'Kıbrıs'ta sıfır asker sıfır garanti rüyasındakiler uyanın,vazgeçin'

banner37

Türkiye Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Kıbrıs müzakereleri konusunda, "Sıfır garanti, sıfır asker rüyasında olanlara hatırlatıyorum; o rüyadan, hayalden uyansınlar, vazgeçsinler, öyle bir şey hiçbir zaman olmayacaktır." dedi.

'Kıbrıs'ta sıfır asker sıfır garanti rüyasındakiler uyanın,vazgeçin'

Çavuşoğlu, TBMM Genel Kurulunda, Dışişleri Bakanlığının 2019 yılı bütçesine ilişkin hükümet adına yaptığı konuşmada, Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı cinayetinin aydınlatılması için yürütülen sürecin tüm dünya tarafından takdirle izlendiğini söyledi.
Amaçlarının takdir toplamak değil olayın tüm yönleriyle aydınlatılmasını sağlamak olduğunu vurgulayan Çavuşoğlu, cinayetle ilgili uluslararası soruşturma dahil ne gerekiyorsa yapılacağını kaydetti.
Türkiye'nin, ABD'nin aldığı kararlara, İsrail'in pervasızca saldırılarına rağmen Filistin ve Kudüs davalarına da sahip çıktığını ve bu tutumu sürdürmeye devam edeceklerini anlatan Çavuşoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Haksızlığa karşı herkes sussa da susmayan bir Türkiye vardır. Bundan sonraki süreçte de kardeşlerimizi yalnız bırakmayacağız. Bu konuda iki defa İslam İşbirliği Teşkilatı Olağanüstü Zirvesi düzenledik. Her ikisinin arkasından da bundan memnun olmayanları gördük. Siz memnun olmayın, çatlayın. Biz Filistinli kardeşlerimizi yalnız bırakmayacağız. Bundan sonra da iki devletli çözüm oluncaya kadar bu çabamızı sürdüreceğiz, Kudüs ve Filistin davasını hiçbir zaman yalnız bırakmayacağız."

KIBRIS MÜZAKERELERİ

Bakan Çavuşoğlu, Türkiye'nin milli davalarından birinin de Kıbrıs olduğunu, adil ve kalıcı bir çözüm için samimi çabalara ihtiyaç duyulduğunu anlattı.
Türkiye'nin samimi çabalarına Rum tarafının yanaşmadığını dile getiren Çavuşoğlu, "Artık laf olsun diye bir müzakereye başlamamız söz konusu değildir. Neyi, ne için müzakere edeceğiz, parametreleri ne, çerçevesi ne, bunları belirleyeceğiz. Sıfır garanti, sıfır asker rüyasında olanlara tekrar hatırlatıyorum; o rüyadan, hayalden uyansınlar, vazgeçsinler, öyle bir şey hiçbir zaman olmayacaktır." ifadelerini kullandı.
Çavuşoğlu, Kıbrıs etrafındaki hidrokarbon araştırmaları konusunda da Türkiye'nin tavrının net olduğunu vurguladı.
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin (KKTC) davet ettiği alanlarda ve daha önce Birleşmiş Milletler'de (BM) kayda geçirilen münhasır ekonomik bölgelerde kazılara başlanacağını dile getiren Çavuşoğlu, "Artık bizim de sondaj gemilerimiz var. Sadece sismik araştırma değil, gemilerimizle ve kahraman askerlerimizle oralarda gerekli tedbirleri alıyoruz, almaya devam edeceğiz." diye konuştu. 

