirlerini kesmek ve ekonomik bağları koparmak gibi ekonominin yasalarına aykırı hareketler, ABD ekonomisini güçlendirmeyeceği gibi dünya ekonomisini daha kırılgan hale getirecektir." değerlendirmesinde bulundu.

Güncelleme Tarihi: 29 Temmuz 2022, 12:36
YORUM EKLE
banner140
SIRADAKİ HABER

banner111

banner34

banner75

banner88

banner110

banner104