 "VİZE SERBESTİSİ VATANDAŞLARIMIZIN HAKKIDIR"

Mevlüt Çavuşoğlu, Türkiye'nin yıllardır Avrupa Birliği (AB) üyeliğini konuştuğunu, AB'nin hala Türkiye için stratejik bir hedef olduğunu anımsattı.
AB'ye katılımla ilgili reformların yeniden Türkiye'nin gündemine getirildiğini belirten Çavuşoğlu, şunları kaydetti:
"Ülkeyi 17 yıldır dönüştüren, reforma tabi tutan, tüm dünyanın 'sessiz devrimler' diye nitelendirdiği reformları yapan, Recep Tayyip Erdoğan ve onun kadrolarıdır. Reform Eylem Grubu ile reform eylem stratejisini belirliyoruz. Bunlar devam ederken, bu zorluklar varken Avrupa Birliği ile birlikte atacağımız adımlar var. Vize serbestisini elde etmemiz lazım. Bu, bizim milletimizin, vatandaşımızın hakkıdır. Göç konusunda AB'den kaynaklanan aksamaları gündeme getiriyoruz. Zorluklar var ama bu iş birliğinin önümüzdeki süreçte de devam edeceğini söylemek isterim.
Gümrük Birliğinin bir an önce güncellenmesi gerektiği söylendi, buna biz de katılıyoruz. AB ile beraber çaba sarf ediyoruz çünkü bu, her iki tarafın da yararınadır. Hatta AB üyesi ülkelerin çoğu Türkiye'den daha fazla bu güncellemeden yararlanacaktık, faydalanacaktır. Siyasi duygularla bu süreci engellemenin Avrupa Birliğine de bir faydası yok."
Çavuşoğlu, AB'nin IPA fonlarından kesinti yaptığını, bunun esasen Türkiye'nin ekonomisini zayıflatmayacağını ancak AB'nin itibarını küçülteceğini kendilerine aktardıklarını söyledi.
Böyle küçük düşüncelerden vazgeçilmesini istediklerini de belirten Çavuşoğlu, güvenlik dahil birçok alanda iş birliğinin sürdürülmesinin her iki taraf yararına olacağını dile getirdi. 

Yurt dışında yaşayan 6 milyondan fazla Türk vatandaşının bulunduğuna işaret eden Çavuşoğlu, bu vatandaşlara sahip çıkmanın Türk dış politikasının önceliklerinden olduğuna dikkati çekti. Bakan Çavuşoğlu, şöyle devam etti:
"Vatandaşlarımıza daha iyi, daha hızlı, daha kaliteli ve yerinde hizmet vermek için gece gündüz çalışıyoruz. Sadece çağrı merkezlerimizle değil tüm misyonlarımızla bunu yapıyoruz. Aile müşavirliklerimizle beraber artık yurt dışında yaşayan vatandaşlarımızın da yanında oluyoruz, onlara hizmetin en iyisini vermek için gece gündüz çalışacağız.
Avusturya'da çifte vatandaşlığa engel bir kanun var ve bazı vatandaşlarımızı vatandaşlıktan çıkardılar ama bugün Avusturya Anayasa Mahkemesi bu kararı iptal etti ve Avusturya hükümetinin haksız uygulaması da hukuktan dönmüş oldu. Bundan büyük bir mutluluk duyuyoruz."

"DÜNYADA MARKA OLDUK"

Çavuşoğlu, yurt dışına giden iş adamlarını, yatırımcılarının işlerini takip etmenin, görevleri olduğunu, devleti, bayrağının dalgalandığı her yerde, herkese hissettirmek için yoğun bir şekilde çalıştıklarını anlattı.
Soydaşları, akraba topluluklarını yalnız bırakamayacaklarını belirten Çavuşoğlu, "Çünkü onlar 100 yıl, güçlü bir Türkiye tekrar gelecek diye beklediler, tekrar onları sukutuhayale uğratamayız. Ve ecdadımızın emaneti miraslara sahip çıkmak da bizim en önemli görevlerimizden bir tanesidir. Ama sadece bu yardımlarımızı soydaşlarımıza, akraba topluluklarımıza ulaştırırsak olmaz. Dünyadaki mazlumların umudu olan bir Türkiye'yiz. Dünyanın her yerinde Rohingya Müslümanları, Somaliler, Karayipler olsun, nerede olursa olsun tüm mazlumlara, Gazze'deki mazlumlara sahip çıkmaya devam edeceğiz." değerlendirmesinde bulundu.
Çavuşoğlu, Türkiye'nin bugün sadece Dışişleri Bakanlığı ile değil, Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA), Yunus Emre Türk Kültür Merkezi, Türk Kızılayı, Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD), Maarif Vakfı, Türk Hava Yolları (THY) ile dünyada marka olduğunu ifade etti.

"O HAİNLERİ ÜLKEMİZE GETİRMEK İÇİN ÇABA SARF EDECEĞİZ"

Sert gücün önemli ancak yumuşak gücün kalıcı olduğunu, ülkenin itibarını artırdığını kaydeden Çavuşoğlu, tüm kurumlarıyla dünyanın her yerinde Türkiye'nin imajını yükseltmek için çaba harcadıklarını vurguladı.
Öte yandan yeri geldiğinde diplomasiyi, yeri geldiğinde sert gücü kullanmaları gerektiğini dile getiren Çavuşoğlu, "Neye karşı? Terörle mücadelede teröristlere karşı. İçeride nasıl mücadeleyi kararlılıkla sürdürüyorsak dışarıda da FETÖ, PKK, YPG ve diğer terör örgütlerinin yapılanmaları dahil, onların Türkiye'ye getirilmesi dahil, her türlü mücadeleyi arkadaşlarımızla sürdürüyoruz. Göreve yeni başlayacak arkadaşlarımıza da şunu söylüyoruz: Sakın ha 'FETÖ'yle mücadele bitti' dersek aldanırız, milletimize de sözümüz var, onlarla sonuna kadar mücadelemizi sürdüreceğiz ve önümüzdeki süreçte de onların faaliyetlerinin sonlandırılması için, o hainleri ülkemize getirmek için çaba sarf edeceğiz." diye konuştu.
Çavuşoğlu, Suriyelilerin ne zaman geri döneceğine yönelik soru geldiğini, bunun haklı bir soru olabileceğini belirterek, "Bu insanlar nereden geldiğini unutmadan, özellikle Fırat Kalkanı, Afrin bölgesine 300 binden fazla Suriyeli, gönüllü şekilde döndü. Bunlara biraz daha uluslararası toplumla beraber yardım edersek, daha fazla dönecek. Demek ki dönme arzusu var. İdlib Muhtırasından sonra bile orası çok kalabalık olmasına rağmen orada çok sayıda terörist, yabancı terörist savaşçı olmasına rağmen oraya bile dönmeye başladılar. Çünkü orada Türkiye var. Türkiye'nin olduğu yerde huzur buluyorlar." ifadelerine yer verdi.
Türk dış politikasının Kürt düşmanlığı üzerine kurulu olduğu eleştirilerine yanıt veren Çavuşoğlu, bunun kesinlikle doğru olmadığını söyledi. Çavuşoğlu, içeride ve dışarıdaki, Suriye ve Irak'taki Kürt kardeşleriyle sorun yaşamadıklarına değinerek, hiçbir zaman içeride de dışarıda da Kürt düşmanlığı yapmadıklarını ancak YPG ve PKK ile sonuna kadar mücadelelerini devam ettireceklerini anlattı.
Bağdat'ta Kürtlerin, Kürt kardeşlerinin anayasal hakları için var olduklarını söylediklerini hatırlatan Çavuşoğlu, "Ama Erbil'e gittik, 'Sayın Barzani, bu referandumu yaparsan defaktoda kullandığın haklar gidecek, masaya oturamayacaksın, Kürtleri böleceksin, Kürtler acı çekecek.' Şimdi bunları söyleyen mi haksız, buna rağmen başkalarının dolduruşuna gelip de referandumu yapıp da tüm hakları elden giden mi hata yaptı? Buradaki ayrımı çok iyi bir şekilde yapmamız lazım." ifadelerini kullandı.

Çavuşoğlu, Süryanilerin Türkiye'de zulme uğradığı eleştirilerine de yanıt vererek, Süryanilere tüm haklarını verdiklerini, tüm dünyadaki Süryanilerle çok iyi temas halinde olduklarını belirtti. Bakan Çavuşoğlu, Dünya Süryaniler Kongresi, Aramiler Kongresi Başkanı'nın kendisini ziyaret ettiğini, "Fırat'ın doğusunda Süryanileri PKK, YPG sürgüne gönderiyor, okullarını kapatıyor, zorla bizim çocuklarımızı bünyesine katıyor." dediğini aktararak, "Bunu niye söylemiyorsunuz? Çünkü söyleyemezsiniz; PKK, YPG size müsaade etmez." değerlendirmesini yaptı.
Ayrıca Çavuşoğlu, iki gün önce Ezidi aktivist Nadia Murad ile görüştüğünü ifade ederek, Murad'ın, "Lütfen askerlerinize söyleyin, burayı bombalamasınlar. Çünkü DEAŞ gitti, YPG, PKK geldi. Bölgemize kurtarıcı gibi geldiler ama şimdi bizim çocuklarımızı zorla alıyorlar. Siz bombaladığınız zaman onlar saklanıyor, ön tarafa Ezidileri sürüyorlar, onlar ölüyor." dediğini aktardı. Kendisinin, neden seslerini çıkarmadığını sorduğunu belirten Çavuşoğlu, Nadia Murad'ın, "Bir kızımızı zorla bünyesine kattılar, kız kaçtı; geldiler, tekrar zorla götürecekti, halkımız isyan edince götüremedi." dediğini belirtti. Çavuşoğlu, "PKK yapıyor bunu. Bunu duyunca Türkiye'deki Kürt kardeşlerimize PKK'nın yaptıkları aklıma geldi. Şimdi, bu gerçekleri söyleyince rahatsız oluyorsunuz ama bunlar gerçek. Siz söyleyemediğiniz için ben söylüyorum sizin adınıza." dedi.
Suriye'de bir leş kargası varsa onun da YPG/PKK olduğunu vurgulayan Çavuşoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Çünkü muhalefet dahil hiç kimse Suriye'yi bölmek için çalışmıyor ama PKK/YPG, Türkiye'yi bölmek için orada. Siz diyorsunuz ki 'Kürtleri boşaltıyorlar, başkasını yerleştiriyorlar.' Tam tersi, yüzde 90 Arap olan yerleri şimdi PKK kontrol ediyor ve onların mallarını bile elinden almıştır, malları bile alınmıştır. Afrin'de yine Süryani çocuklarını Türk askerinin karşısına sürmüştür. Bunları bizim söylememiz gerekiyor."

"TÜRKİYE'YE DERS VERME HAKKI YOKTUR"

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (AİHM), önce "Selahattin Demirtaş'ın tutuklanması doğrudur, makul şüpheyle tutuklanmıştır." sonra ise "Siyasi gerekçeyle tutuklanmıştır." dediğini belirten Çavuşoğlu, mahkemenin, kendi kararlarıyla böyle çelişmemesi gerektiğine dikkati çekti. Çavuşoğlu, kararın henüz kesin olmadığına işaret ederek, Türkiye'nin 3 ay içinde bu kararı büyük mahkemeye götürme hakkının bulunduğunu anımsattı.
Bakan Çavuşoğlu, "Bize Avrupalıların, Batılıların, AİHM kararlarının uygulanmasıyla ilgili ders vermeye hakkı yoktur. 15 yıldır Yunanistan, Batı Trakya Türkleriyle ilgili İnsan Hakları Mahkemesinin 3 kararını uygulamamıştır. Almanya dahil birçok Avrupa ülkesi henüz AİHM'in kararını uygulamamışken Türkiye'ye ders verme hakları yoktur, böyle bir ikiyüzlülüğe, böyle bir çifte standarda da biz izin vermeyiz. Zaten Adalet Bakanlığımız itirazla ilgili gerekli çalışmaları şu anda sürdürüyor." diye konuştu.

Güncelleme Tarihi: 18 Aralık 2018, 11:13
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER